Kün Feyekün Arapça kun fe yekun arapça
إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ
İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehu kun fe yekûn(yekûnu).
| 1. | innemâ | : sadece |
| 2. | emru-hu | : onun emri |
| 3. | izâ erâde | : irade ettiği, dilediği zaman |
| 4. | şey’en | : bir şey |
| 5. | en yekûle | : söylemek, demek |
| 6. | lehu | : ona |
| 7. | kun | : ol |
| 8. | fe | : hemen, ardından (ardışıklık bildirir) |
| 9. | yekûnu | : olur |
Bir şey yaratmak istediği zaman Onun yaptığı «Ol» demekten ibarettir. Hemen oluverir.
Kün Feyekün Kelime Tahlili (Doğru Anlamlarıyla)
| Kelime | Okunuşu | Anlamı | Açıklama |
|---|---|---|---|
| كُنْ | kün | Ol! | كَانَ – يَكُونُ fiilinin emr-i hâzırı. Aslı اُكْوُنْ olup vav iki sâkinin buluşması sebebiyle düşmüştür. Burada “var ol” anlamında tam fiildir (kâne-i tâmme), haber almaz. |
| فَـ | fe | hemen, de/da | Ardışıklık (ta‘kîb) bildiren harf: emir ile oluş arasında gecikme olmadığını gösterir. |
| يَكُونُ | yekûnu | olur | Muzâri fiil, merfû. Takdiri فَهُوَ يَكُونُ “o da hemen olur” şeklindedir. |
Not: Nahl 40 ve Yâsîn 82’de İbn Âmir ve Kisâî; Bakara 117, Âl-i İmrân 47, Meryem 35 ve Ğâfir 68’de ise yalnızca İbn Âmir فَيَكُونَ (nasb ile) okumuştur. Âl-i İmrân 59 ve En‘âm 73’te bütün kıraatlerde merfûdur. Türkiye’de yaygın olan Hafs kıraatinde ise her yerde فَيَكُونُ şeklinde merfû okunur.
“Kün Feyekün” Geçen Ayetler
| Sure / Ayet | Ayetin ilgili kısmı |
|---|---|
| Bakara, 2/117 | وَإِذَا قَضَى أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ |
| Âl-i İmrân, 3/47 | إِذَا قَضَى أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ |
| Âl-i İmrân, 3/59 | خَلَقَهُ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ قَالَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ |
| En‘âm, 6/73 | وَيَوْمَ يَقُولُ كُنْ فَيَكُونُ قَوْلُهُ الْحَقُّ |
| Nahl, 16/40 | إِنَّمَا قَوْلُنَا لِشَيْءٍ إِذَا أَرَدْنَاهُ أَنْ نَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ |
| Meryem, 19/35 | إِذَا قَضَى أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ |
| Yâsîn, 36/82 | إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ |
| Mü’min (Ğâfir), 40/68 | فَإِذَا قَضَى أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ |
Yâsîn 82. Ayetin Anlamı
إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ
Okunuşu: İnnemâ emruhû izâ erâde şey’en en yekûle lehû kün feyekûn.
Anlamı: Bir şeyi dilediği zaman O’nun işi, ona sadece “Ol!” demektir; o da hemen oluverir.
Ayette إِنَّمَا (innemâ) hasr (sınırlama) bildirir: Allah’ın yaratması için “ol” demesinden başka bir şeye ihtiyaç yoktur. أَنْ يَقُولَ ifadesi masdar anlamına gelir ve أَمْرُهُ mübtedâsının haberidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kün feyekün ne demek?
“Ol der, o da oluverir” demektir. Allah’ın yaratmasının anında ve zahmetsiz gerçekleştiğini ifade eder.
Kün feyekün Kur’an’da kaç yerde geçer?
Sekiz yerde geçer: Bakara 117, Âl-i İmrân 47 ve 59, En‘âm 73, Nahl 40, Meryem 35, Yâsîn 82 ve Mü’min 68.
“Fe” harfi burada ne anlama gelir?
“Hemen, ardından” anlamı verir; emir ile oluş arasında hiçbir gecikme bulunmadığını gösterir.
