Hac Sözlüğü İndir
Hac Sözlüğü
Hazırlayan: Adnan Hoyaldı
1- ÂFÂKÎ
Mekke’nin etrafındaki “mîkat” denilen noktaların sınırladığı bölgenin dışında ikâmet eden kimselerdir.
2- ARAFAT
Mekke’nin yaklaşık 25 km. güney doğusunda (yaya 6 saat mesafede) Harem sınırları dışında bir bölgenin adıdır. Haccın iki rüknünden biri olan “Vakfe” Zilhicce’nin 9’uncu günü burada yapılır. “Cebel-i rahme” denilen tepe de buradadır. Burada bulunan Nemire Mescidi’nin güney kısmı, Arafat bölgesinin dışında kalır.
3- BEDEL
Başkası adına hacceden, vekîl olarak hacca gönderilen kimse demektir.
4- BEDENE
Deve ve sığır cinsinden olan kurbana “bedene” adı verilir.
5- CEM-İ TAKDÎM
İkincisinin henüz vakti girmeden, iki vakit namazı birlikte kılmaktır. Hac’da Arafe günü Arafat bölgesinde, öğle ile ikindi namazını, öğle vakti içinde birlikte kılmak sünnettir.
6- CEM-İ TEHÎR
Birincisinin vakti çıktıktan sonra, iki vaktin namazını birlikte kılmaktır. Hac’da, bayram gecesi Müzdelife’de akşam ve yatsı namazlarını yatsı vakti girdikten sonra birlikte kılmak vâciptir.
7- CEMRELER
Mina’da birbirine birer ok atımı uzaklıkta “3” taş kümesi (cemre) vardır. Bunlar:
- Akabe Cemresi (Cemre-i Akabe veya Cemre-i Kübrâ): Halk arasında “Büyük Şeytan” denir.
- Orta Cemre (Cemre-i Vüstâ): Halk arasında “Orta Şeytan” denir.
- Küçük Cemre (Cemre-i Ûla): Halk arasında “Küçük Şeytan” denir.
Şeytan taşlama, (remy-i cimâr) bu üç cemre’ye yapılır.
8- CİNÂYET
Hac’da cezâyı gerektiren fiil ve davranışlara “cinâyet” denir.
9- DEM
Koyun ve keçi cinsinden olan kurbana “dem” adı verilir.
10- FEVÂT
Süresi içinde Arafat vakfesine yetişememek, vakfenin vaktini kaçırmak demektir.
11- FİDYE
İbadette yapılan kusur ve noksanların tamamlanması için ödenen cezâlara “fidye” denir.
12- HAC
Belirli zamanda Kâbe’yi ve etrafındaki bir kısım kutsal yerleri usûlüne uygun olarak ziyâret etmek ve buralarda yapılması gereken diğer menâsiki yerine getirmektir.
13- HAC AYLARI
Hac menâsikinin başladığı ve devâm ettiği aylardır ki ŞEVVAL ve ZİLKADE ayları ile ZİLHİCCE’nin ilk on günüdür. Bu aylardan önce ihrâma girmek kerâhetle câiz ise de, haccın diğer menâsikini yapmak câiz değildir.
14- HAC GÜNLERİ (eyyâmü’l-hac)
- Eyyâm-ı malûmat (Belirli günler): Zilhicce’nin ilk 10 günüdür. Terviye, Arafe ve kurban günleri bunlardandır.
- Eyyâm-ı madûdât (Sayılı günler): Beş vakit namazın farzlarından sonra “tekbir” alınan günlerdir. Arefe günü (9 Zilhicce) sabahından bayramın dördüncü (13 Zilhicce) gününe kadar 5 gündür. Bunlara “Eyyâm-ı Teşrîk” (Teşrik tekbirlerinin alındığı günler) de denir.
- Yevm-i Terviye (Terviye günü): Zilhicce’nin 8’nci günüdür. Hacıların, bu gün sabah namazını Mekke’de kılıp güneş doğduktan sonra Mina’ya çıkmaları ve geceyi Mina’da geçirmeleri sünnettir.
Terviye “suya kandırmak” veya “gördüğü rüyâ üzerinde düşünmek” demektir.
Mina’da su olmadığından, hacılar kendilerini ve hayvanlarını iyice suya kandırdıktan sonra Mekke’den çıktıkları veya Hz. İbrahim gördüğü rüya üzerinde bugün düşündüğü için, bu güne “Terviye günü” denir.
“Hz. İbrahim, oğlu İsmail’i kurban kesmekle ilgili rüyâsını o gece görmüş, Terviye günü bu rüyâ üzerinde düşünmüş, ertesi Arefe günü bunun sâdık rüya olduğunu anlamış, bayram günü de Hz. İsmail’i kurban etmeye teşebbüs etmiş olduğu” rivayet edilir.
- Yevm-i Arefe (arefe günü): Zilhicce’nin 9’uncu günüdür. Haccın en önemli rüknü olan “vakfe” Arafat denilen bölgede bu gün yapılır.
- Yevm-i Nahr (Kurban kesme günü): Zilhiccenin 10’uncu günüdür.
- Eyyâm-ı Nahr (Kurban kesme günleri): Zilhiccenin 10, 11, 12’inci günleridir. Hacılar bu günlerde “Mina” da bulunduğundan bunlara “Eyyâm-ı Mina” (Mina günleri) de denir.
- Eyyâm-ı Teşrîk (Teşrik günleri): Zilhiccenin 11, 12 ve 13’üncü (bayramın 2, 3 ve 4’üncü) günleridir. 5 vakit namazın farzlarından sonra teşrik tekbirlerinin alındığı Arefe sabahından, bayramın 4’üncü günün akşamına kadar olan 5 güne de denir.
- Eyyâm-ı Mina (Mina günleri): Mina’da şeytan taşlama (reym-i cimâr) menâsikinin yapıldığı günlerdir.
15- HACCIN EDÂ ŞEKİLLERİ
Edâ edilişi itibariyle hac “üç” kısımdır.
- İfrad haccı: Umresiz yapılan hactır. Hac ayları içinde, hacdan önce umre yapmayarak sadece hac menâsikini ifâ edenler. “İfrad haccı” yapmış olurlar.
- Temettu haccı: Aynı yılın hac aylarında umre ve haccı ayrı ayrı ihramlarla edâ etmektir. Hac ayları girdikten sonra umre yapıp ihrâmdan çıkan, daha sonra memleketlerine dönmeden yeniden ihramlanarak hac menâsikini de edâ eden kimseler, “temettu haccı” yapmış olurlar.
- Kıran haccı: İkisine birden niyetlenerek, umre ve haccı bir ihramda birleştirmektir. Hac ayları içinde önce umre yapıp, ihramdan çıkmadan (aynı ihram ile) hac menâsikini de edâ eden kimseler, “kıran haccı” yapmış olurlar.
16- HACCIN KISIMLARI
Hükmü itibariyle hac, farz, vâcib ve nâfile olmak üzere “üç” kısımdır.
- Farz olan hac: Belirli şartları hâiz olan kimselerin, ömürlerinde bir defa yapmaları gereken hacdır. Bu şartların neler olduğu yerinde açıklanacaktır.
- Vâcip olan hac: Üzerine farz veya vacip olmadığı halde, bir kimsenin adayarak üzerine vacip kıldığı hacdır. Başladıktan sonra bozulan nâfile haccın, kazasıda vâciptir.
- Nâfile hac: Farz olan hac edâ edildikten sonra, ikinci, üçüncü defa yapılan hac nâfile olduğu gibi, haccetmekle yükümlü olmayan çocuk veya kölenin yapacağı hac da nâfile olur.
17- HÂCER-İ ESVED
18-19 cm. kutrunda, kırmızımsı, esmer, parlak bir taştır. Kâbe inşa edilirken Hz. İsmail tarafından Ebû Kubeys dağından getirilen bu mübârek taş, tavafa başlanacak yere işâret olmak üzere, hâlen bulunduğu köşeye konulmuştur. Tavafa başlarken, her şavtın sonunda ve sa’ye başlarken bu taşı istilâm etmek sünnettir;
Hz. Ömer:”Çok iyi biliyorumki sen, faydası da zararı da olmayan bir taş parçasısın. Eğer Rasûlüllah (s.a)’ın öptüğünü görmeseydim, seni öpmezdim” demiştir.
18- HALK ve TAKSÎR
“Halk”, saçların dipten tıraş edilmesi; “taksîr” ise saçların kısaltılması, demektir.
19- HAREM BÖLGESİ
Mekke ve etrafında bitkileri koparılmamak ve hayvanları avlanmamak üzere sınırları belirlenmiş bölgeye “Harem” denir. Bu sınırların dışında kalan yerlere ise “Hıll” denir. Harem bölgesinin sınırları, Cibril (a.s)’ın göstermesiyle Hz. İbrahim tarafından belirlenmiş, bu sınırları gösteren işâretler Rasûllah (s.a) tarafından yenilenmiştir. Harem bölgesinin Mekke’ye en uzak sınırı Cidde istikametindeki “Hudeybiye”; en yakın sınırı ise Medine istikametindeki “Ten’im” dir. Harem bölgesinde ikamet edenler, umre için ihrama girmek üzere, genellikle Ten’im’e gittiklerinden buraya “Umre”; buradaki camiye de “Umre Mescidi” denilmektedir.
20- HATÎM ve HICR-İ KÂBE
Kâbe’nin kuzey batı duvarı (Rükn-i Irâkî ile Rükn-i Şâmî arası)’nın karşısında, zeminden 1 m. kadar yüksek 1,5 m. kalınlığında yarım daire şeklinde bir duvar vardır ki, buna “Hatîm”; bu duvar ile Beytüllah arasındaki boşluğa “hıcr” (Hıcr-i Kâbe, Hıcr-i İsmail veya Hatîra)” denir.
Hıcr-i Kâbe’de namaz kılınır, dua edilir, fakat kıble olarak buraya karşı namaz kılınmaz.
Hz. İbrahim’in yaptığı Kâbe binasına bu kısım da dâhildi. Peygamberimizin nübüvvetinden 5 yıl kadar önce Kâbe’nin Kureyş kabilesi tarafından yapılan tâmiri sırasında inşaat malzemesi yetmediği için, bu kısım binanın dışında bırakılmıştır. Hz. İsmail ile annesi Hâcer’in buraya defnedilmiş oldukları rivayet edilir. Kâbe’ye dâhil olduğu için, tavafın, bu duvarın dışından yapılması vâciptir. Kâbe üzerine yağan yağmur sularının aktığı “Altın Oluk” (Mizâb-ı Kâbe), Beytullah’ın bu kısma bakan duvarının üst kenarının ortasında bulunur.
21- HEDY
Harem bölgesinde, hacla ilgili olarak kesilen kurbanlara “Hedy” denir.
22- HERVELE
Sa’yın her şavtında Safâ ve Merve adlı tepeler arasındaki vâdî tabanına inildiğinde, yeşil ışıkla işâretli sütunlar arasında, erkeklerin sür’atli, çalımlı ve canlı yürümeleridir. Erkekler için sünnettir. Kadınlar “hervele” yapmazlar.
23- HILL
Harem bölgesi ile mîkat sınırları arasında kalan yerlere “Hıll” denir.
24- IZTIBA
Ridâ’nın bir ucunu sağ koltuk altından geçirip sol omuz üzerine atmak, böylece sağ omuz ve kolu ihram’ın dışında bırakmaktır. Remel yapılması gereken tavafların bütün şavtlarında “ıztıba” sünnettir. Tavaf bitince omuz örtülür; tavaf namazı, omuz örtülü olarak kılınır.
Remel yapılan tavaflar dışında hiçbir zaman ıztıba yapılmaz.
25- İHRAM
Hac ve Umre niyetiyle, diğer zamanlarda helâl olan bir kısım fiil ve davranışları, kişinin kendisine belirli bir süre için harâm kılması demektir. Bu esnada erkeklerin büründükleri “ridâ ve izâr” denilen iki parça örtüye de halk arasında “ihram” denilmektedir. İhram niyyet ve telbiye ile olur.
26- İHRAM NAMAZI
İhrama girmeden önce iki rek’at namaz kılmak sünnettir. Bu namazın ilk rek’atında “Kâfirûn”, ikinci rek’atında da “İhlas” sûrelerinin okunması efdâldir.
27- İHRAM YASAKLARI
İhramlı iken yapılması cezayı gerektiren fiil ve davranışlardır. (Tırnak kesmek, elbise giymek… gibi)
28- İHSÂR
Hac veya umre için ihrama girmiş olan kimsenin, düşmanın engel olması veya hastalık gibi bir sebeple hac ve umreyi yapamadan ihramdan çıkmak zorunda kalmasıdır.
29- İSTİLÂM
Hacer-i esved’i selamlamak demektir. Tavafa başlarken, tavaf esnâsında her bir şavtı tamamlayıp hizâsına geldikçe ve sa’ye başlanacağı zaman, Hâcer-i esved’i istilâm sünnettir. Bunun için, Hâcer-i esved’e dönüp, namaza durur gibi tekbir ve tehlil ile eller kulak hizâsına kadar kaldırılır. “Bismillâh, Allâh-ü Ekber” denilerek, üzerine konulur ve eller arasından Hâccer-i esved öpülür.