Arapça Resimli Ayet-Hadis

Kün Feyekün Arapça kun fe yekun arapça

Kısaca: كُنْ فَيَكُونُ (Kün feyekûn) “Ol!” der, o da hemen oluverir anlamına gelir. Allah’ın bir şeyi yaratmayı dilediğinde yalnızca “ol” demesinin yeterli olduğunu anlatan bu ifade Kur’an’da sekiz yerde geçer; en çok bilineni Yâsîn Suresi’nin 82. ayetidir.

kun feyekun arapca ol dedi ve olsu

إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ

İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehu kun fe yekûn(yekûnu).

1. innemâ : sadece
2. emru-hu : onun emri
3. izâ erâde : irade ettiği, dilediği zaman
4. şey’en : bir şey
5. en yekûle : söylemek, demek
6. lehu : ona
7. kun : ol
8. fe : hemen, ardından (ardışıklık bildirir)
9. yekûnu : olur

Bir şey yaratmak istediği zaman Onun yaptığı «Ol» demekten ibarettir. Hemen oluverir.

 

Kün Feyekün Kelime Tahlili (Doğru Anlamlarıyla)

Kelime Okunuşu Anlamı Açıklama
كُنْ kün Ol! كَانَ – يَكُونُ fiilinin emr-i hâzırı. Aslı اُكْوُنْ olup vav iki sâkinin buluşması sebebiyle düşmüştür. Burada “var ol” anlamında tam fiildir (kâne-i tâmme), haber almaz.
فَـ fe hemen, de/da Ardışıklık (ta‘kîb) bildiren harf: emir ile oluş arasında gecikme olmadığını gösterir.
يَكُونُ yekûnu olur Muzâri fiil, merfû. Takdiri فَهُوَ يَكُونُ “o da hemen olur” şeklindedir.

Not: Nahl 40 ve Yâsîn 82’de İbn Âmir ve Kisâî; Bakara 117, Âl-i İmrân 47, Meryem 35 ve Ğâfir 68’de ise yalnızca İbn Âmir فَيَكُونَ (nasb ile) okumuştur. Âl-i İmrân 59 ve En‘âm 73’te bütün kıraatlerde merfûdur. Türkiye’de yaygın olan Hafs kıraatinde ise her yerde فَيَكُونُ şeklinde merfû okunur.

“Kün Feyekün” Geçen Ayetler

Sure / Ayet Ayetin ilgili kısmı
Bakara, 2/117 وَإِذَا قَضَى أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ
Âl-i İmrân, 3/47 إِذَا قَضَى أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ
Âl-i İmrân, 3/59 خَلَقَهُ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ قَالَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ
En‘âm, 6/73 وَيَوْمَ يَقُولُ كُنْ فَيَكُونُ قَوْلُهُ الْحَقُّ
Nahl, 16/40 إِنَّمَا قَوْلُنَا لِشَيْءٍ إِذَا أَرَدْنَاهُ أَنْ نَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ
Meryem, 19/35 إِذَا قَضَى أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ
Yâsîn, 36/82 إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ
Mü’min (Ğâfir), 40/68 فَإِذَا قَضَى أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ

Yâsîn 82. Ayetin Anlamı

إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ

Okunuşu: İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehû kün feyekûn.

Anlamı: Bir şeyi dilediği zaman O’nun işi, ona sadece “Ol!” demektir; o da hemen oluverir.

Ayette إِنَّمَا (innemâ) hasr (sınırlama) bildirir: Allah’ın yaratması için “ol” demesinden başka bir şeye ihtiyaç yoktur. أَنْ يَقُولَ ifadesi masdar anlamına gelir ve أَمْرُهُ mübtedâsının haberidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kün feyekün ne demek?

“Ol der, o da oluverir” demektir. Allah’ın yaratmasının anında ve zahmetsiz gerçekleştiğini ifade eder.

Kün feyekün Kur’an’da kaç yerde geçer?

Sekiz yerde geçer: Bakara 117, Âl-i İmrân 47 ve 59, En‘âm 73, Nahl 40, Meryem 35, Yâsîn 82 ve Mü’min 68.

“Fe” harfi burada ne anlama gelir?

“Hemen, ardından” anlamı verir; emir ile oluş arasında hiçbir gecikme bulunmadığını gösterir.