Açıköğretim İlahiyat Arapça 1. Dönem DersleriAöf İlahiyatNahiv

Mübteda Haber- İsim Cümlesi – Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri

19.637 kez okundu

 

 

Mübtedâ ve Haberin Uyumu ve İrâbı

 

Mübtedanın haberi müfred (cümle olmayan yapıda) olarak geldiği zaman iki yapıda gelebilir:

 

A. Müfred haber, câmid (hiçbir kelimeden türetilmemiş, doğrudan bir varlığa ad olarak konulmuş) isim olur. Haber câmid olduğu zaman mübtedaya müzekkerlik-müenneslik ve müfred-tesniye-cemi olma yönünden
uyması şart değildir. Camid haber merfû‘dur. (Âlimler milletin ışığıdır.) . العُلَماءُ سِرَاجُ الأُمَّةِ (Bu taştır) . هذا حَجَرٌ (Fırat nehirdir.) . الفُرَاتُ نَهْرٌ (Dünya yuvarlaktır) . الأرْضُ كُرَةٌ Bu örneklerde ( الفُراتُ، كُرَةُ، سِرَاجُ، حَجَرُ ) kelimeleri cümlede haber konumundadırlar, mübteda ile müzekkerlik ve müenneslik ve müfredtesniyecemi (tekil-ikil-çoğul) olma yönünden uyumlu olmaları gerekmemektedir, çünkü fiilden türememiş câmid isimlerdendirler.

 

B. Müfred haber müştak (fiilden türemiş) olur. İsm-i fâil, ism-i mef‘ûl, sıfat-ı müşebbehe gibi fiilden türemiş vasıf içerikli kelimeler haber oldukları zaman mübtedaya müzekkerlik-müenneslik (keyfiyet) ve tekil-ikil-çoğul (müfred-tesniye-cemi; kemiyet) bakımından uyarlar. Bu uyum şu şekilde gerçekleşir:

 

1. Mübteda müfred müzekker (tekil eril) olunca haberi de müfred müzekker olarak gelir. Her ikisinin irabı zamme ile merfû‘‘ olur.
(O öğrencidir.). هُوَ طَالِب
(Nehrin suyu azdır.). ماءُ النّهْرِ قَليلٌ
(İlim yararlıdır.) . العِلمُ نافِعٌ

 

Birinci örnekte ( هُو ) kelimesi müfred müzekker gaib (üçüncü tekil) zamiridir, mübtedadır, ancak zamir olduğu için harekesi değişmeyen mebnî kelimedir, mahallen merfû olmuştur. ( طالبٌ ) kelimesi haberdir, müfred müzekker isimdir, fiilden türemiş isim olduğu için mübteda ile müzekker olma ve müfred olma yönünden uyumludurlar. Haber zamme ile merfûdur. İkinci örnekte ( ماءُ ) kelimesi mübteda, ( قلِيلٌ ) kelimesi haberdir; üçüncü örnekte العلمُ) ) kelimesi mübteda, ( نافِعٌ ) haberdir, her iki örnekte mübteda-haber uyumu birinci örnekte olduğu gibidir.

 

2. Mübteda müfred müennes (tekil dişil) olursa haber de müfred müennesolarak gelir. Her ikisinin irabı zamme ile merfû‘ olur:

 

(Ben (kız) öğrenciyim.) . أناَ طالِبَةٌ
(Otomobil hızlıdır.) . السَّيّارَةُ سَرِيعَةٌ
(Ağaç yeşildir.) . الشَّجَرَةُ خَضْراءُ

 

Birinci örnekte ( أنا ) kelimesi mübtedadır, müfred müennes mütekellim (birinci tekil) şahıs zamiridir, mahallen merfûdur, ( طالِبةٌ ) haberdir, türemiş isimdir, mübteda ile haber arasında müfred müennes (tekil dişil) olma yönünden uyum vardır. İkinci ve üçüncü örnekte ( الشجرةُ،السيارة ) kelimeleri mübteda ( خضراء، سريعة ) kelimeleri haberdir, mübteda ve haber arasında uyum vardır, her iki örnekte mübteda-haber zamme ile merfû olmuşlardır.

 

3. Mübteda tesniye müzekker (ikil eril) olursa haber tesniye müzekker olarak gelir. Tesniyenin merfû‘ oluşu elif ( ا) ile olduğu için mübteda ve haberin her ikisi elif ile merfû‘ olurlar:
(İkisi çalışkan mühendistirler.) . هُما مُهَنْدِساَنِ نَشِيطَان
(İki çiftçi mutludurlar.) الفَلَّاحَانِ مَسْرُورانِ
(Ahmet ve Ali doktordur.) . أحمَْدُ وعَلِيٌ طَبِيبَانِ

 

Bu üç örnekte ( أحمدُ وعلي، الفلاحان، هما ) isimleri mübtedadırlar, haberleri olan طبيبان، نَشيطان، مهندسان) ) kelimeleri haberdirler, mübteda ile tesniye müzekker (ikil eril) olma yönünden uyumludurlar, tesniye oldukları için mübteda vehaber elif ( ا) ile merfû olmuşlardır. ( أحمدُ وعليٌ ) iki ayrı isim oldukları için zamme ile merfû olmuşlardır.

 

4. Mübteda tesniye müennes (ikil dişil) olursa haber de tesniye müennes olarak gelir. Mübteda ve haberin her ikisi tesniye oldukları için elif ( ا) ile merfû‘ olurlar:

 

(İki bayan çiftçi çalışkandır.) . الفَلّاحَتان نَشِيطَتانِ
(İki Müslüman bayan samimidirler.). المسُْلِمَتَانِ مُخْلِصَتَانِ
(Ayşe ve Zeynep çarşıya gidiyorlar.) . عَائِشَةُ وزَيْنَبُ ذَاهِبَتَانِ إلى السُّوقِ
Bu üç örnekte ( عائشةُ وزينبُ، المسلمتان، الفلاحتان ) kelimeleri tesniye müennes (ikil dişil) mübteda, ( ذهبتان، مخلصتان، نشيطتان ) kelimeleri haberdirler, mübteda ve haber arasında tesniye müennes olma yönünden uyum vardır, mübteda ve haberler elif ( ا) ile merfû olmuşlardır ancak عائشةُ وزينبُ kelimeleri ayrı isim oldukları için zamme ile merfû olmuşlardır.

 

5. Mübteda cem-i müzekker sâlim (kurallı eril çoğul) olursa haber de cem-i müzekker sâlim olarak gelir. Her ikisi de ( و) ile merfû‘ olurlar:
(Memurlar meşguldürler.) . الموَُظّفُونَ مَشْغُولُونَ
(Oyuncular maça hazırdırlar.) . اللاعِبُون مُسْتَعِدُّون لِلمُباراةِ
(Yolcular yolculuğa hazırdırlar.). المسَُافِرُونَ مُسْتَعِدُّونَ لِلسَّفَرِ

 

Bu örneklerde ( المسُافرون، اللاعبون، الموظفون ) kelimeleri mübteda, ، (مشغولون مستعدون، مستعدون) kelimeleri haberdirler, mübteda ve haberler cem-i müzekker sâlim (kurallı çoğul eril) olarak birbirleriyle uyumludurlar ve vav ( و) harfi ile merfû olmuşlardır.

 

6. Mübteda akıllı varlıkların cem-i müennes sâlimi (kurallı dişil çoğul) olursa haber de cem-i müennes sâlim olarak gelir. Mübteda ve haberin her ikisi zamme ile merfû‘ olurlar:
(Bayan doktorlar yeteneklidirler.) . الطَّبِيبَاتُ مَاهِرَاتٌ
(Anneler merhametlidirler.). الأمَّهاتُ رَحِيماتٌ
(Bayan yolcular yolculuğa hazırdırlar.). المسَُافِرَاتُ مُسْتَعِدَّاتٌ لِلسَّفَرِ
Bu üç örnekte ( المسافراتُ، الأمهاتُ، الطبيباتُ ) kelimeleri mübteda, ، (ماهراتٌ مستعداتٌ ، رحيماتٌ) kelimeleri ise haberdir, mübteda ve haber konumundaki tüm kelimeler cem-i müennes sâlim (kurallı dişil çoğul) olup zamme ile merfû olmuşlardır.

 

7. Arapçada akılsız çoğullar cümle kuruluşunda tekil dişil (müfred müennes) hükmünde değerlendirilir. Mübteda akıllı olmayan varlıkların cemi teksiri (kuralsız/kırık çoğulu) olursa haber tekil dişil (müfred müennes)
yapısında gelir. Aynı şekilde haber akılsız kırık çoğul olduğu zaman mübteda tekil dişil şeklinde olur. Her iki durumda mübteda ve haberin irabı zamme ile olur.

 

(Otomobiller yenidir.) . السَيّاراتُ جَدِيدَةٌ
(Bunlar bugünün gazeteleridir.) . هَذِهِ جَرَائِدُ الْيَوْمِ
(Kütüphaneler kız öğrencilerle doludur.). المكَْتَبَاتُ مُمْتَلِئَةٌ بِالطّالِباتِ

 

Bu örneklerde yer alan ( السياراتُ، المكتباتُ ) kelimeleri mübteda olup akılsız varlıkların cem-i müennesidirler, tekil müennes gibi değerlendirilmektedirler, zamme ile merfûdurlar. ( هذه ) kelimesi ism-i işaret olup müfred müennes yapısındadır, mahallen merfûdur, haberi akılsız varlıkların cem-i müennes salimi olarak geldiği için onunla uyumlu olmuştur. ( (جديدةٌ، جرائدُ، ممتلئة kelimeleri haberdir, ( جديدةٌ، ممتلئة ) kelimeleri müfred müennes, ( جرائدُ ) kelimesi ise cem-i teksir (kırık çoğul)dur. Her üç kelime de zamme ile merfûdur.

 

8. Mübteda akıllı varlıkların cem-i teksiri (kuralsız/kırık çoğulu) olursa haber cem-i müzekker sâlim olarak veya kırık çoğul (cem-i teksir) olarak gelir. Mübteda akıllı kırık çoğul olunca zamme ile merfû‘ olur, haber ise cem-i müzekker sâlim olduğu için ( و) ile merfû‘ olur:

 

(Erkekler uyuyorlar.) . الرّجالُ نَائِمُونَ
(Askerler vatanı savunuyorlar.). الجُنُودُ مُدَافِعُون عَنْ الوَطَنِ
(Peygamberler şereflidirler.). الأنْبِياءُ شُرَفَاءُ

 

Bu örneklerde ( الأنبياء،الجنود، الرجالُ ) kelimeleri mübtedadır, akıllı varlıkların cem-i teksiri (kuralsız çoğul) olup zamme ile merfû olmuşlardır. Bunların haberleri ( نائمون، مدافعون ) kelimeleri olup cem-i müzekker sâlimdirler ve vav ( (و ile merfû olmuşlardır, üçüncü örneğin haberi ( شرفاء ) kelimesi cem-i teksir olarak gelmiş, zamme ile merfû olmuştur.

 

9. Mübtedanın haberi, cer harfi-mecrûr isim (câr-mecrûr) şeklinde veya zarf olarak gelirse aralarında müzekkerlik müenneslik (keyfiyet) ve tekil, ikil,çoğul (kemiyet) yönünden uyum aranmaz. Câr-mecrûr veya zarf şeklinde gelen haber mahallen merfû olur:

 

(Erkek öğrenci sınıftadır) . الطّالِبُ في الصّفِّ
(Erkek öğrenciler sınıftadır) . الطُّلاّبُ في الصّفِّ
(Bayan öğrenci sınıftadır.) . الطالِبَةُ في الصّفِّ
(Bayan öğrenciler sınıftadır.) . الطّالِبَاتُ في الصّفِّ
(Kuşlar ağacın üstündedir.) . الطُّيُورُ فَوْقَ الشَّجَرَةِ
(Meryem fakültenin önündedir.) . مَرْيَمُ أمَامَ الكُلِّيَّةِ

 

10. Mübteda zamir, ilgi zamiri, işâret ismi şeklinde gelirse haber bunlara müzekkerlik-müenneslik (keyfiyet) ve tekil, ikil, çoğul (kemmiyet) yönünden uyar. Bu üç isim türü mebnî (harekesi hiçbir şekilde değişmeyen) oldukları için mübteda ve haber bu isimlerden birinin yapısında geldiği zaman irab yönünden mahallen merfû‘ olurlar.

 

(Sen (bayan) yazarsın) . أنْتِ كاتِبَةٌ (Sen yazarsın.) . أنْتَ كاتِبٌ
(Onlar (bayan) hemşiredir.) . هُنَّ مُمَرِّضَاتٌ (İkisi doktordur.) . هُما طبِيبانِ
(Pasaportları kontrol eden kişi subaydır.) . الذي فَحَصَ الجَوَازَ ضابِطٌ
(İsimlerini yazdıranlar bayan memurlardır.) . الللاّتي سَجَّلْنَ أسماءَهُنّ مُوَظَّفاتٌ
(Bu kütüphanedir.) . هذِهِ مَكتَبَةٌ (Bu kitaptır.) . هذا كِتابٌ
(Şunlar çalışkan erkek öğretmenlerdir.) . هؤلاءِ مُعَلِّمُونَ نَشِيطُونَ
(Bunlar çalışkan bayan öğretmenlerdir.) . هؤلاءِ مُعَلِّماتٌ نَشِيطاتٌ

 

11. Mübteda ve haber maksûr isim (son harfi elif olup ondan öncekiharfin harekesi fetha olan) ve menkûs isim (son harfi ya olup ondan önceki harfi harekesi kesra olan) olurlarsa son harfleri harekeyi gizler, bu durumda mübteda ve haber mukadder (var sayılan) bir zamme ile merfû olurlar. Maksûr isimler nekre olarak gelirse sonundaki elif-i maksûre düşmez, ancak sonu fethalı tenvin okunur, esas hareke bu tenvinde takdir edilir. Meselâ, “Elinde bir sopa var” anlamında ( في يَدِهِ عَصاً ) cümlesinde ( عصاً ) kelimesi mübtedadır, merfûdur, merfûluk alameti olan zamme tenvinde takdir edilmiştir. Menkûs isim nekre olarak gelirse sonundaki ye ( ي) düşer onun yerine kesreli tenvin alır, bu kelime mübteda veya haber olarak gelirse zamme tenvinde takdir edilir.( علِيٌّ راعٍ في القَرْيَةِ ) cümlesinde ( راعٍ ) kelimesi haberdir, merfû‘dur, merfûluk alameti olan zamme tenvinde gizlenmiştir. Şu örneklerde mübteda ve haberin irablarına dikkat ediniz

 

(Dünya ahiretin tarlasıdır.) . الدُّنيا مَزْرَعَةُ الآخِرَةِ
(Zenginlik ruh zenginliğidir.) . الغِنَى غِنَى النَّفْسِ
(Hayra çağıran onu yapan gibidir.) . الدّاعِي إلى الخَيرِ كَفَاعَلِهِ
(Muhammet, şehrin hâkimidir.) . مُحَمَّدٌ قاضي المَدِينَةِ

 

Aşağıda verilen mübtedalara uygun haberler getirerek boşlukları doldurunuz.
1. المعلّمونَ الجدُدُ…………………….
2. الطاّلِبتانِ…………………………
3. هذِهِ الأشْجارُ…………………….
4. عَلِيٌّ…………………………….
5. أنْتُما…………………………….

 

 

Haberin Mübtedadan Önce Geldiği Durumlar

 

İsim cümlesinde mübtedanın önce gelmesi temel kural ise de bazı durumlarda haberin cümlede mübtedadan önce gelmesi zorunludur. Bu konu Arapça II kitabında geniş olarak anlatılacağından burada birkaç örnek vermekle yetinebiliriz.

 

(Yolculuk ne zaman?) ؟ متَى السّفَرُ
(Kitabın nerede?) ؟ أينَ كِتَابُكَ (Yol nerede?) ؟ أيْنَ الطّرِيقُ
(Evin arkasında bir bahçe vardır.). خَلْفَ المَنْزِلِ حَدِيقَةٌ
(Tarlada birtakım ağaçlar vardır.). في المزَْرَعَةِ أشْجارٌ
(Evde sahibi var.). في البَيْتِ صاحِبُهُ
(Otomobilde şöförü var.). في السَّيّارَةِ سَائِقُهَا

 

Örneklerde altı çizili kelimelerin mübteda olduğuna dikkat ediniz.

 

İlgili Makaleler

Ücretsiz Arapça öğrenme araçlarıDerslerin yanında: seviyeni bul, kelime ezberle, okuyarak pekiştir.