<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Açıköğretim İlahiyat Arapça 1. Dönem Dersleri arşivleri - Fasih Arapça</title>
	<atom:link href="https://fasiharapca.com/category/gramer/aof-arapca/acikogretim-ilahiyat-arapca-1-sinif-dersleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://fasiharapca.com/category/gramer/aof-arapca/acikogretim-ilahiyat-arapca-1-sinif-dersleri</link>
	<description>arapça sarf nahiv dil bilgisi yasin suresi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Dec 2024 03:03:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://fasiharapca.com/wp-content/uploads/2025/04/cropped-favicon-fasih-1-32x32.png</url>
	<title>Açıköğretim İlahiyat Arapça 1. Dönem Dersleri arşivleri - Fasih Arapça</title>
	<link>https://fasiharapca.com/category/gramer/aof-arapca/acikogretim-ilahiyat-arapca-1-sinif-dersleri</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>MÜBTEDA HABER- İSİM CÜMLESİ   &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</title>
		<link>https://fasiharapca.com/arapcada-mubteda-haber-isim-cumlesi-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14804</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Mar 2014 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıköğretim İlahiyat Arapça 1. Dönem Dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aöf İlahiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fasiharapca.com/?p=14804</guid>

					<description><![CDATA[<p>İsim Cümlesinin Ögeleri  عَناصِرُ الجُمْلَةِ الاِسمِْيّةِ (المبُْتدَأ وَالخَبَرُ) Cümle, sözcüklerin yan yana gelerek bir duyguyu, bir düşünceyi, bir isteği, bir işi, kısacası bir yargıyı tam olarak bir hüküm hâlinde ifade ettikleri kelime grubudur. Cümlenin temel fonksiyonu hüküm ifade etmesidir. Kelimelerin bir bütün içinde bir hüküm ifade edebilmeleri için bir özneye (müsnedun ileyh) bir de yükleme &#8230;</p>
<p><a href="https://fasiharapca.com/arapcada-mubteda-haber-isim-cumlesi-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14804">MÜBTEDA HABER- İSİM CÜMLESİ   &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://fasiharapca.com">Fasih Arapça</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="LEFT">
<p align="LEFT">
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong><span style="text-decoration: none;"><span style="color: #ff6600;">İsim Cümlesinin Ögeleri  عَناصِرُ الجُمْلَةِ الاِسمِْيّةِ (المبُْتدَأ وَالخَبَرُ)</span></span></strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Cümle, sözcüklerin yan yana gelerek bir duyguyu, bir düşünceyi, bir isteği, bir işi, kısacası bir yargıyı tam olarak bir hüküm hâlinde ifade ettikleri kelime grubudur. Cümlenin temel fonksiyonu hüküm ifade etmesidir. Kelimelerin bir bütün içinde bir hüküm ifade edebilmeleri için bir özneye (müsnedun ileyh) bir de yükleme (müsned) dayandırılmaları gerekmektedir, buna isnad denmektedir. Cümlenin oluşturulması için bu isnadın yapılması şarttır. Kelimeleri gelişigüzel sıralamak cümle oluşturmaya yeterli değildir; birbirleri ile ilişkilendirilmeleri gerekmektedir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Arapçada cümleler ifade ettikleri anlam yönünden ikiye ayrılmışlardır. Müstakil, tek başına bir anlam ifade eden cümleye kelâm veya cümle-i müfide denmektedir. Bunun yanında cümlenin tüm özelliklerine sahip olduğu halde tek başına anlamı olmayıp başka bir kelime veya cümleyi anlamlandıran sıfat, hâl, sıla, şart cümleleri gibi yan cümle türleri vardır. Anlam yönünden müstakil cümle ve yan cümle olarak ikiye ayırdığımız cümleler yapı olarak da iki biçimde bulunur. Ya isim cümlesi şeklinde veya fiil cümlesi şeklinde kurulurlar. Düşüncelerimizi cümlelerle oluşturur ve ifade ederiz. İfade etmek istediğimiz düşüncede vurgu özneye yönelik ise bunu isim cümlesi formu ile ortaya koyarız. Şayet vurgu yapmak istediğimiz şey eyleme ve eylemin gerçekleştiği zamana yönelik ise bunu da fiil cümlesi<br />
şeklinde ortaya koyarız. Bu ünitede isim cümlesinin yapı birimleri incelenecektir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong><span style="text-decoration: none;"><span style="color: #ff6600;">DİLBİLGİSİ İSİM CÜMLESİNİN ÖGELERİ</span></span></strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Arapçada isimle başlayan cümleye isim cümlesi denir. İsim cümlesinin iki unsuru vardır: Mübtedâ ( مبتدأ ) ve haber ( . (خبر</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> <strong><span style="color: #ff6600;">Mübteda ve Haber</span></strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Mübteda, sözün kendisiyle başlayıp hükmün üzerine kurulduğu öznedir. Haber ise mübtedaya dayandırılan ve ondan bahseden unsurdur, yüklemdir.Mübteda genellikle marife (belirli, özel isim), haber ise genellikle nekre (belirsiz) isimden olur.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Bunu bir örnek üzerinde gösterelim:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Ali öğrencidir.) عليٌّ طالبٌ</span><br />
<span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Bu cümle bir isim cümlesidir, isimle başlamıştır, Ali’nin öğrenci olduğundan bahsedilmiştir. Cümlede عَلِيٌّ mübteda (özne) ve marifedir çünkü özel isimdir, طَالِبٌ kelimesi haberdir (yüklem) ve nekredir. Cümlenin her iki unsuru da merfû‘dur, burada mübteda ve haberin her ikisi tekil isim oldukları için son harflerinin harekesi olan zamme ile merfû‘ olmuşlardır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Şu örneklerde mübteda ve haberin yapısına ve irabına dikkat ediniz:</span><br />
<span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Kitap arkadaştır.) الكتابُ صَدِيقٌ</span><br />
<span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Yağmur yağmaktadır.) . المطََرُ نَازِلٌ</span><br />
<span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Fiyatlar yüksektir.) . الأَسْعَارُ مُرْتَفِعَةٌ</span><br />
<span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Spor yararlıdır.). الرِّيَاضَةُ مُفِيدَةٌ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Haberin birden fazla kelimeden oluşması (taadüdü) mümkündür. Örnek olarak, “Muhammet, şairdir yazardır hikâyecidir” anlamındaki şu sözü verebiliriz:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">( مُحَمَّدٌ شاعِرٌ كاتِبٌ قاصٌّ ) Şu ayette geçen habere dikkat ediniz:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> هُوَ الغَفُورُ الوَدُودُ ذوالعَرشِ المجَِيدِ.</span><br />
<span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> “O bağışlayandır, sevendir, Arş’ın sahibidir, yücedir.”(Buruc/85, 14-15) İsim cümlesi hakkında geniş bilgi edinmek için M. Meral Çörtü’nün Arapça Dilbilgisi (Nahiv) adlı kitabına bakınız.</span><br />
<span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Bir cümlenin oluşması için özne ile yüklemin (mübteda-haber) birbirlerine dayandırılması (isnadı), kurallar çerçevesinde birbirleriyle ilişkilendirilmesi gerekmektedir. Bu ilişkinin kurallı olması gerektiği gibi anlamlı olması da gerekmektedir. Çünkü cümle bir anlamı ortaya koyan sistemli bir yapıdır. Her kelime bir birine dayandırılarak cümle oluşturulamaz, oluşturulsa bile anlamsız bir söz dizimi olur. Zira kelimeler cümle içinde anlam kazanırlar.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><strong><span style="text-decoration: none;"><span style="color: #ff6600;">Mübteda-Haberin Yapısı</span></span></strong></span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> A. Mübteda genellikle marife (belirli) bir isim, haber de genellikle nekre (belirsiz) isimden oluşur. Mübteda konumundaki kelimeler genellikle şu kelime türlerinden olur:</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 1. Belirlilik takısı (harf-i tarif; ال ) alan isimler. (Bahçe güzeldir). الحَدِيقَةُ جمَِيلةٌ . (Cadde kalabalıktır) .ٌ الشّارِعُ مُزْدَحِم<br />
2. Zamirler. Zamirler marife hükmündedir. Ancak zamirler son harekeleri üzerine mebni olup harekeleri hiçbir surette değişmedikleri için mahallen (cümledeki konumunun gereği) merfû‘ olurlar.<br />
(O, öğrencidir). هِيَ طالبَةٌ (O, öğrencidir) هُوَ طالبٌ Birinci örnekte ( هُوَ ), ikinci örnekte ( هِي ) zamirleri mübteda konumunda yer aldıkları için mahallen merfûdurlar.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 3. Özel isimler (alemler). (Selma yazardır). سَلْمَى كَاتِبَةٌ (İbrahim yazardır) ابراهيمُ كَاتِبٌ (Mekke mübarek bir şehirdir) مَكَّةُ مَدِينَةٌ مُبارَكَةٌ</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 4. İşaret isimleri (ism-i işaretler). İşaret isimlerinin ikilleri (tesniye) hariç tümü mebnî oldukları için mahallen merfû‘ olurlar. (Bu meşhur bir adamdır) هذا رَجُلٌ مَشْهُورٌ (Bu, meşhur bir kadındır). هَذِهِ امرأةٌ مَشْهورَةٌ<br />
Bu iki örnekte ( هذا، هذِهِ ) işaret isimleridirler ve mebnîdirler, mübteda konumunda yer aldıkları için mahallen merfû olmuşlardır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 5. İlgi zamirleri (ism-i mevsul). İlgi zamirlerinin ikilleri (tesniye) hariç tümü mebnîdirler, mübteda konumunda yer aldıkları zaman mahallen merfû olurlar. İlgi zamirinden sonra ona zamirle bağlı ve onu açıklayıcı bir cümle gelir, bu cümleye sılâ cümlesi denmektedir, sıla cümlesinin irabta yeri yoktur. (Gelen mühendistir). الّذِي جاءَ مُهَنْدِسٌ. الّتِي جاءتْ مُهَنْدِسَةٌ اللّتَانِ نَجَحَتَا في الامْتِحانِ فاطِمَةُ ومَرْيَمُ.(İmtihanda başarılı olan iki kız, Fatma ve Meryem’dir.) اَللّاتِي تَزَوَّجْنَ الرَّسُولَ أمّهاتُ المؤُْمِنِينَ. (Allah’ın Elçisi ile evlenen kadınlar mü’minlerin anneleridirler.)</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Yukarıdaki cümlelerde ( اللاتي،التي،الذي ) ilgi zamirleri mübteda olup mahallen merfû‘durlar. Ancak ( اللتانِ ) ikil olduğu için elif ( ا) ile merfû‘dur. Bu ilgi zamirlerinden sonra gelen ( (تَزَوَّجْنَ الرّسُولَ ، نَجَحَتا في الامتِحانِ ، جاءَ ، جاءَتْ cümleleri ilgi zamirlerini açıklayan sıla cümleleridir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 6. Muzaf (tamlanan). Belirtili isim tamlamalarında irabta tamlanana (muzaf) bakılır, tamlayan (muzafun ileyh) daima mecrûr olur. Tekil eril ve dişil (müfred müzekker ve müennes) tamlananlar, kırık çoğullar (cem-i teksîr), kurallı dişil çoğullar (cem-i müennesler) mübteda olduklarında zamme ile merfû olurlar; ikil yapısında (tesniye) olurlarsa elif ( ا) ile merfû olurlar; kurallı çoğul eril (cem-i müzekker sâlim) olurlarsa vav ( و) merfû olurlar.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> (Halit’in Okulu evinden uzaktır.) . مَدْرَسَةُ خالِدٍ بَعِيدَةٌ عَنْ بَيْتِهِ</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> (Fakültenin yemekhanesi temizdir.) . مَطْعَمُ الكُلِّيَّةِ نَظِيفٌ</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> (Fakültenin kız öğrencileri terbiyelidirler.) . طالِباتُ الكُلِّيَّةِ مُهَذَّبَاتٌ</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> (Okulun ağaçları çoktur.) . أشْجارُ الْمَدْرَسَةِ كَثِيرَةٌ</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> (Okulun iki erkek öğrencisi gidiyorlar.) . طالِبا الْمَدْرَسَةِ ذاهِبانِ</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> (Şirketin erkek mühendisleri çalışkandırlar). مُهَنْدِسُو الشّرِكَةِ مُجْتَهِدُونَ</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Bu örneklerde ( أشجارُ، طالِباتُ، مَطْعَمُ، مَدْرَسَةُ ) kelimeleri tamlanandır (muzaf), mübtedadırlar ve zamme ile merfû‘ olmuşlardır. ( طالِبَا ) kelimesi de tamlanandır, ikildir ve elif ( ا) ile merfû olmuştur. ( مُهَنْدِسُو ) kelimesi tamlanandır, cem-i müzekker sâlimdir (kurallı eril çoğul) ve vav ( و) ile merfû olmuştur.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 7. Soru isimleri (esmâu’l-istifhâm). Soru isimleri ( أَيُّ ) hariç hepsi mebnîdirler, mübteda konumunda oldukları zaman mahallen merfû olurlar, ( أَيُّ ) ise mübteda konumunda zamme ile merfû olur.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> (Yarışta kim kazandı?) ؟ مَنْ فَازَ في السِّباقِ</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">(Hangi öğrenci geldi?) ؟ أيُّ طالِبٍ جاءَ</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Birinci örnekte geçen ( من ) soru ismi mübtedadır, mebnî kelimelerden olduğu için mahallen merfûdur. İkinci örnekte ( أيُّ ) kelimesi mübtedadır, murâb (cümle içindeki yerine göre sonu değişen) soru isimlerindendir, burada zamme ile merfû olmuştur..</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">8. Te’villi mastarlar (masdar-ı müevvel). Fiili muzârinin başına ( أَنْ ) harfi geldiği zaman onu nasbettiği gibi anlamını da mastara çevirmekte, bu tür mastarlara da mastar anlamını içerdikleri için te’villi mastar denmektedir. Te’villi mastar fiilden türetildiği için mastarı tüm şahıs zamirlerine göre anlamlandırmak mümkümdür. Te’villi mastarlar mübteda konumunda yer aldıkları zaman mahallen merfû kabul edilmektedirler. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">(Oruç tutmanız sizin için hayırlıdır) أَن تَصُومُوا خَيرٌ لَكُمْ أنْ تَشرَبَ الشايَ ساخِناً مُضِرٌّ لِصِحَّتِكَ.<br />
(Çayı sıcak içmen sağlığına zararlıdır) Birinci cümlede ( أَن تَصُومُوا ) te’villi mastardır, ( صَوْمُكُمْ ) şeklinde açık mastar hükmündedir, mübtedadır, “oruç tutmanız” anlamındadır. İkinci örnekte mübteda konumunda olan ( أنْ تَشْرَبَ ) kelimesi te’villi mastardır, ( شُرْبُكَ ) şeklinde açık mastar hükmündedir, mübtedadır, “içmen” anlamındadır. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">Aşağıdaki isim cümlelerinde mübtedaları belirleyiniz, irablarını yapınız ve hangi isim türü olduklarını belirtiniz.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 1. المطََرُ غَزِيرٌ.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 2. هذِهِ الوَرْدَةُ جمَِيلَةٌ.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 3. مُدَرِّسُو الْمَدْرَسَةِ عَائِدُون إلى بِلادِهِمْ.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 4. ما عِندَ اللهِ خَيْرٌ وأبْقَى</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 5. هما طَبِيبَتَان بِمُسْتشْفى الأطْفَالِ.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 6. فَيْصَل طَبِيبٌ مَشْهُورٌ.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 7. أنْ تَصْبِرُوا خَيرٌ لَكُمْ.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> B. Mübtedanın marife haberin nekre olarak gelmesi asıl ise de bazen mübteda nekre olarak gelebilir. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">Bu durum şu hallerde olur:<br />
1. Mübteda nekreye muzaf (tamlanan) olursa;<br />
(İş adamı geliyor.) . رجلُ أعمالٍ قادمٌ<br />
(Gümüş yüzük ucuzdur.) . خَاتَمُ فِضَّةٍ رَخِيصٌ<br />
Birinci cümlede ( رَجُلُ ) kelimesi muzaftır (tamlanan), ( أعمالٍ ) muzafun ileyhtir (tamlayan), nekredir, her iki kelime belirtisiz tamlama oluşturmuştur.<br />
İkinci örnekteki ( خاتَمُ فِضّةٍ ) örneği de birinci örnek gibidir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">2. Mübteda nekre (belirsiz) kelimelerden oluşan sıfat tamlamasında mevsuf olursa;<br />
(Yoğun bir yağmur yağıyor.) . مَطَرٌ غَزِيرٌ نَازِلٌ<br />
(Hızlı bir otomobil pahalıdır.) ◌ٌ. سيّارَةٌ سريعَةٌ غَالِيَة<br />
Birinci örnekte ( مَطَرٌ ) kelimesi mevsûf (tamlanan), ( غَزِيرٌ ) kelimesi ise sıfattır (tamlayan). Her iki kelime de nekre (belirsiz) kelimeden oluşmuştur. İkinci örnek de birinci örnek gibi belirsiz kelimelerden oluşmuştur.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 3. Mübteda nekre olup kendisinden önce olumsuzluk edatı (nefi) ve soru (istifham) edatı varsa:<br />
(Kimse yolcu değildir.) . ما أحَدٌ مسافرٌ<br />
(Yanımızda cahil yoktur) . ما جَاهِلٌ عِنْدَنَا<br />
(Alanda kimse var mıdır?) ؟ هل أحدٌ في الساحة<br />
(Allah’la birlikte (başka) bir tanrı var mıdır?) ؟ أإلهٌ مَعَ اللهِ</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Yukarıdaki örneklerde ( إلهٌ، أحَدٌ، جاهِلٌ، أحدٌ ) kelimeleri nekre (belirsiz) isimlerden oluşmuştur, her biri mübtedadır, olumsuzluk edatı (nefi) ve soru (istifham) edatlarndan sonra gelmiştir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 4. Mübteda nekre olup haber câr-mecrûr ve zarftan oluşurşa mübteda haberden sonra gelir; bu tür cümlelerde anlam verilirken “vardır”, “mevcuttur” anlamları eklenir.<br />
(Odada bir çocuk var.). في الغُرْفةِ طِفْلٌ<br />
(Masanın üzerinde bir kitap var). على المِنْضَدَةِ كِتَابٌ<br />
(Ağaçların üzerinde birkaç kuş var). فَوْقَ الأشْجَارِ طُيُورٌ</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Bu örneklerde ( طِفْلٌ، كِتَابٌ، طُيُورٌ ) kelimeleri mübtedadır, haberleri câr-mecrûr ve zarftan oluştuğu mübtedalar da nekre oldukları için haberden sonra gelmiştir</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 5. Mübteda türün genelini içerirse; (Herkes ona itaatkârdır.) . كُلٌّ لهُ مُطِيعُونَ (İnsan hayvandan daha üstündür.) . ِيمَةٍ  إنسانٌ خَيْرٌ مِنْ َ Bu iki örnekte ( إنسانٌ، كلٌ ) kelimeleri türün genelini ifade etmişlerdir, mübtedadırlar.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 6. Mübteda ( رُبّ ) kelimesinden sonra gelirse. Ancak ( رُبّ ) kelimesi harf-i cer olduğu için kendisinden sonra gelen mübteda konumundaki ismi mecrûr yapmakta, mübteda bu durumda mahallen merfû olmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> (Nice kadın adamlardan daha büyüktür.) . ربَّ اِمرأةٍ أعظمُ مِنْ رَجلٍ<br />
(Oturanlar için çabalayan nice kişiler vardır.) . رُبَّ ساعٍ لِقاعِدٍ<br />
Mübtedanın Haberinin Marife Olması<br />
Mübtedanın haberi genellikle belirsiz isim (nekre) olarak gelir, ancak mübteda belirli isim olmak şartıyla haber bazen cümlede marife olarak gelebilir.<br />
(Muhammed (s.a.) Allah’ın Resulüdür) . مُحَمَّدُ رَسُولُ اللهِ<br />
(Din, nasihattir.) . الدِّينُ النّصِيحَةُ</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Mübteda ve haberin her ikisi de belirli isim olarak geldiği durumda ikisinin sıfat tamlaması şeklinde anlaşılması ihtimali varsa aralarına zamiru’lfasl denen, mübteda ile uyumlu merfû munfasıl zamiri girer. Zamiru’l-fasl peşpeşe gelen iki belirli ismin arasına girerek onların cümle olduğunu gösterdiği gibi cümlenin anlamını da pekiştirme görevi görür. </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">Şu örneklere dikkat ediniz:</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> (sıfat tamlaması: cömert adam) الرّجُلُ الكرِيمُ<br />
(cümle: Adam cömerttir) . الرجلُ هُوَ الكَرِيمُ<br />
(sıfat tamlaması: çalışkan bayan öğrenci ) الطالِبَةُ المجُْتَهِدَةُ<br />
(cümle: Bayan öğrenci çalışkandır.) . الطَّالِبَةُ هِيَ المجُْتَهِدَةُ</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Aşağıda sıfat tamlamaları verilmiştir. Siz bu sıfat tamamalarının arasına zamiru’l-fasl koyarak cümlelere dönüştürünüz.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 1. أولئك المفُلِحُون.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 2. هَذا الرَّجُلُ.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 3. هَؤلاء البَنَاتُ.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 4. مُحَمَّدٌ الفَاضِلُ.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">5. العالِمُ العاملُ بِعِلْمِهِ.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong><span style="text-decoration: none;"><span style="color: #ff6600;">Mübtedâ ve Haberin Uyumu ve İrâbı</span></span></strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Mübtedanın haberi müfred (cümle olmayan yapıda) olarak geldiği zaman iki yapıda gelebilir:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> A. Müfred haber, câmid (hiçbir kelimeden türetilmemiş, doğrudan bir varlığa ad olarak konulmuş) isim olur. Haber câmid olduğu zaman mübtedaya müzekkerlik-müenneslik ve müfred-tesniye-cemi olma yönünden<br />
uyması şart değildir. Camid haber merfû‘dur. (Âlimler milletin ışığıdır.) . العُلَماءُ سِرَاجُ الأُمَّةِ (Bu taştır) . هذا حَجَرٌ (Fırat nehirdir.) . الفُرَاتُ نَهْرٌ (Dünya yuvarlaktır) . الأرْضُ كُرَةٌ Bu örneklerde ( الفُراتُ، كُرَةُ، سِرَاجُ، حَجَرُ ) kelimeleri cümlede haber konumundadırlar, mübteda ile müzekkerlik ve müenneslik ve müfredtesniyecemi (tekil-ikil-çoğul) olma yönünden uyumlu olmaları gerekmemektedir, çünkü fiilden türememiş câmid isimlerdendirler.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> B. Müfred haber müştak (fiilden türemiş) olur. İsm-i fâil, ism-i mef‘ûl, sıfat-ı müşebbehe gibi fiilden türemiş vasıf içerikli kelimeler haber oldukları zaman mübtedaya müzekkerlik-müenneslik (keyfiyet) ve tekil-ikil-çoğul (müfred-tesniye-cemi; kemiyet) bakımından uyarlar. Bu uyum şu şekilde gerçekleşir:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 1. Mübteda müfred müzekker (tekil eril) olunca haberi de müfred müzekker olarak gelir. Her ikisinin irabı zamme ile merfû‘‘ olur.<br />
(O öğrencidir.). هُوَ طَالِب<br />
(Nehrin suyu azdır.). ماءُ النّهْرِ قَليلٌ<br />
(İlim yararlıdır.) . العِلمُ نافِعٌ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Birinci örnekte ( هُو ) kelimesi müfred müzekker gaib (üçüncü tekil) zamiridir, mübtedadır, ancak zamir olduğu için harekesi değişmeyen mebnî kelimedir, mahallen merfû olmuştur. ( طالبٌ ) kelimesi haberdir, müfred müzekker isimdir, fiilden türemiş isim olduğu için mübteda ile müzekker olma ve müfred olma yönünden uyumludurlar. Haber zamme ile merfûdur. İkinci örnekte ( ماءُ ) kelimesi mübteda, ( قلِيلٌ ) kelimesi haberdir; üçüncü örnekte العلمُ) ) kelimesi mübteda, ( نافِعٌ ) haberdir, her iki örnekte mübteda-haber uyumu birinci örnekte olduğu gibidir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 2. Mübteda müfred müennes (tekil dişil) olursa haber de müfred müennesolarak gelir. Her ikisinin irabı zamme ile merfû‘ olur:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">(Ben (kız) öğrenciyim.) . أناَ طالِبَةٌ<br />
(Otomobil hızlıdır.) . السَّيّارَةُ سَرِيعَةٌ<br />
(Ağaç yeşildir.) . الشَّجَرَةُ خَضْراءُ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Birinci örnekte ( أنا ) kelimesi mübtedadır, müfred müennes mütekellim (birinci tekil) şahıs zamiridir, mahallen merfûdur, ( طالِبةٌ ) haberdir, türemiş isimdir, mübteda ile haber arasında müfred müennes (tekil dişil) olma yönünden uyum vardır. İkinci ve üçüncü örnekte ( الشجرةُ،السيارة ) kelimeleri mübteda ( خضراء، سريعة ) kelimeleri haberdir, mübteda ve haber arasında uyum vardır, her iki örnekte mübteda-haber zamme ile merfû olmuşlardır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 3. Mübteda tesniye müzekker (ikil eril) olursa haber tesniye müzekker olarak gelir. Tesniyenin merfû‘ oluşu elif ( ا) ile olduğu için mübteda ve haberin her ikisi elif ile merfû‘ olurlar:<br />
(İkisi çalışkan mühendistirler.) . هُما مُهَنْدِساَنِ نَشِيطَان<br />
(İki çiftçi mutludurlar.) الفَلَّاحَانِ مَسْرُورانِ<br />
(Ahmet ve Ali doktordur.) . أحمَْدُ وعَلِيٌ طَبِيبَانِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Bu üç örnekte ( أحمدُ وعلي، الفلاحان، هما ) isimleri mübtedadırlar, haberleri olan طبيبان، نَشيطان، مهندسان) ) kelimeleri haberdirler, mübteda ile tesniye müzekker (ikil eril) olma yönünden uyumludurlar, tesniye oldukları için mübteda vehaber elif ( ا) ile merfû olmuşlardır. ( أحمدُ وعليٌ ) iki ayrı isim oldukları için zamme ile merfû olmuşlardır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 4. Mübteda tesniye müennes (ikil dişil) olursa haber de tesniye müennes olarak gelir. Mübteda ve haberin her ikisi tesniye oldukları için elif ( ا) ile merfû‘ olurlar:<br />
</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">(İki bayan çiftçi çalışkandır.) . الفَلّاحَتان نَشِيطَتانِ<br />
(İki Müslüman bayan samimidirler.). المسُْلِمَتَانِ مُخْلِصَتَانِ<br />
(Ayşe ve Zeynep çarşıya gidiyorlar.) . عَائِشَةُ وزَيْنَبُ ذَاهِبَتَانِ إلى السُّوقِ<br />
Bu üç örnekte ( عائشةُ وزينبُ، المسلمتان، الفلاحتان ) kelimeleri tesniye müennes (ikil dişil) mübteda, ( ذهبتان، مخلصتان، نشيطتان ) kelimeleri haberdirler, mübteda ve haber arasında tesniye müennes olma yönünden uyum vardır, mübteda ve haberler elif ( ا) ile merfû olmuşlardır ancak عائشةُ وزينبُ kelimeleri ayrı isim oldukları için zamme ile merfû olmuşlardır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 5. Mübteda cem-i müzekker sâlim (kurallı eril çoğul) olursa haber de cem-i müzekker sâlim olarak gelir. Her ikisi de ( و) ile merfû‘ olurlar:<br />
(Memurlar meşguldürler.) . الموَُظّفُونَ مَشْغُولُونَ<br />
(Oyuncular maça hazırdırlar.) . اللاعِبُون مُسْتَعِدُّون لِلمُباراةِ<br />
(Yolcular yolculuğa hazırdırlar.). المسَُافِرُونَ مُسْتَعِدُّونَ لِلسَّفَرِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Bu örneklerde ( المسُافرون، اللاعبون، الموظفون ) kelimeleri mübteda, ، (مشغولون مستعدون، مستعدون) kelimeleri haberdirler, mübteda ve haberler cem-i müzekker sâlim (kurallı çoğul eril) olarak birbirleriyle uyumludurlar ve vav ( و) harfi ile merfû olmuşlardır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 6. Mübteda akıllı varlıkların cem-i müennes sâlimi (kurallı dişil çoğul) olursa haber de cem-i müennes sâlim olarak gelir. Mübteda ve haberin her ikisi zamme ile merfû‘ olurlar:<br />
(Bayan doktorlar yeteneklidirler.) . الطَّبِيبَاتُ مَاهِرَاتٌ<br />
(Anneler merhametlidirler.). الأمَّهاتُ رَحِيماتٌ<br />
(Bayan yolcular yolculuğa hazırdırlar.). المسَُافِرَاتُ مُسْتَعِدَّاتٌ لِلسَّفَرِ<br />
Bu üç örnekte ( المسافراتُ، الأمهاتُ، الطبيباتُ ) kelimeleri mübteda, ، (ماهراتٌ مستعداتٌ ، رحيماتٌ) kelimeleri ise haberdir, mübteda ve haber konumundaki tüm kelimeler cem-i müennes sâlim (kurallı dişil çoğul) olup zamme ile merfû olmuşlardır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 7. Arapçada akılsız çoğullar cümle kuruluşunda tekil dişil (müfred müennes) hükmünde değerlendirilir. Mübteda akıllı olmayan varlıkların cemi teksiri (kuralsız/kırık çoğulu) olursa haber tekil dişil (müfred müennes)<br />
yapısında gelir. Aynı şekilde haber akılsız kırık çoğul olduğu zaman mübteda tekil dişil şeklinde olur. Her iki durumda mübteda ve haberin irabı zamme ile olur.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> (Otomobiller yenidir.) . السَيّاراتُ جَدِيدَةٌ<br />
(Bunlar bugünün gazeteleridir.) . هَذِهِ جَرَائِدُ الْيَوْمِ<br />
(Kütüphaneler kız öğrencilerle doludur.). المكَْتَبَاتُ مُمْتَلِئَةٌ بِالطّالِباتِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Bu örneklerde yer alan ( السياراتُ، المكتباتُ ) kelimeleri mübteda olup akılsız varlıkların cem-i müennesidirler, tekil müennes gibi değerlendirilmektedirler, zamme ile merfûdurlar. ( هذه ) kelimesi ism-i işaret olup müfred müennes yapısındadır, mahallen merfûdur, haberi akılsız varlıkların cem-i müennes salimi olarak geldiği için onunla uyumlu olmuştur. ( (جديدةٌ، جرائدُ، ممتلئة kelimeleri haberdir, ( جديدةٌ، ممتلئة ) kelimeleri müfred müennes, ( جرائدُ ) kelimesi ise cem-i teksir (kırık çoğul)dur. Her üç kelime de zamme ile merfûdur.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 8. Mübteda akıllı varlıkların cem-i teksiri (kuralsız/kırık çoğulu) olursa haber cem-i müzekker sâlim olarak veya kırık çoğul (cem-i teksir) olarak gelir. Mübteda akıllı kırık çoğul olunca zamme ile merfû‘ olur, haber ise cem-i müzekker sâlim olduğu için ( و) ile merfû‘ olur:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> (Erkekler uyuyorlar.) . الرّجالُ نَائِمُونَ<br />
(Askerler vatanı savunuyorlar.). الجُنُودُ مُدَافِعُون عَنْ الوَطَنِ<br />
(Peygamberler şereflidirler.). الأنْبِياءُ شُرَفَاءُ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Bu örneklerde ( الأنبياء،الجنود، الرجالُ ) kelimeleri mübtedadır, akıllı varlıkların cem-i teksiri (kuralsız çoğul) olup zamme ile merfû olmuşlardır. Bunların haberleri ( نائمون، مدافعون ) kelimeleri olup cem-i müzekker sâlimdirler ve vav ( (و ile merfû olmuşlardır, üçüncü örneğin haberi ( شرفاء ) kelimesi cem-i teksir olarak gelmiş, zamme ile merfû olmuştur.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 9. Mübtedanın haberi, cer harfi-mecrûr isim (câr-mecrûr) şeklinde veya zarf olarak gelirse aralarında müzekkerlik müenneslik (keyfiyet) ve tekil, ikil,çoğul (kemiyet) yönünden uyum aranmaz. Câr-mecrûr veya zarf şeklinde gelen haber mahallen merfû olur:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> (Erkek öğrenci sınıftadır) . الطّالِبُ في الصّفِّ<br />
(Erkek öğrenciler sınıftadır) . الطُّلاّبُ في الصّفِّ<br />
(Bayan öğrenci sınıftadır.) . الطالِبَةُ في الصّفِّ<br />
(Bayan öğrenciler sınıftadır.) . الطّالِبَاتُ في الصّفِّ<br />
(Kuşlar ağacın üstündedir.) . الطُّيُورُ فَوْقَ الشَّجَرَةِ<br />
(Meryem fakültenin önündedir.) . مَرْيَمُ أمَامَ الكُلِّيَّةِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 10. Mübteda zamir, ilgi zamiri, işâret ismi şeklinde gelirse haber bunlara müzekkerlik-müenneslik (keyfiyet) ve tekil, ikil, çoğul (kemmiyet) yönünden uyar. Bu üç isim türü mebnî (harekesi hiçbir şekilde değişmeyen) oldukları için mübteda ve haber bu isimlerden birinin yapısında geldiği zaman irab yönünden mahallen merfû‘ olurlar.<br />
</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">(Sen (bayan) yazarsın) . أنْتِ كاتِبَةٌ (Sen yazarsın.) . أنْتَ كاتِبٌ<br />
(Onlar (bayan) hemşiredir.) . هُنَّ مُمَرِّضَاتٌ (İkisi doktordur.) . هُما طبِيبانِ<br />
(Pasaportları kontrol eden kişi subaydır.) . الذي فَحَصَ الجَوَازَ ضابِطٌ<br />
(İsimlerini yazdıranlar bayan memurlardır.) . الللاّتي سَجَّلْنَ أسماءَهُنّ مُوَظَّفاتٌ<br />
(Bu kütüphanedir.) . هذِهِ مَكتَبَةٌ (Bu kitaptır.) . هذا كِتابٌ<br />
(Şunlar çalışkan erkek öğretmenlerdir.) . هؤلاءِ مُعَلِّمُونَ نَشِيطُونَ<br />
(Bunlar çalışkan bayan öğretmenlerdir.) . هؤلاءِ مُعَلِّماتٌ نَشِيطاتٌ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 11. Mübteda ve haber maksûr isim (son harfi elif olup ondan öncekiharfin harekesi fetha olan) ve menkûs isim (son harfi ya olup ondan önceki harfi harekesi kesra olan) olurlarsa son harfleri harekeyi gizler, bu durumda mübteda ve haber mukadder (var sayılan) bir zamme ile merfû olurlar. Maksûr isimler nekre olarak gelirse sonundaki elif-i maksûre düşmez, ancak sonu fethalı tenvin okunur, esas hareke bu tenvinde takdir edilir. Meselâ, “Elinde bir sopa var” anlamında ( في يَدِهِ عَصاً ) cümlesinde ( عصاً ) kelimesi mübtedadır, merfûdur, merfûluk alameti olan zamme tenvinde takdir edilmiştir. Menkûs isim nekre olarak gelirse sonundaki ye ( ي) düşer onun yerine kesreli tenvin alır, bu kelime mübteda veya haber olarak gelirse zamme tenvinde takdir edilir.( علِيٌّ راعٍ في القَرْيَةِ ) cümlesinde ( راعٍ ) kelimesi haberdir, merfû‘dur, merfûluk alameti olan zamme tenvinde gizlenmiştir. Şu örneklerde mübteda ve haberin irablarına dikkat ediniz</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> (Dünya ahiretin tarlasıdır.) . الدُّنيا مَزْرَعَةُ الآخِرَةِ<br />
(Zenginlik ruh zenginliğidir.) . الغِنَى غِنَى النَّفْسِ<br />
(Hayra çağıran onu yapan gibidir.) . الدّاعِي إلى الخَيرِ كَفَاعَلِهِ<br />
(Muhammet, şehrin hâkimidir.) . مُحَمَّدٌ قاضي المَدِينَةِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Aşağıda verilen mübtedalara uygun haberler getirerek boşlukları doldurunuz.<br />
1. المعلّمونَ الجدُدُ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.<br />
2. الطاّلِبتانِ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;<br />
3. هذِهِ الأشْجارُ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.<br />
4. عَلِيٌّ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.<br />
5. أنْتُما&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><strong><span style="text-decoration: none;"><span style="color: #ff6600;">Haberin Mübtedadan Önce Geldiği Durumlar</span></span></strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> İsim cümlesinde mübtedanın önce gelmesi temel kural ise de bazı durumlarda haberin cümlede mübtedadan önce gelmesi zorunludur. Bu konu Arapça II kitabında geniş olarak anlatılacağından burada birkaç örnek vermekle yetinebiliriz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> (Yolculuk ne zaman?) ؟ متَى السّفَرُ<br />
(Kitabın nerede?) ؟ أينَ كِتَابُكَ (Yol nerede?) ؟ أيْنَ الطّرِيقُ<br />
(Evin arkasında bir bahçe vardır.). خَلْفَ المَنْزِلِ حَدِيقَةٌ<br />
(Tarlada birtakım ağaçlar vardır.). في المزَْرَعَةِ أشْجارٌ<br />
(Evde sahibi var.). في البَيْتِ صاحِبُهُ<br />
(Otomobilde şöförü var.). في السَّيّارَةِ سَائِقُهَا</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Örneklerde altı çizili kelimelerin mübteda olduğuna dikkat ediniz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://fasiharapca.com/arapcada-mubteda-haber-isim-cumlesi-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14804">MÜBTEDA HABER- İSİM CÜMLESİ   &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://fasiharapca.com">Fasih Arapça</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>FİİL CÜMLESİ   &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</title>
		<link>https://fasiharapca.com/arapcada-fiil-cumlesi-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri-2/14805</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Mar 2014 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıköğretim İlahiyat Arapça 1. Dönem Dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aöf İlahiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fasiharapca.com/?p=14805</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fiil Cümlesinin Ögeleri عَناصِرُ الجُمْلَةِ الفِعْلِيّةِ (الفِعْلُ والفاعِلُ والمفَْعُولُ) Kitabımızın ilk ünitesinde kelime türlerine ilişkin bilgi verirken, cümle çeşitlerine kısa da olsa değinilmiş, başlangıçtaki sözcüğün niteliği çerçevesinde isim ve fiil cümlesi olmak üzere iki farklı cümleden söz edilmişti. Öğrenilenler bağlamında isimle başlayan cümleye isim cümlesi, fiille başlayan cümleye de fiil cümlesi dendiğini hatırlıyoruz. Devamında bir kelime &#8230;</p>
<p><a href="https://fasiharapca.com/arapcada-fiil-cumlesi-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri-2/14805">FİİL CÜMLESİ   &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://fasiharapca.com">Fasih Arapça</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="LEFT">
<p align="LEFT">
<p><span style="text-decoration: none; font-weight: bold; font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><span style="color: #ff6600;">Fiil Cümlesinin Ögeleri عَناصِرُ الجُمْلَةِ الفِعْلِيّةِ (الفِعْلُ والفاعِلُ والمفَْعُولُ)</span></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Kitabımızın ilk ünitesinde kelime türlerine ilişkin bilgi verirken, cümle çeşitlerine kısa da olsa değinilmiş, başlangıçtaki sözcüğün niteliği çerçevesinde isim ve fiil cümlesi olmak üzere iki farklı cümleden söz edilmişti. Öğrenilenler bağlamında isimle başlayan cümleye isim cümlesi, fiille başlayan cümleye de fiil cümlesi dendiğini hatırlıyoruz. Devamında bir kelime türü olarak isim, farklı görünümleriyle ele alınmış, geçtiğimiz üniteden itibaren de cümle üzerinde ayrıntılı olarak durulmaya başlanmış ve bu çerçevede isim cümlesi ve ögeleri çeşitli yönleriyle ele alınmıştı.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Bu ünite kapsamında ise fiil cümlesi; tanımı, ögeleri, ögelerin birbiriyle uyum problemleri ile i‘râb özellikleri üzerinde durulacak, çok sayıda seçilmiş örnekle ünitenin hedefindeki zihinler ilgili konularda lekesiz bir berraklığa kavuşturulacaktır. Öncekilerde olduğu gibi bu ünitenin işlenişi esnasında da bir “Okuma Parçası” ve söz konusu parçayı anlama ve kavramaya yönelik alıştırmalar verilerek, hem kelime dağarcığı anlamında bir zenginleşme, hem de ünite konusuna ilişkin zihnî bir hazırlık öngörülmektedir. Sonrasında gerçekleştirilen dilbilgisi anlatımının ardı sıra, seçilmiş çok sayıda örnek aracılığıyla hedef kitle tarafından yazılı ve sözlü anlatımda kullanılabilecek ölçüde konunun içselleştirilmesi sağlanmaktadır. Anılan hedefe yönelik ve nicelik ve nitelik yönünden zengin alıştırmalar, konunun geri dönüşü zor bir biçimde belleklere kazınmasına hizmet etmektedir. Hep söylendiği gibi dil öğreniminde amaç dilbilgisi değil dilin kendisidir. Kurallar ancak öğrenilen dilin hatasız kullanımına yardımcı olur. Dolayısıyla diğerlerinde olduğu gibi bu ünitede de kelime hazinesini artırmak, cümle kurma ve farklı anlatım becerilerini geliştirmek hadisenin merkezindedir. Gerek başta verilen “Okuma Parçası, gerekse devamındaki örnek ve alıştırmaların bu amaca hizmet etmesi düşünülmektedir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong><span style="text-decoration: none;"><span style="color: #ff6600;">DİLBİLGİSİ FİİL CÜMLESİNİN ÖGELERİ</span></span></strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Arapçada fiille başlayan cümleye fiil cümlesi denir. Söz konusu cümlenin ögelerine geçmeden önce Türkçe cümle yapısı hakkında kısaca bilgi vermemiz yerinde olacaktır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #ff6600;"><strong>Türkçe Cümle Yapısı</strong></span><br />
Türkçeden de biliyoruz ki bir cümlenin kurulabilmesi için iki temel ögeye ihtiyaç vardır: Özne ve yüklem. Bunlardan ilki olay ya da eylemi gerçekleştiren unsur, diğeri ise olay veya eylemin bizzat kendisidir. Anılan iki unsurun bir araya gelmesi bir söz öbeğine cümle diyebilmenin olmazsa olmaz koşullarıdır. Belirtilen temel ögeler yanında cümleyi anlam yönünden bütünleyici başka bir takım ögeler daha mevcuttur ki bunlara tümleyiciler anlamında tümleç adı verilir. Anılan ögeler, cümlenin kuruluşu için var olmaları zorunlu olmamakla birlikte, olay veya eylemin konusu, yeri, yönü, zamanı, şekli<br />
konusunda tamamlayıcı bir işlev görürler. Söz gelimi, “Ali okudu.” ifadesi bir cümledir. Çünkü gerek okuma ediminin kahramanı (Ali), gerekse eylemin bizzat kendisi (okudu) bir araya gelerek anlamlı bir bütün oluşturmuş durumdalar. Ancak “Ali, evde kardeşine uyku öncesi etkili bir sesle güzel bir masal okudu.” ifadesinde temel öge konumundaki “Ali okudu” cümlesi yan<br />
ögelerce yer, yön, zaman, nitelik ve konu olarak tamlanmıştır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #ff6600;"><strong>Arapça Cümle Yapısı</strong></span><br />
Sıkça değinildiği gibi Arapçada cümle ikiye ayrılır. Bu ayrım başlangıç sözcüğünün isim veya fiil olması ekseninde yapılabildiği gibi temel ögelerinin sıralanışına göre de yapılabilir. Buna göre “İsimle başlayan cümleye isim cümlesi, fiille başlayan cümleye fiil cümlesi denir” biçimindeki klâsik tanımı sürdürmek de “Öznesi yükleminden önce gelene isim cümlesi, yüklemi öznesinden önce gelene fiil cümlesi adı verilir” biçimindeki modern tanımı benimsemek de mümkündür. Geçen ünitede ele alınan isim cümlesinin özne-yüklem sıralamasına göre kurulan bir cümle tipi olduğunu öznesine mübtedâ, yüklemine de haber dendiğini hatırlattıktan sonra esas konumuz olan fiil cümlesine geçebiliriz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #ff6600;"><strong>Fiil Cümlesi ve Ögeleri</strong></span><br />
Fiil Cümlesi: Fiille başlayan, bir başka deyişle yüklemi öznesinden önce gelen cümlelerdir. Yüklemine fiil öznesine fâil denir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><span style="color: #ff6600;"><strong>Örnek</strong></span> نَامَ الطِّفْلُ : 1 (Bebek uyudu). Görüldüğü gibi ifade eylem ile sahibini bir araya getiren bir söz öbeğidir. Eylemle sahibini yani yüklemle öznenin asgari varlığının söz konusu oldukları bu tip öbeklere cümle dendiğini biliyoruz. İlgili cümleye yeniden dönersek onun uyudu anlamına gelen نَامَ fiiliyle başladığını fark ederiz. Dolayısıyla fiille başladığı için bu cümleye fiil cümlesi, ilk ögesi ( نام )’ye fiil (yüklem), ikinci ögesi ( الطفلُ )’ye ise fâil (özne) adı verilir.<br />
Fiil cümlesinin yukarıda belirtilen temel ögeleri (fiil-fâil) yanında bir de tümleyici ögeleri vardır ki bunlara mef‘ûl adı verilir. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><span style="color: #ff6600;"><strong>Örnek </strong></span>شَرِبَ الطِّفْلُ اللَّبَنَ صَبَاحًا : 2 (Bebek sabahleyin süt içti) Cümlesinde içti anlamına gelen شرب fiil, bebek anlamına gelen الطِّفْلُ fâil, süt anlamına gelen اللَّبَنَ ile صَبَاحًا ise mef‘ûl’dür.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><span style="color: #ff6600;"><strong>Örnek</strong></span> قَامَ الطُّلاَّبُ اِحْتِرَامًا : 3 (Öğrenciler saygı için ayağa kalktı) Cümlesinde ayağa kalktı anlamına gelen قام fiil, öğrenciler anlamına gelen الطلابُ fâil, saygı için anlamına gelen احترامًا ise mef‘ûl’dür.<br />
Konunun bu kısmında fiil cümlesinin ögeleri hakkında ayrıntılı bilgi vermek istiyoruz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #ff6600;"><strong>1. Fiil: </strong></span>Tek başına bir anlam ifade eden kelimelerden olup, geçmiş, şimdiki ve gelecek olmak üzere üç zamandan birine bağlı olarak bir oluş veya bir eylem bildirirler.<br />
Söz gelimi, ( فَهِمَ ) “anladı”, ( ذكََرَ ) “andı”, ( يَنْظُرُ ) “bakıyor/bakar”, ( (يَسْمَعُ “duyuyor/duyar”, ( اُخْرُجْ ) “çık”, ( اِشْرَبْ ) “iç” kelimelerinden her birinin bir oluş veya bir eylem bildirdiği görülüyor. Anılan sözcüklere fiil diyebilmemiz için anlam içeriklerini üç zamandan birine bağlı olarak ifade edip etmediklerini denetlemek durumundayız. Bu denetim sonrası onların anlam içeriklerini teşkil eden oluş veya eylemleri bir zamana bağlı olarak ifade ettiklerini tespit edersek onlara fiil diyebiliriz. Aksi takdirde fiil değil isim olarak değerlendiririz. Örneklerimiz içerisinde ilk iki sözcük “anlama” ve “anma” eylemlerinin<br />
geçmiş zamanda gerçekleştiğini; peşi sıra gelen iki sözcük “bakma” ve “duyma” eylemlerinin şimdi yapılmakta olduğunu veya geçmiş, şimdi ve gelecek tüm zamanlarda meydana gelme potansiyeli taşıdığını; son iki sözcük ise “çıkma” ve “içme” eylemlerini yakın veya uzak gelecekte yerine getirmesini muhataptan istemeyi ifade etmektedirler. Görüldüğü gibi sözcüklerin tamamı bir oluş, bir eylem bildirmesinin yanı sıra onları geniş veya sınırlı bir zaman dilimiyle ilişkilendirmektedir. İşte bu tip sözcükler Arap dilbilgisi otoriteleri tarafından fiil adıyla anılmıştır. Zamandan bağımsız oluş veya eylemler mastar olup, fiil değil, isim olarak değerlendirilirler. Söz gelimi قِرَاءَة (okumak), خُرُوج (çıkmak), طَلَب (istemek) kelimeleri her ne kadar iş, oluş veya eylem bildirseler de zamandan bağımsız oldukları için fiil değil isim olarak kabul edilirler. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">Aşağıdaki cümlelerde fiil olan sözcükleri bularak, ifade ettikleri zamanı söyleyiniz.<br />
1. بَلَغَ عَدَدُ السُّكَّانِ فِي الْمَدِينَةِ مِلْيُونَ نَسَمَةٍ.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 2. نَسْتَعْمِلُ السِّكِّينَ والشَّوْكَةَ فِي تَنَاوُلِ الْكَبَابِ.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 3. قُلِ الحَْقَّ وَلَوْ عَلَى نَفْسِكَ.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Yukarıda anlatılanlardan da kolayca anlayabileceğiniz gibi fiiller zaman bakımından üç kısma ayrılır: Mâzî, muzâri ve emir. a. Mâzî: Türkçemizdeki dili geçmiş zamanın karşılığıdır. كَافَأَ الأُسْتَاذُ خَالِدًا) ) “Hoca, Halit’i ödüllendirdi” cümlesindeki ( (كَافَأَ “ödüllendirdi” sözcüğü, ( ضَحِكَ عَلِيٌّ ) “Ali güldü” cümlesindeki ( ضَحِكَ ) “güldü” kelimesi ve ( خَرَجَ الطُّلاَّبُ مِنَ الْمُخْتَبَرِ ) “Öğrenciler laboratuardan çıktı”<br />
cümlesindeki ( خَرَجَ ) “çıktı” kelimesi birer mâzî fiildir. Başlıca Mâzî Kalıpları: Mâzî fiile özgü ve onu gerek isimden, gerekse diğer fiil çeşitlerinden (muzâri ve emir) ayırt edebilmemizi sağlayan<br />
özellikler 1. Ünitede verildiği için burada bir kez daha tekrarlamaya gerek duymuyoruz. Yalnız en çok karşılaşılan mâzî fiil kalıplarını birer örnekle tanıtmakta yarar görüyoruz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><img loading="lazy" decoding="async" src="http://www.ilahiyatarapca.com/kelimeler/mazi-kaliplari.jpg" alt="" width="499" height="341" border="0" /></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><img loading="lazy" decoding="async" src="http://www.ilahiyatarapca.com/kelimeler/kaliplar.jpg" alt="" width="503" height="108" border="0" /></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><span style="color: #ff6600;"><strong>b. Muzâri:</strong></span> Türkçemizdeki şimdiki, geniş ve gelecek zamanların karşılığı olup gelecek zaman anlamına geldiğini gösteren bir delil yoksa şimdiki ve geniş zaman karşılığında kullanılır. Başlıca Muzâri Kalıpları: Muzâri fiile özgü ve onu gerek isimden, gerekse diğer fiil çeşitlerinden (mâzî ve emir) ayırt edebilmemizi sağlayan özellikler 1. Ünitede verildiği için burada bir kez daha tekrarlamaya gerek duymuyoruz. Yalnız en çok karşılaşılan muzâri fiil kalıplarını birer örnekle tanıtmakta yarar görüyoruz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><img loading="lazy" decoding="async" src="http://www.ilahiyatarapca.com/kelimeler/muzari-kaliplar.jpg" alt="" width="516" height="439" border="0" /></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><span style="color: #ff6600;"><strong>c. Emir:</strong></span> Bir işin olmasını veya yapılmasını istemek için kullanılan fiil kipidir. ( اكُْتُبْ ) “Yaz!”, ( اِجْلِسْ ) “otur!”, ( اُدْخُلْ ) “gir!” kelimeleri emir örnekleridir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><img loading="lazy" decoding="async" src="http://www.ilahiyatarapca.com/kelimeler/emir-kaliplari.jpg" alt="" width="499" height="439" border="0" /></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><span style="color: #ff6600;"><strong>2. Fâil: </strong></span>Olmak anlamlı fiillerde olan, etmek-eylemek bildiren fiillerde ise eden, eyleyen konumundaki ögedir. Türkçedeki öznenin karşılığıdır. Arapçada fâil daima merfudur. 5. Üniteden de hatırlanacağı üzere merfû‘, tesniye (ikil) ve cem-i müzekker sâlim (düzenli eril çoğul) isimler hariç sonu zammeli anlamına gelir. Tesniyelerde sondan bir önceki “elif” ile cem-i müzekker sâlimlerde aynı özellikteki “vâv” ref alâmeti (merfû‘luk belirtisi) olan zammeye eşdeğerdir. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili fâillerle onların merfû‘luklarına delil teşkil eden ref alâmetlerini dikkatle inceleyiniz.<br />
(Çocuk bahçede oynuyor) . 1. يَلْعَبُ الْوَلَدُ فِي الحَْدِيقَةِ (Anne baba çocukların eğitimiyle ilgilenirler) . 2. يَهْتَمُّ الأَبَوَانِ بِتَرْبِيَةِ أَوْلاَدِهِمَا (Müslümanlar güneş doğmadan önce kalkarlar) . 3. يَنْهَضُ الْمُسْلِمُونَ قَبْلَ الْفَجْرِ<br />
Çeşitleri: Fâiller yukarıda görüldüğü biçimde açık isim olarak gelebildiği gibi, gizli veya açık zamir ya da başlı başına bir cümle halinde gelebilir. Bunlar üzerinde ayrı ayrı durmak konunun zihinlerde netleşmesi açısından yararlı olacaktır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #ff6600;"><strong>a. Zahir İsim: </strong></span>Cümlede açıkça belirtilen, yerine herhangi bir zamir getirilmemiş isimlerdir.<br />
<span style="color: #ff6600;"><strong>Örnek:</strong></span><br />
(Mümin Allah’a tevekkül eder) . 1. يَتَوَكَّلُ الْمُؤْمِنُ عَلَى اللهِ<br />
(Anne konuklar için sofra hazırlıyor) . 2. تُجَهِّزُ الأُمُّ الْمَائِدَةَ لِلضُّيُوفِ<br />
(İki öğrenci başarıda yarışıyor) . 3. يَتَنَافَسُ الطَّالِبَانِ فِي النَّجَاحِ<br />
(Mühendisler projeyi tamamlamaya çalışıyorlar) . 4. يُحَاوِلُ الْمُهَنْدِسُونَ إِكْمَالَ الْمَشْرُوعِ<br />
Yukarıda görüldüğü gibi fâiller açık isim oldukları takdirde sayıları ne olursa olsun fiil hep tekil gelir. Bu durumdaki fiil cümlelerinde fiilin fâile uyma zorunluluğu bir tek cinsiyet yönündendir.<br />
b. Bariz Zamir: Fiillere bitişen çekim ekleri fâil konumunda bulunan zamirlerdir. Söz konusu zamirler açıkça görüldüğü için kendilerine bariz zamir adı verilir.<br />
Fiillere bitişen bariz zamirler şunlardır:<br />
Elifu’l-isneyn: İkillik bildiren elifi demektir. Fâil olarak üç fiil tipinde de yer alır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><img loading="lazy" decoding="async" src="http://www.ilahiyatarapca.com/kelimeler/vavul-cemaa.jpg" alt="" width="505" height="611" border="0" /></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><span style="color: #ff6600;"><strong>Nûnu’n-nisve:</strong></span> Dişilik ve çoğulluk bildiren nûn harfidir. Fâil olarak üç fiiltipinde de yer alır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><img loading="lazy" decoding="async" src="http://www.ilahiyatarapca.com/kelimeler/et-taul.jpg" alt="" width="509" height="614" border="0" /></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><img loading="lazy" decoding="async" src="http://www.ilahiyatarapca.com/kelimeler/na-el.jpg" alt="" width="505" height="284" border="0" /></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">c. Müstetir Zamir: Üçüncü tekil mâzî ve muzâri çekimleri açık özneleri olmadığı takdirde, ikinci tekil eril muzâri ve emirlerle, birinci tekil ve çoğul muzâri fiillerin fâilleri gizli zamirdir. Şimdi sayıları beşi bulan bu zamirleri tanıyalım.<br />
هُوَ : Müfret müzekker gâib (üçüncü tekil eril) kişi zamiridir. Herhangi bir nedenle açık özne alamamış benzer şahıstaki mâzî ve muzâri fiillere gizli özne (müstetir fâil) olur. Açık öznenin yokluğunda arandığı için gizli özne oluşu zorunlu (vücûben) değil şarta bağlı (cevâzen) olarak değerlendirilir. (Kendisine merhameti farz kıldı) . </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">-1 كَتَبَ عَلَى نَفْسِهِ الرَّحمَْةَ(Gizlinizi ve açığınızı bilir) . </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">-2 يَعْلَمُ سِرَّكُمْ وَجَهْرَكُمْCümlelerinde öznesi açık olmayan كَتَبَ ve يَعْلَمُ fiillerinin fâili müstetir هُوَ ’dir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> هِيَ : Müfret müennes gâibe (ikinci tekil eril) kişi zamiridir. Herhangi bir nedenle açık özne alamamış benzer şahıstaki mâzî ve muzâri fiillere gizli özne (müstetir fâil) olur. Açık öznenin yokluğunda arandığı için gizli özne oluşu zorunlu (vücûben) değil şarta bağlı (cevâzen) olarak değerlendirilir. (Ölene dek onurlu biri olarak yaşadı) .</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">-1 عَاشَتْ شَرِيفَةً حَتَّى الْمَوْتِ (Günlerini dizileri izleyerek geçirir) . -2 تَقْضِي أيَّامَهَا بِمُشَاهَدَةِ الْمُسَلْسَلاَتِ Cümlelerinde öznesi açık olmayan عَاشَتْ ve تَقْضِي fiillerinin fâili müstetir<br />
هِيَ ’dir. أَنْتَ : Müfret müzekker muhatab (üçüncü tekil eril) kişi zamiridir. Benzer şahıstaki muzâri fiillere gizli özne (müstetir fâil) olur. Bu çekim kipindeki muzâriler hiçbir zaman açık özne almadıkları için gizli özne oluşu zorunlu, yani vücûbendir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><span style="color: #ff6600;"><strong>(Dilediğini hesapsız rızıklandırırsın) . </strong></span>-1 تَرزُقُ مَنْ تَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ Cümlelerinde تَرْزُقُ ve تَشَاءُ fiillerinin fâili müstetir أَنْتَ ’dir.<br />
أنَا : Nefsu’l-mutekellim vahdeh (birinci tekil) kişi zamiridir. Benzer şahıstaki muzâri fiillere gizli özne (müstetir fâil) olur. Bu çekim kipindeki muzâriler hiçbir zaman açık özne almadıkları için gizli özne oluşu zorunlu, yani vücûbendir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> (Allah’tan bağışlanma diler ve O’na tevbe ederim) . -1 أَسْتَغْفِرُ اللهَ وَأَتُوبُ إلَيْهِ Cümlelerinde أَسْتَغْفِرُ ve أَتُوبُ fiillerinin fâili müstetir أَنَا ’dir.<br />
</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">نَحْنُ : Nefsu’l-mutekellim ma‘a’l-gayr (birinci çoğul) kişi zamiridir. Benzer şahıstaki muzâri fiillere gizli özne (müstetir fâil) olur. Bu çekim kipindeki muzâriler hiçbir zaman açık özne almadıkları için gizli özne oluşu zorunlu, yani vücûbendir. (Rahmetini umar, azabından korkarız) . -1 نَرْجُو رَحمَْتَكَ وَنَخْشَى عَذَابَكَ Cümlelerinde نَرْجُو ve نَخْشَى fiillerinin fâili müstetir نَحْنُ ’dür. Zamirler mebni (sonu değişmeyen) isimlerden oldukları için fâil (özne) konumunda olduklarında merfû‘luklarını açıkça gösteremezler. Konum itibariyle (mahallen) merfû‘ sayılırlar. d. Cümle: Bazen bir cümle bir bütün olarak başka bir fiil cümlesinin fâili olabilir. Bir bütün olarak başka cümlenin ögesi olan söz konusu cümle isim cümlesi ise başına أنَّ ; fiil cümlesi ise başına أَنْ gelir. بَلَغَنَا أَنَّ الْبَرْنَامَجَ مُتَأَخِّرٌ Programın ertelendiği (haberi) bize ulaştı.<br />
يَسُرُّ الجَْمِيعَ أَنْ تَنْجَحُوا في الاِمْتِحَانِ Sınavda başarılı olmanız herkesi sevindirir. Görüldüğü gibi ilk cümle içerisinde yer alan (Program ertelenmiştir / البرنامج متأخر ) biçimindeki isim cümlesi başına gelen أنّ aracılığıyla bağımsız bir cümle olmaktan çıkıp bir bütün olarak öncesindeki fiilin fâili haline gelmektedir. Aynı şekilde (Sınavda başarılı olursunuz / تنجحُون في الامتحان ) biçimindeki fiil cümlesi başına gelen أنْ aracılığıyla bağımsız bir cümle olmaktan çıkıp bir bütün olarak öncesindeki fiilin fâili haline gelmektedir. Başka bir cümleye öge olan tüm cümleler gibi fâil durumundaki cümleler de, bu konumlarının gerektirdiği i‘râb alâmetini açıkça gösteremezler. Mahallen merfû‘ olduklarına hükmedilir. e. Câr-mecrûr: Cer harfi ile devamındaki isimden oluşan söz öbeğine câr-mecrûr adı verilir. Başlarında cer harfi bulunan mecrûr kelimeler de fâil verya nâibu’l-fâil konumunda bulunabilmektedir. Fâil pozisyonundaki kelime lafzan cer harfi dolayısıyla mecrûr, mahallen merfû‘dur. وَكَفَى بِاللهِ وَكِيلاً (Vekil olarak Allah yeter) cümlesinde ;بِاللهِ لَمْ يَنَمْ مِنْ طِفْلٍ حَتَّى يُشَاهِدَ الْمُبَارَاةَ (Maçı seyretmeden hiçbir çocuk uyumadı) cümlesinde مِنْ طِفْلٍ ifadeleri mahallen merfû‘ fâildir. 3. Mef‘ûlün bih: Bir fiil cümlesinde fiilin konusu olan ve fâilin yaptığı işten doğrudan etkilenen mansûb isme bu ad verilir. Türkçedeki nesnenin karşılığıdır. Arapçada Mef‘ûlün bih daima mansûbdur. 5. Üniteden de hatırlanacağı üzere mansûb, tesniye (ikil) ve sâlim cemi (düzenli çoğul) isimler hariç sonu fethalı anlamına gelir. Cem-i müennes sâlimlerde kesra, tesniyelerde ve cem-i müzekker salimlerde ise, sondan bir önceki harf konumundaki “yâ” nasb alâmeti (mansûbluk belirtisi) olan fethaya eşdeğerdir.<br />
</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><span style="color: #ff6600;"><strong>Örnek:</strong></span> Aşağıdaki cümlelerde altı çizili olarak gösterilmiş mef‘ûlün bihlerle onların mansûbluklarına delil teşkil eden nasb alâmetlerini dikkatle inceleyiniz.<br />
(Çocuk süt içiyor) . -1 يَشْرَبُ الْوَلَدُ الحَْلِيبَ<br />
(Anne çocukları börekle doyuruyor) . -2 تُشْبِعُ الأُمُّ الأَوْلاَدَ بِالْفَطِيرِ<br />
(Mümin her gün Kur’ân okur) . -3 يَتْلُو الْمُؤْمِنُ الْقُرْآنَ كُلَّ يَوْمٍ<br />
Çeşitleri: Mef‘ûlün bihler fâilde olduğu gibi açık isim olarak gelebildiği gibi, bitişik veya ayrık zamir ya da başlı başına bir cümle halinde de gelebilir.<br />
Bunlar üzerinde ayrı ayrı durmak konunun zihinlerde netleşmesi açısından yararlı olacaktır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #ff6600;"><strong>a. Zahir İsim:</strong></span> Cümlede açıkça belirtilen, yerine herhangi bir zamir getirilmemiş isimlerdir.<br />
(Hoca üniversitede konferans veriyor) . -1 يُلْقِي الأُسْتَاذُ مُحَاضَرَةً فِي الجَْامِعَةِ<br />
(Tren istasyonu terk etti) . -2 غَادَرَ الْقِطَارُ الْمَحَطَّةَ<br />
(İstanbul’da kütüphaneleri ziyaret ettik) . -3 زُرْنَا الْمَكْتَبَاتِ فِي إِسْتَانْبُولَ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #ff6600;"><strong>b. Mansûb Muttasıl Zamir (Bitişik Nesne Zamiri): </strong> </span>Fiile bitişen nesne zamiridir. Mebni olan tüm kelimeler gibi mahallî i‘râb alır, mahallen mansûb olduğu değerlendirmesi yapılır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><img loading="lazy" decoding="async" src="http://www.ilahiyatarapca.com/kelimeler/muttasil.jpg" alt="" width="522" height="234" border="0" /></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><span style="color: #ff6600;"><strong>c. Mansûb Munfasıl Zamir (Ayrık Nesne Zamiri):</strong></span> Yukarıdaki zamirlerin, إيَّا bitişmiş halleridir. Bu sayede fiile bitişme mecburiyetinden kurtulur, ayrı bir zamir haline gelir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> (Tek sana kulluk eder, yalnız senden yardım isteriz) . -1 إيَّاكَ نَعْبُدُ وإيَّاكَ نَسْتَعِينُ (Sizi ve onları rızıklandırırız) . -2 نَرْزُقُكُمْ وَإِيَّاهُمْ (Sana onu verdim) . -3 أعْطَيْتُكَ إِيَّاهُ<br />
<span style="color: #ff6600;"><strong>d. Cümle: </strong></span>Fâilde olduğu gibi bütün halinde bir cümle başka bir cümlenin mef‘ûlün bihi olabilir. Başka cümleye öge olan cümle isim cümlesi ise başına أَنَّ ; fiil cümlesiyse başına أنْ alır. Mef‘ûlün bih konumundaki cümleler mahallen mansûbdur.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">(Çarşıya gitmek istiyorum) . -1 أُرِيدُ أَنْ أَذْهَبَ إِلَى السُّوقِ<br />
(Bana kendisinin lisede öğretmen olduğunu söyledi) . -2 أَخْبَرَنِي أنَّهُ مُعَلِّمٌ فِي الثَّانَوِيَّةِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #ff6600;"><strong>e. Câr-mecrûr: </strong></span>Cer harfi ile devamındaki isimden oluşan söz öbeğine câr-mecrûr dendiğini öğrenmiştik. Söz konusu öbek tümleç olarakkullanıldığında dolaylı tümleç anlamında mef‘ûlün bih gayru sarih adını alır ve lafzan mecrûr, mahallen mansûb olur.<br />
(Koca hanımına çiçek getirdi) . -1 أَتَى الزَّوْجُ زَوْجَتَهُ بِالأَزْهَارِ<br />
(Hüseyin köye gitti) . -2 ذَهَبَ حُسَيْنٌ إِلَى الْقَرْيَةِ<br />
(Askerler vatanı savundu) . -3 دافَعَ الجُْنُودُ عَنِ الْوَطَنِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Kurallara uygun bir fiil cümlesinde diziliş “Fiil – Fâil – Mef‘ûl” biçimindedir.<br />
Söz gelimi ( يُحِبُّ اللهُ الْمُؤْمِنَ ) “Allah mümini sever” cümlesinde ( يُحِبُّ ) fiil, ( (اللهُ<br />
fâil ve ( الْمُؤْمِنَ ) mef‘ûldür.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://fasiharapca.com/arapcada-fiil-cumlesi-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri-2/14805">FİİL CÜMLESİ   &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://fasiharapca.com">Fasih Arapça</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Harf-i Cerler &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</title>
		<link>https://fasiharapca.com/arapcada-harf-i-cerler-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14806</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Mar 2014 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıköğretim İlahiyat Arapça 1. Dönem Dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aöf İlahiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fasiharapca.com/?p=14806</guid>

					<description><![CDATA[<p>Harf-i cerler isimlerinden de anlaşılacağı üzere, kelimenin türlerinden biri olan harf grubuna girerler. Bu harflerin kendi başlarına anlamları yoktur ve söz ifade etmesi amacıyla tek başlarına kullanılmamaktadırlar. Çünkü hiçbir nesne veya harekete işaret etmemektedirler. Ancak cümlenin oluşumunu sağlayan temel unsurlardan biridirler. Anlamı olan kelimelerle birlikte kullanılarak onları birbirlerine bağlarlar ve bir gramer görevi görürler. Kelimeler &#8230;</p>
<p><a href="https://fasiharapca.com/arapcada-harf-i-cerler-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14806">Harf-i Cerler &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://fasiharapca.com">Fasih Arapça</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Harf-i cerler isimlerinden de anlaşılacağı üzere, kelimenin türlerinden biri olan harf grubuna girerler. Bu harflerin kendi başlarına anlamları yoktur ve söz ifade etmesi amacıyla tek başlarına kullanılmamaktadırlar. Çünkü hiçbir nesne veya harekete işaret etmemektedirler. Ancak cümlenin oluşumunu sağlayan temel unsurlardan biridirler. Anlamı olan kelimelerle birlikte kullanılarak onları birbirlerine bağlarlar ve bir gramer görevi görürler. Kelimeler bu harfler vasıtasıyla birbirleriyle kenetlenerek yeni bir anlam oluştururlar. Fiil ve fâilden, mübteda ve haberden oluşan temel cümle yapıları</span><br />
<span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> harf-i cerler vasıtasıyla genişleyip büyük cümlelere dönüştürülür, böylece anlam dallanıp budaklanır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Harfi cerler isimleri fiillerden ayıran özelliklerden biridir. Zira isimler başlarına harf-i cer alır, fiiller ise harf-i cer almazlar. İsimler başlarına gelen harf-i cerler sebebiyle mecrûr olurlar, fiiller ise hiçbir zaman mecrûr olmaz, temel cer alameti olan kesrayı hiç almazlar. Harf-i cerlerin tek başlarına anlamları olmamakla birlikte cümle içinde kelimelerle birlikte kullanılırken anlam kazanırlar. Bunlar isim ve fiilleri birbirlerine kenetleyen yardımcı kelimelerdir. Harfi cerlerin bağlı bulundukları, anlamlarını isimlere ulaştırdıkları kendilerinden önce gelen bir fiile, şibih fiile veya mana fiile ihtiyaçları vardır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Bazı fiiller mef’ullerini alırken bu mef‘ulleri doğrudan alamaz harfi cervasıtasıyla alabilirler. Bu fiillerin yararlandıkları harf-i cerlere göre anlamları değişir. Bu sebeple sözlüklerde filler birlikte kullanıldıkları harfi cerlerle anlamlandırılmışlardır. Sözlüklerden yararlanırken buna dikkat etmek gerekmektedir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong><span style="text-decoration: none;"><span style="color: #ff6600;"> DİLBİLGİSİ HARF-İ CERLER </span></span></strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong><a style="text-decoration: none;" title=" DİLBİLGİSİ HARF-İ CERLER Harf-i Cer, Câr-Mecrûr" href="http://www.ilahiyatarapca.com/aof-ilahiyat-arapca-1/fiil-cumlesinin-ogeleri.html"><span style="color: #ff6600;">Harf-i Cer, Câr-Mecrûr</span></a></strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Harf-i cere “câr”, kendisinden sonra gelen isme ise “mecrûr” denir. Mecrûr isim, harf-i cerin etkisi ile irâbı değişmiş ve mecrûr olmuş kelime anlamına gelmektedir. Harf-i cerler önüne geldikleri isim soylu kelimeleri mecrûr yapmaktadırlar. Mecrûr olma ismin yapısına göre farklı işaretlerle (alamet) olmaktadır. Bu hususa “Mecrûr İsimlerin İrâbı” bölümünde değinilecektir.<br />
Klasik Arapça dilbilgisi eserlerinde yirmi kadar harf-i cerin adı ve kullanımından bahsedilmiştir. Bunlar şu harflerden oluşmaktadır:<br />
(بِ ، مِنْ ، إلى ، عَنْ ، عَلَى ، فِي ، كَ ، لِ ، حَتّى ، رُبَّ ، حَاشَا ، خَلاَ ، عَدَا ، مُذْ ، مُنْذُ ، وَاوُ القَسَمِ، تَاءُ القَسَمِ، كَيِمَه، لَوْلا، لَعَلَّ)</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Ancak günümüz Arapçasında on iki kadar harf-i cer sıklıkla kullanılmaktadır:</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (بِ ، مِنْ ، إلى ، عَنْ ، عَلَى ، فِي ، كَ ، لِ ، حَتّى ، رُبَّ ، مُذْ-مُنْذُ ، واوُ القَسَمِ) Bu harfi cerlerden ( كَ ، حَتّى ، رُبَّ ، مُذْ-مُنْذُ ، وَاوُ القَسَمِ ) sadece açık (zâhir) isimlerin başına gelir zamirlerin başına gelmezler; ، ◌ِ (بِ ، مِنْ ، إلَى ، عَنْ ، عَلَى ، لَ فِي) harf-i cerleri ise hem açık isimlerin hem de zamirlerin başına gelirler. Aşağıdaki cümlelerde harf-i cerleri ve önüne geldikleri isimlerin türlerini (açık<br />
isim/zamir) belirtiniz:<br />
1. ذَهَبَتْ زَيْنَبُ إلى الْمَدْرَسَةِ.<br />
2. رَأى أحمَْدُ سَلِيماً وسَلَّمَ عَلَيْهِ.<br />
3. أخَذْتُ الكِتَابَ مِنْ سَمِيرٍ.<br />
4. رَأي أحمَْدُ كَلْبَاً وابْتَعَدَ عَنْهُ.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> </span></p>
<p><span style="text-decoration: none; font-weight: bold; font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><span style="color: #ff6600;">Müte‘allak</span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Harf-i cerler kendilerinden önce gelen fiil, fiil soylu isimler ve mana fiilleri kendilerinden sonra gelen isimlere bağlarlar. Harf-i cerin bağlı bulunduğu fiil, fiilden türemiş kelime (şibih fiil) veya mana fiile müte‘allak denir. Müte‘allak almayanlar dışında her harf-i cere muhakkak bir müte‘allak lazımdır. Müte‘allaka ihtiyaç duyan harf-i cerlere aslî harf-i cerler denir. Müte‘allakın harf-i cerden önce gelmesi asıldır. Bunu örnekler üzerinde gösterelim:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Kalemle yazdım). 1. كتَبْتُ بِالْقَلَمِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Ben kalemle yazıyorum). 2. أنا كاتِبٌ بالقلمِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Tembellere yazıklar olsun). 3. أُفٍّ لِلْكُسَالَى</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Birinci örnekte yazmanın kalemle gerçekleştirildiği belirtilmiştir. Burada بِ) ) harf-i cerinin müte‘allakı ( كَتَبَ ) fiilidir, harf-i cer, yazma fiilinin kalemle gerçekleştirildiğini ifade etmek için fiil ile isim arasında irtibatı sağlamıştır. İkinci örnekte ( بِ ) harf-i ceri ( كاتِبٌ ) kelimesinin anlamını ( القلم ) ile bağlantılı kılmış (kalemle yazan) anlamını ortaya çıkarmıştır. ( كاتِبٌ ) kelimesi fiilden türemiş bir isim olup ism-i fâildir, ( بِ ) harf-i cerinin müteallakıdır. Üçüncü örnekte ( أفٍّ ) kelimesi mana-i fiildir. Bu tür fiiller şahıs zamirleri ve zaman kiplerine göre çekimi olmayan tek yapı üzerinde (câmid) kullanılan fiillerdir.<br />
Fiil “öf, vah, yazık” anlamındadır. Bu fiilin anlamını ( لِ ) harfi ceri ( (الكسالى ismiyle bağlantılı kılmıştır, harf-i cerin müte‘allakı ( أفٍّ ) mana fiilidir. Bazı cümlelerde harf-i cerlerin müte‘allakları cümlenin anlamı içinde bulunsa bile açık olarak cümlede yer almazlar. ) (كائنٌ ، حاصِلٌ ، مَوْجُودٌ ، ثابت مُسْتَقِرّ .“Olan, meydana gelen, bulunan, sabit olan” gibi umumi anlam taşıyan bu tür müte‘allaklar cümleden düşmüştür (mahzûfturlar). Bu tür câr ve mecrûrlara zarf-ı müstakar denmektedir. . الطلابُ في الحَدِيقَةِ cümlesinde ( في) harf-i cerinin müte‘allakı düşmüştür, cümle içinde kullanılmamaktadır, ancak<br />
anlam verirken cümlede müte‘allak varmış gibi الطلابُ مَوْجُودُون في لحدِيقةِ şeklinde anlamlandırılmaktadır. Cümlenin anlamı “Öğrenciler bahçededirler.(bahçede mevcutturlar) şeklindedir. Şu örneklere de dikkat ediniz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Mü’min cennettedir (olur). ( 1. المؤُْمِنُ في الجَْنّةِ. (المؤُْمِنُ كائِنٌ في الجنةِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Kalem kitabın üzerindedir.( 2. القَلَمُ على الكِتابِ (القلمُ ثابِتٌ على الكتابِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Kitap çantadadır. ( 3. الكِتاُبُ في الحَقِيبةِ (الكتابُ موجُودٌ في الحقيبةِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Harf-i cerlerden ( بِ ، مِنْ ، كَ ) harfleri bazen cümlelerde fiil ve fiilden türemiş kelimeleri isimlere bağlamak için değil de cümlede anlamı kuvvetlendirmek için kullanılırlar, bu harf-i cerlere “zâit harf-i cer” denir. Çünkü bunlar cümleden düşürüldükleri zaman cümlenin anlamında her hangi bir bozulmaya sebep olmamaktadırlar. Zâit harf-i cerlerin müte‘allakları yoktur, sadece cümlede anlamı pekiştirme görevi görürler. Genellikle bu harfi cerler olumsuz cümlelerde ve ( هَلْ ) soru edatından sonra gelirler; zait harf-i cerlerden بِ) ) harf-i cerinin mecrûru nekre olur. Aşağıdaki örneklere dikkat ediniz.<br />
Parantez içinde harf-i cerlerin cümleden düşürülmesinden sonra cümlelerin durumları da gösterilmiştir:<br />
Bize kimse gelmedi. ( 1. ماجَاءَنا مِنْ أحَدٍ (ما جاءنا أحَدٌ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Kaçmak cesaret değildir.( 2. لَيسَ الهرُُوبُ بِشَجاعَةٍ (ليسَ الهرُُوبُ شَجاعَةً</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Hiçbir şey onun benzeri değildir. .( 3. ليسَ كَمِثْلِهِ شيءٌ (ليس مِثْلَهُ شيءٌ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> 4. هَلْ رَأيْتَ مِنْ أحَدٍ؟ (هَلْ رأيْتَ أحَداً)</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> 5. لا تُدْخِلْ عَلّيَ مِنْ أحدٍ (لا تُدْخِلْ عليّ أحداً)</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Harf-i cerlerin müte‘allakları ile ilgili olarak M. Meral Çörtü (İstanbul:2009) Arapça Dilbilgisi (Nahiv) kitabına bakınız.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Aşağıdaki cümlelerde harf-i cerlerin müte‘allaklarını belirtiniz.<br />
1. اِبْتَعِدْ عَنِ السُّكَّرِ.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> 2. ذَهَبَ الطُّلابُ إلى المدَْرَسَةِ.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> 3. ما جاءَنَا مِنْ بَشِيرٍ.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> 4. سَعِيدٌ في الغرفةِ يَقْرأُ القرآنَ.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> 5. عائشةُ في المصَُلّى تُصَلّي الصلاةَ.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong><span style="text-decoration: none;"><span style="color: #ff6600;">Harf-i Cerlerin Geçişsiz Fiilleri Geçişli Yapması</span></span></strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Bazı harf-i cerler geçişsiz fiilleri (lâzım) geçişli fiillere (müteaddi) dönüştürmektedirler. Geçişsiz fiiller özneleri ile anlamları tamam olan, mef‘ûle ihtiyaç duymayan fiilerdir. Bazı harf-i cerler geçişsiz fiilleri geçişli hale getirmektedir. ( ذَهَبَ أحمدُ ) “Ahmet gitti” cümlesinde ( ذَهَبَ ) fiili geçişsiz bir fiildir. (. ذهَبَ أحمَْدُ بِالْمَرِيضِ إلى الطبيب ) “Ahmet hastayı doktora götürdü” dediğimizde ise ( بِ) cer harfi fiilin anlamını “götürdü” şeklinde değiştirmekte yani fiili geçişli hale getirmektedir.<br />
Aşağıdaki örnekte de yine geçişsiz fiil harf-i cer vasıtasıyla geçişli hale gelmektedir:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Ahmet geldi. . أتَى أحمدُ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Ahmet kitaplarını getirdi.. أتى أحمدُ بِكُتُبِهِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Fiiller birlikte kullanıldıkları harf-i cerlere göre farklı anlamlar kazanmaktadırlar. Bu sebeple fiillerin anlamlarına bakarken kullanıldığı harfi cerle birlikte kazandığı anlama dikkat edilmelidir. Sözlüklerde fiiller<br />
kullandıkları harf-i cerlere göre anlamlandırılmıştır. Sıra Sizde 3: Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere gelebilecek uygun harf-i cerleri listeden seçiniz. Harf-i cerleri seçerken sözlükten yararlanınız.<br />
(بِ ، عَنْ ، عَلَى ، إلَى ، عَنْ)<br />
1. شَعَرَ هِشامٌ &#8230;.ألٍَم شَديدٍ في صَدْرِهِ.<br />
2. تَغَيَّبَتْ عائشَةُ &#8230;.الْمَدْرَسَةِ مُنْذُ يَوْمَيْنِ.<br />
3. أبْعَدْتُ الطِّفْلَ &#8230;. طَرِيقِ السَّيَّاراتِ.<br />
4. يَحْرِصُ الْمُسْلِمُ &#8230;. رِضاءِ رَبِّهِ.<br />
5. اسْتَمَعَ الطُلابُ &#8230;. الأُسْتاذِ بِدِقَّةٍ.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong><span style="text-decoration: none;"><span style="color: #ff6600;">Mecrûr İsimlerin İrâbı</span></span></strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Harf-i Cerler her türlü ismin başına gelip onları mecrûr yaparlar. İsimlerin mecrûr olma şekilleri farklı farklıdır. İsimler yapılarına göre farklı şekillerde mecrûr olurlar. Burada isim türlerine göre mecrûr oluş biçimleri üzerinde durulacaktır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> 1. Müfred müzekker ve müennes (tekil eril ve dişil) isimler, cem-i teksirler (kuralsız/kırık çoğullar), cem-i müennes sâlimler (kurallı dişil çoğullar) kesra ile mecrûr olurlar. Bu isimlerin başlarına gelen harf-i cer sebebiyle sonları kesra ile harekelenir:</span><br />
<span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">  </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">(Ali nehirde yüzdü.). سَبَحَ عَلِيٌّ في النَّهْرِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Tarlada iki çiftçi vardır.) . في الْمَزْرَعَةِ فَلاَّحانِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Adam kumların üzerine uzandı.) . رَقَدَ الرّجُلُ على الرِّمالِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> ألْقَى الْمُدِيرُ الخطابَ على الْمُوَظَّفاتِ.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Müdür bayan memurlara konuşma yaptı.)</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Birinci örnekte ( النَّهْرِ ) kelimesi müfred müzekker, ikinci örnekte ( (الْمَزْرَعَةِ kelimesi müfred müennes, üçüncü örnekte ( الرِّمالِ ) kelimesi cem-i teksir, dördüncü örnekte ( الْمُوَظَّفاتِ ) kelimesi cem-i müennes salim olup bu isimlerin hepsi başlarına gelen harf-i cerler sebebiyle kesra ile mecrûr olmuşlardır. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">2. Tesniye müzekker ve müennes (eril ve dişil ikil) isimler cezimli “ya- ” يْ ile mecrûr olurlar:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Ödül iki kazanana verildi) . قُدِّمَتْ الجائزةُ لِلفائِزَيْنِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> سَلَّمْتُ على الطالِبَتَيْنِ في الحَدِيقةِ.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Bahçedeki iki bayan öğrenciye selam verdim)</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Birinci örnekte yer alan ( لِلفائِزَيْنِ ) kelimesi tesniye müzekker, ikinci örnekteki ( الطالِبَتَيْنِ ) kelimesi tesniye müennes yapısında isim olup her iki isim başlarına gelen harf-i cer sebebiyle cezimli ( يْ) ile mecrûr olmuşlardır. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">3. Cem-i müzekker sâlimler (kurallı eril çoğullar) sakin “ya- ي ” ile mecrûr olurlar:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Avukat sanıkları savunuyor). يُدَافِعُ الْمُحامِي عَنِ الْمُتَّهَمِين</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Müdür yeni memurları övdü). أَثنَى المدُِيرُ على الموَُظَّفِين الجُدُدِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Birinci örnekte ( المتَُّهَمِين ) kelimesi ( المتَُّهَم ) kelimesinin çoğuludur, cem-i müzekker sâlimdir, başına gelen ( عَنْ ) harf-i ceri sebebiyle sakin “ye” ( (ي harfi ile mecrûr olmuştur. İkinci örnekteki ( الموَُظَّفِين ) kelimesi ( (الموَُظَّف kelimesinin çoğuludur, cem-i müzekker sâlimdir, sakin “ye” ( ي) ile mecrûr olmuştur.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> 4. İsm-i mevsuller, zamirler, ism-i işaretler, soru isimleri (esmâu’listifhâm) gibi mebnî isimler, son harekeleri üzerine mebnî (harekesi hiç değişmeyen) oldukları için başlarına harf-i cer geldiği zaman mahallen mecûr<br />
olurlar.<br />
(Ailem ziyaretine gelene sevinir.)  تَفْرَحُ أُسْرَتِي بِمَنْ يأتِي لِزِيارَِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Top oynayanlara selam verdim.). سَلَّمتُ على الذين يَلْعَبُون كُرَةَ القَدَمِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Çalışman gerekir.). يَجِبُ عَلَيْكَ أنْ تَجْتَهِدَ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Bu adamlardan uzaklaştım). اِبْتَعَدْتُ عَنْ هؤلاء الرِّجالِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Halit bu mescite gitti.). ذَهَبَ خالِدٌ إلى هذا المسَْجِدِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Bunu niçin yaptın?) ؟ لِمَ فَعَلْتَ هذا</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Bu yaz nereye seyahat ediyorsun?)؟ إلى أيْنَ تُسافِرُ هذا الصيْفَ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Yukarıdaki örneklerden birinci örnekte ( مَنْ ) kelimesi, ikinci örnekte ( (الذين kelimesi ism-i mevsul olup harekesi hiçbir surette değişmeyen mebnî kelimelerdendir. Başlarına gelen harf-i cerler sebebiyle mecrûr olmuşlardır, ancak mebnî oldukları için mahallen mecrûr kabul edilmişlerdir. Üçüncü ve dördüncü örnekte harfi cer zamirin başına gelmiştir. Zamirler mebnî isimlerdendir. Üçüncü örnekte ( كُمْ ) zamiri başında bulunan ( لَ ) harf-i ceriyle, dördüncü örnekte ( كَ) zamiri ( على ) harf-i ceriyle mecrûr olmuştur, ancak zamirler mebnî oldukları için mahallen mecrûr olmaktadırlar. Beşinci örnekte bulunan ( هؤلاء ), altıncı örnekte bulunan ( هذا ) kelimeleri ism-i işarettirler, mebnî isimlerdendirler. Başlarına gelen ( عَنْ ) ve ( إلى ) harf-i cerleri ile mecrûr olmuşlardır. Ancak mebnî oldukları için mahallen mecrûrdurlar. Yedinci ve sekizinci örneklerde harf-i cerler soru isimlerinin başlarına gelmişlerdir. Soru isimleri mebnîdirler. Yedinci örnekteki ( ما ) başına gelen ( لِ ) harf-i ceriyle, sekizinci örnekte ( أيْنَ ) soru isimi ( إلى ) harf-i ceriyle mecrûr olmuşlardır. Mebnî oldukları için mahallen mecrûrdurlar.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> 5. Maksûr isim son harfi elif olup kendisinden önceki harfin harekesi fetha olan isimdir. Maksûr isimler elif harfinde mukadder (var sayılan) kesra ile mecrûr olurlar. Menkûs isim son harfi “ya” ( ي) olup kendisinden önceki harfin harekesi kesra olan isimdir. Menkûs isimler “ya” ( ي) harfinde mukadder kesra ile mecrûr olurlar. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Çoban sopayı tuttu . أمْسَكَ الرّاعِي بالْعَصا</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Hastanede birçok doktor vardır . في الْمُسْتَشْفى كَثِيرٌ من الأطِبّاءِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Musa (a.s.) vadiye doğru geldi . أقْبَلَ مُوسى عليه السلام إلى الوادِي</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Postacıdan mektubu aldım . أخَذْتُ الرسالة مِنْ ساعِي البَرِيدِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Yukarıdaki cümlelerde birinci cümlede ( الْعَصا ) kelimesi, ikinci cümlede الْمُسْتَشْفى) ) kelimesi ism-i maksûrdur. Başlarına gelen ( بِ ) ve ( في) harf-i cerleri ile mecrûr olmuşlardır. Ancak bu iki ismin sonunda bulunan elif kesra harekesinin okunmasına mani olduğu için mukadder kesra ile mecrûrdurlar. Üçüncü örnekte ( الوادِي ) kelimesi, dördüncü örnekte ( ساعِي ) kelimeleri ism-i maksûr olup başlarına gelen ( إلى ) ve ( مِنْ ) harfi cerleri ile mecrûr olmuşlardır. Ancak kelimelerin sonunda bulunan ( ي) harfi harekenin ortaya çıkmasına engel olduğu için mukadder bir kesra ile mecrûrdurlar.<br />
</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">6. Harf-i cerler fiillerin başlarına gelmezler, bu yüzden fiillerin irâb yönünden mecrûr olma durumları yoktur. Ancak fiili muzârilerin başına ( (أنْ mastar harfi geldiği zaman fiili muzârileri bu harf mensûb yaptığı gibi anlamını da mastara çevirmektedir. Bu tür mastarlara te’villi mastar (masdarı müevvel) adı verilmektedir. Fiili muzârinin başına açık olarak veya gizli olarak ( أنْ ) harfi gelmektedir. ( حَتّى،لِ ) harfi cerlerinden sonra gelen fiili muzârilerde gizli ( أنْ ) mastar harfi bulunduğu kabul edilmektedir. Bu tür fiili muzâriler açık veya gizli ( أنْ ) harfi ile mansûb olmakla birlikte mastar hükmünde oldukları için başlarına gelen harf-i cer sebebiyle mahallen mecrûrdurlar.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Kurtarmak için ona koştum). أسْرَعْتُ إليهِ لِأُنْقِذَهُ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> أذهبُ إلى المكتبةِ لِأشْتَرِيَ بعض الكتبِ.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Birkaç kitap almak için kitapçıya gidiyorum)</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Birinci örnekte ( لِأُنْقِذَهُ ) fiili muzârisi ( لِ ) harf-i cerinden sonra gelen gizli أنْ) ) ile mensup olmuştur. Ancak fiili muzâri gizli ( أنْ ) ile te’villi mastara dönüştüğü için başına gelen harf-i cer sebebiyle mahallen mecrûrdur. İkinci örnekte geçen ( لِأشْتَرِيَ ) fiili muzâri gizli ( أنْ ) ile mansûb olmuş, bu harfle te’villi mastara dönüştüğü için başına gelen harf-i cerle mahallen mecrûr olmuştur.<br />
</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">7. Harf-i cerler esmâ-i hamse (beş isim) dediğimiz ( (أبٌ، أخٌ،حَمٌ، فَمٌ ،ذُو kelimelerinin başlarına geldiklerinde bu kelimeleri harf ile mecrûr yapmaktadırlar. Ancak bu kelimeler müfred (tekil) olup mütekellim “ya”sı ي) ) dışında bir kelimeye muzaf oldukları zaman irabları harf ile olmaktadır. Bu şartları taşıyan yukarıdaki beş isimden birinin başına harf-i cer geldiği zaman bu isimler sakin “ya” ( ي) harfi ile mecrûr olmaktadırlar.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Dün kardeşine uğradım. مَرَرْتُ بِأخِيكَ أمسِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Her şeyde babana dayanma. لا تَعْتَمِدْ على أبيك في كلِّ شئٍ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Birinci örnekte ( أخيكَ ) kelimesi beş isimden biri olup ( كَ) muhatap zamirine muzaf olmuştur, başına gelen ( بِ ) harf-i ceri sebebiyle sakin ( ي) harfi ile mecrûr olmuştur. İkinci örnektedi ( على أبِيكَ ) kelimesinin irâbı da öncekikelime gibidir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong><span style="text-decoration: none;"><span style="color: #ff6600;">Harf-i Cerler ve Cümleye Kattıkları Anlamlar</span></span></strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Harfi cerlerin tek başlarına anlamları olmamakla birlikte cümle içinde kullanıldıklarında cümleye bazı anlamlar kazandırırlar. Burada kısaca cümlelere kazandırdıkları bu anlamlar üzerinde durulacaktır.<br />
بِ) ) : Müte‘allakını mecrûruna bağlama, bitiştirme; vasıta ve araç olma; sebep-neden anlamlarını ifade eder; fiili geçişli yapar; yer ve zaman zarfı gibi anlamlara gelir. Arapça cümleyi Türkçeye çevirirken bu harf genellikle ile, için, sebebiyle, -e, -a, -de, -da, vasıtasıyla, -den, için, -den dolayı gibi gibi eklerle çevrilir:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Dün fakülteye uğradım). مَرَرْتُ أمسِ بِالْكُلِّيَّةِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Dersi bilgisayarla(vasıtasıyla) yazdım). كَتَبْتُ الدرسَ بالحاسوبِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Öğrenciler yaz tatiline (nedeniyle) sevindiler). فَرِحَ الطلابُ بالعطلةِ الصّيْفيّةِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Hasta kliniğe gitti). ذهب المريض إلى العيادَةِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Hastayı kliniğe götürdüm). ذهبْتُ بالمرَِيض إلى العيادة</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Mescitte oturdum. -Mekân zarfı anlamında-). جلستُ بالمسَْجِدِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> الدّيْنُ هَمٌّ بالليلِ وذُلٌّ بالنّهارِ.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Borç gece vaktinde tasa, gündüz ise zillettir. -Zaman zarfı anlamında-) مِن) ) : Bu harfi cer zaman ve mekân yönünden fiilin başlaması; bir bütünden bir miktar bildirme; sebep bildirme; tür bildirmede kullanılır. Mecrûr isme –den, -dan, -in, -un, -nin, -nun, -nın bazısı, -den bazısı, -e mahsus, -e ile ilgili, -den itibaren, -den dolayı, -ın yüzünden anlamlarını kazandırır:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Öğrenci fakülteden eve kadar yürüdü). مَشَى الطالِبُ مِنْ الكُلِّيةِ إلى بَيْتِهِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Ahmet Cuma günü hasta oldu). مَرِضَ أحمدُ مِنْ يَومِ الجُمعَةِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Zenginliğin bir miktarını fakirliğe sakla). اِدَّخِرْ مِنْ غِناكَ لِفَقْرِكَ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Çocuk karnındaki ağrı sebebiyle ağladı). بكَى الوَلَدُ مِنْ الوَجَعِ في بَطْنِهِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Ahmet annesine altın(dan) bir yüzük aldı). اِشْتَرَى أحمدُ لِأُمِّهِ خَاتَماً مِنْ ذَهَبٍ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> إلَى) ) : Zaman ve makân açısından bitişi; yönelme; parçalara ayırma; ait, mahsus, yanında anlamlarından kullanılır. Çevirirken kelimeye –e, -a, -ye, &#8211; ya, -e doğru, -e kadar, ile, beraber, göre, nezdine anlamlarını ifade eder: (Bu gece güneş doğana kadar uyudum). نِمْتُ هذه الليلةَ إلى طُلُوعِ الفَجْرِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Seni akşama kadar bekledim). اِنتَظَرْتُكَ إلى الْمَسَاءِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Ahmet çarşıya doğru yürüdü). سَارَ أحمَدُ إلى السُّوقِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Kitap bir takım bölümlere ayrılıyor). يَنْقَسِمُ الكِتابُ إلى فصولٍ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Koca ailenin çobanıdır, işi ona aittir). الزَّوجُ راعي الأُسْرَةِ وأمْرُها إليهِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Dinlenmek için ağacın yanına gittim). ذَهَبْتُ إلى الشجَرَةِ لِأَسْتَرِيحَ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> عَنْ) ) : Uzaklaşma, ayrılma; bir şeyin kaynağı, çıkışı; sebep, neden anlamlarına kullanılır. Mecrûra –den, -dan, tarafından, -e dair, -e nazaran, yoluyla, -nin nakliyle, sonra, -den dolayı anlamlarını kazandırır:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Öğrenciler okuldan uzaklaştılar). ابْتَعَدَ الطُّلابُ عَن المَدرَسَةِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Haberi öğrencilerden duydum). سَمِعْتُ الخَبَرَ عن الطلابِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Sana beni istediğin için geldim). حَضَرتُ إليكَ عَنْ طَلَبٍ مِنك</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> عَلَى) ) : Üstünde, üzerinde; uzaklık; sebep bildirir. Mecrûra üzerinde, üstünde, içinde, -e, -a, -de, -da durumunda, sebebiyle anlamlarını katar:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Baba kanepenin üstünde oturuyor). يجلِسُ الأبُ على الأريكةِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Orman beşyüz metre uzaktadır) . تَقَعُ الغابةُ على خمَْسِمِائةِ مِتْرٍ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (İyilik yapana iyiliği için teşekkür ediyorum). أشْكُرُ المحُْسِنَ عَلَى إِحْسانِهِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> لِ) ) : Sahiplik; ait olma, ona özel olma; sebep, neden anlamlarını ifade eder. Mecrûra için, adına, sebebiyle, -den dolayı, maksadıyla anlamlarını katar:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Hocanın birçok kitabı vardır) . لِلأُسْتاذِ كُتُبٌ كَثِيرَةٌ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Hamd, Allah’a mahsustur) . الحَمْدُ لِلهِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Kazanmak ihtiyacı karşılamak için zorunludur) . الاِكْتِسابُ ضَرُورِيٌّ لِدَفْعِ الحاجةِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> فِي) ) : Mekan ve zaman zarfı; sebep; beraber ve birlikte anlamlarında kullanılır. İçinde, -de, -da, -e dair, ile ilgili, için, uğruna, birlikte anlamlarınıkazandırır:<br />
(Hoca odasında oturuyor). يَجْلِسُ الأستَاذُ في غُرْفَتِهِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Sabahleyin bürosuna gitti) . ذَهَبَ إلى مَكْتَبِهِ في الصباحِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Adam hapse hırsızlık yüzünden girdi.). دَخَلَ الرجُلُ السِّجْنَ في السَّرِقَةِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Başkan maiyetiyle birlikte çıktı). خرَجَ الرئيسُ في مَوْكِبِهِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> كَ) ) : Benzetme ve detaylandırma için kullanılır. Gibi, benzer, şekilde, şeklinde gibi anlamları kazandırır:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Halit aslan gibi atıldı) . وَثَبَ خالدٌ كَالأَسَدِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> الفَواكِهُ كالعِنَبِ والبرُتُقالِ والتُّفَاحِ مُفِيدَةٌ لِلصِّحَةِ.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Üzüm, portokal, elma gibi meyveler sağlığa yararlıdır)</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> حَتَّى) ) : Zaman ve mekânda bitişi, sona varışı bildirir. Genellikle –e, -a, &#8211; de, -da, -e kadar, -ıncaya kadar, -ene dek gibi anlamlar kazandırır:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Sabaha kadar maçı izledik) . شاهَدْنا الْمُباراةَ حتّى الصُبحِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Tepeye kadar yürüyeceğim) . سَأَمْشِي حَتَّى الرَّبْوَةِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> رُبَّ) ) : Çokluk veya azlık bildirir. Belki, nice, birçok, pek az, nadiren gibi anlamları kazandırır:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Çok az faziletli adamla karşılaştım.) . رُبَّ رَجُلٍ فاضِلٍ لَقِيْتُهُ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Nice ilim sahibine fayda vermemiştir.) . رُبَّ عِلمٍ لم يَنْفَعْ صاحِبَهُ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> مُذ، مُنْذُ) ) : Bu iki harf-i cer –den beri, -den bu yana, itibaren anlamlarında kullanılırlar:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Cuma gününden beri onu görmedim) . ما رَأيْتُهُ مُذْ يَوْمِ الجُْمعَةِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Onunla üç günden beri konuşmadım) . لَمْ أُكَلِّمْهُ مُنْذُ ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> واوُ القَسَمِ) ) : Yemin vavıdır, vallahi, andolsun, yemin ederim ki gibi anlamlar içerir:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> (Vallahi mektubu okumadım) . واللهِ ما قَرَأتُ الرِّسَالَةَ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Harf-i cerlerin önlerindeki isimlere etkide bulunup mecrûr yapabilmeleri için harf-i cerle mecrûr isim arasına başka bir kelimenin girmemesi gerekir. Harf-i cerle ismi arasına başka bir kelime girdiği zaman harf-i cerler o isme etkide bulunup mecrûr yapamazlar.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://fasiharapca.com/arapcada-harf-i-cerler-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14806">Harf-i Cerler &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://fasiharapca.com">Fasih Arapça</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSİM TAMLAMASI  &#8211; MUZAAF MUZAAFUN İLEYH &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</title>
		<link>https://fasiharapca.com/arapcada-isim-tamlamasi-muzaaf-muzaafun-ileyh-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14807</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Mar 2014 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıköğretim İlahiyat Arapça 1. Dönem Dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aöf İlahiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fasiharapca.com/?p=14807</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; İsim Tamlaması الإِضَافة Bütün dillerde olduğu gibi Arapça’da da cümleler çeşitli kelimelerden oluşmaktadır. İster fiil ister isim cümlesi olsun, bunları oluşturan unsurlar fiil, isim ya da harf türlerinden birine girer. Yine, kullandığımız isim türündeki sözcükler, cümlelerde, değişik terkipler şeklinde karşımıza çıkabilir. Bu terkiplerden yaygın olarak kullanılan ikisi “Sıfat” ve “İzâfet” terkipleridir. Bunlardan “Sıfat Terkibi” &#8230;</p>
<p><a href="https://fasiharapca.com/arapcada-isim-tamlamasi-muzaaf-muzaafun-ileyh-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14807">İSİM TAMLAMASI  &#8211; MUZAAF MUZAAFUN İLEYH &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://fasiharapca.com">Fasih Arapça</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><strong><span style="text-decoration: none;"><span style="color: #ff6600;">İsim Tamlaması الإِضَافة</span></span></strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Bütün dillerde olduğu gibi Arapça’da da cümleler çeşitli kelimelerden oluşmaktadır. İster fiil ister isim cümlesi olsun, bunları oluşturan unsurlar fiil, isim ya da harf türlerinden birine girer. Yine, kullandığımız isim türündeki sözcükler, cümlelerde, değişik terkipler şeklinde karşımıza çıkabilir. Bu terkiplerden yaygın olarak kullanılan ikisi “Sıfat” ve “İzâfet” terkipleridir. Bunlardan “Sıfat Terkibi” konusu, Onuncu Ünite’de ele alınacaktır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Konumuz olan İzâfet terkibine gelince, dilimizde bunu karşılayan uygun terim “İsim Tamlaması”dır. Türkçemiz’deki “Tamlanan” sözcüğü ile Arapça’daki “Muzâf” kavramı; “Tamlayan” sözcüğü ile de “Muzâfun ileyh” kavramı anlaşılır.<br /> Terkipteki öğe dizilimi açısından Arapça ile Türkçe arasındaki farklılık sıfat tamlamasında olduğu gibi- isim tamlamasında da kendisini gösterir. Bir Arapça izafet terkibini oluşturan ögelerin sıralaması ile Türkçe’deki isim tamlamasını oluşturan ögelerin sıralaması birbirinin tam tersidir. Sözgelimi, Türkçemizde, “Okulun müdürü” dediğimizde asıl vurgulanan öğeyi (tamlananı) ikinci sırada zikretmiş oluyoruz. Halbuki Arapça’da asıl vurgulanan öğe yani muzâf, terkibin daima ilk öğesini oluşturmaktadır: مُدِيرُ الْمَدْرَسَةِ Konuya ilişkin dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli nokta da şudur: İsim tamlamasında, irap bakımından, öğelerden biri (muzâfun ileyh) daima sabit kalırken, diğerinin (muzâfın) irabı cümle içindeki yerine göre değişkenlik arz eder.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><strong><span style="text-decoration: none;"><span style="color: #ff6600;">DİLBİLGİSİ İSİM TAMLAMASI</span></span></strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Tanım: Biri ‘Tamlanan’ (muzâf) diğeri ‘Tamlayan’ (muzâfun ileyh) adındaki iki sözcükten oluşan tamlamadır. Bir isim tamlaması; “tamlanan” kelimenin<br /> a. kime ve neye ait olduğunu هَذِهِ سَيَّارَةُ عَلِيٍّ (Bu Ali’nin arabasıdır)<br /> b. hangi şeyden yapıldığını هَذَا قَمِيصُ حَرِيرٍ (Bu bir ipek gömlektir)<br /> c. neye benzediğini امَلْتُهُ مُعَامَلَةَ الصَّدِيقِ (Ona arkadaş gibi davrandım)belirtmek suretiyle “tamlanan kelimenin anlamındaki bir kapalılığı” giderme amacı taşır. Bir isim tamlamasını oluşturan muzâf ve muzâfun ileyh ile ilgili olarak şunlar söylenebilir:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">1. Bir isim tamlaması yapılırken, muzâfın başındaki harf-i tarif ( ال ) veya sonundaki tenvin kaldırılır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 2. İsim tamlamasının bir parçası durumundaki muzâf, içinde yer aldığı cümlede fâil, mefûl, mübteda, haber gibi çok önemli dilbilgisel roller üstlenir. Dolayısıyla muzâf olan bir sözcük, daima, yukarıda sıraladığımız bu rollerin gerektirdiği harf veya hareke değişikliklerine maruz kalır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 3. Muzâfun ileyh daima mecrûrdur. Dolayısıyla; -muzâfun ileyh olmaları durumunda- tekil, cem-i teksir ve cem-i müennes sâlim sözcüklerin sonları meksurdur (esrelidir).</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 4. Muzâf’ın aksine, muzâfun ileyh, bir cümlenin temel öğelerinden kabul edilen mübteda, haber, fâil, mefûl gibi müstakil bir öğe görevi üstlenemez. Muzâfun ileyhin cümlede oynadığı tek rol, kendisinden önceki sözcüğü (muzâfı) bir biçimde tamlayarak ondaki anlamsal kapalılığı gidermeye çalışmaktan ibarettir. Bu nedenle bir Arapça cümleyi analiz ederken muzâfun ileyh olan bir sözcüğe ‘muzâfun ileyh olmak’ dışında bir görev yüklenmemelidir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> 5. Muzâfun ileyh marife bir kelime ise muzâf da ondan marifelik kazanarak marife bir kelime haline gelir. Şayet muzâfun ileyh nekre ise muzâf ondan dolayı marifelik değil tahsis kazanmış (bir miktar daha belirgin hale gelmiş) olur.<br /> Muzâf (tamlanan) cümlede şu unsurlardan biri olarak yer alır:<br /> &nbsp;</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #ff6600; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><strong>1. Muzâf Öğesinin Cümlede Mübteda Oluşu</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Altıncı Ünitede izah edildiği gibi bir isim cümlesi mübteda ve haberden oluşur. Mübteda, cümleye kendisiyle başlanan isim, haber de, mübteda ili ilgili olarak hüküm ifade eden kısımdır. Mübteda ve haber daima merfû‘dur (yani mübteda; müfred, cem-i teksir ve cem-i müennes sâlim sınıfına giren isimlerden biri ise irabı zamme (ötre) ile; tesniye ise irabı elif harfiyle; cem-i müzekker sâlim ise irabı vav harfiyle yapılır). Muzâf, isim cümlesinde mübteda öğesi olduğunda, hem başındaki harfi tarif ( ال ) hem de varsa sonundaki tenvin ( ) kaldırılır. Örnek: رَئِيسُ الْعَائِلَةِ مُهَنْدِسٌ فِي الْمَصْنَعِ (Ailenin reisi fabrikada mühendis(tir)). Bu cümle, isimle başladığı için isim cümlesidir. Mübteda olan isim رَئِيسُ kelimesidir. Bu kelime muzâf olduğu için başında harfi tarif, sonunda da tenvin yoktur. Harekesinin merfû‘ (ötreli) oluşu mübteda olmasındandır. الْعَائِلَةِ kelimesi de muzâfun ileyh olduğu için mecrûrdur (esreli). عَامِلٌ cümlenin haberi olduğu için merfû‘dur.<br /> Aşağıdaki cümlelerde mübteda öğesini, muzâf olacak biçimde düzenleyiniz.<br /> اَلْبَابُ الْبَيْتُ جَدِيدٌ جِدًّا<br /> اَلْبَابُ الْكُلِّيَّةُ مُغْلَقٌ يَوْمَ اْلأَحَدِ.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #ff6600;"><strong>2. Muzâfın Cümlede Haber Oluşu</strong></span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">Muzâf, bir isim cümlesinde haber öğesi olarak görev yapabilir. Örnek: هُنَا مَدْخَلُ الْكُلِّيَّةِ (Burası fakültenin girişidir). Bu cümle isimle başladığı için isim cümlesidir. هُنَا kelimesi cümlenin mübtedasıdır. Haber ise<br /> مَدْخَلُ lafzıdır, muzâf olduğu için başında harfi tarif, sonunda da tenvin yoktur. Harekesinin merfû‘ (ötreli) oluşu haber olmasındandır. الْكُلِّيَّةِ lafzı da muzâfun ileyh olduğu için mecrûrdur (esreli).<br /> Aşağıdaki cümlelerde haberi muzâf olacak şekilde düzenleyerek yeniden yazınız.<br /> هَذِهِ القَوَاعِدُ الصَّرْفُ<br /> مُحَمَّدٌ الرَّسُولُ اللهُ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #ff6600;"><strong>3. Muzâfın Cümlede Fâil Oluşu</strong></span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Yedinci Ünitede izah edildiği gibi bir fiil cümlesi, asgari bir fiil ve bir fâilden oluşur. Fiil cümlesinde fiil daima başta bulunur. Bu cümlede eylemi gerçekleştirene de fâil ismi verilir. Mübteda ve haberde olduğu gibi fâil de daima merfû‘dur. Fâil muzâf olarak geldiğinde başında bulunan harfi tarif ال) ) ve varsa sonundaki tenvin ( ) kaldırılır. Örnek: خَرَّجَتْ كُلِّيَّةُ اْلاِقْتِصَادِ مِائَةَ طَالِبٍ هَذَا الْعَامَ (İktisat Fakültesi bu yıl yüz öğrenci mezun etti). Bu cümle fiil ile başladığı için fiil cümlesi adını alır. رَّجَتْ ◌َ fiil olup onu takip eden كُلِّيَّةُ kelimesi de fâildir. Bu lafız muzâf olduğu için başında harfi tarif, sonunda da tenvin yoktur. Merfû‘ oluşu fâil olmasındandır. اْلاِقْتِصَادِ kelimesi de muzâfun ileyh olduğu için mecrûrdur. Aşağıdaki fiil cümlelerini fâilin muzâf olabilmesi için yeniden şekillendirip yazınız.<br /> يَزْدَادُ الْعَدَدُ الطُّلاَّبُ يَوْمًا بَعْدَ يَوْمٍ<br /> يَمُرُّ الْقِطَارُ الصَّبَاحُ بِدُونِ تَوَقُّفٍ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #ff6600;"><strong>4. Muzâfın Cümlede Mef’ûlün Bih Oluşu</strong></span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Yedinci Ünitede izah edildiği gibi bir fiil cümlesi fiil, fâil ve -icap ettiğindefâilin doğrudan tesir ettiği bir mef’ûlün bih öğesinden oluşur. Mef’ûlün bih daima mansûbtur. Mef’ûlün bih muzâf olarak geldiğinde başında bulunan harfi tarif ( ال ) ve varsa sonundaki tenvin ( ) kaldırılır. Örnek: اِشْتَرَيْتُ سَاعَةَ الْيَدِ مِنَ الْيَابَانِ (Kol saatini Japonya’dan aldım). Bu cümle fiil ile başladığı için fiil cümlesi adını alır. اِشْتَرَيْتُ fiil olup onu takip eden تُ zamiri fâildir. سَاعَةَ kelimesi fâilin yaptığı işten doğrudan etkilendiği için mef’ûlün bihtir. Muzâf olduğu için de başında harf-i tarif, sonunda da tenvin yoktur. Mansûb oluşu mef’ûlün bih olmasındandır. الْيَدِ kelimesi de muzâfun ileyh olduğu için mecrûrdur. Aşağıdaki fiil cümlelerinde mef’ûlün bihi, isim tamlaması kurallarını dikkate alarak muzâf olarak getiriniz.<br /> قَابَلَ النَّزِيلُ المدُِيرُ الْفُنْدُقُ<br /> سَأَلْتُ الموَُظَّفُ اْلاِسْتِعْلاَمَاتُ مَكَانَ الْمُتْحَفِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #ff6600;"><strong>5. Muzâfın Başında Harf-i cer Bulunması</strong></span><br /> Sekizinci Ünitede izah edildiği gibi harf-i cer adı verilen harflerden sonra gelen isimler daima mecrûr olur. Bu harfler muzâf olan bir ismin başına gelecek olursa bu ismi mecrûr yaparlar.<br /> Örnek: سَلَّمْتُ جَوَازَ سَفَرِي لِمُوَظَّفِ اْلاِسْتِقْبَالِ (Pasaportumu resepsiyon görevlisine teslim ettim). Bu fiil cümlesinde bulunan سَلَّمْتُ fiil olup onu takip eden تُ zamiri fâildir. جَوَازَ kelimesi fâilin yaptığı işten doğrudan etkilendiği için mef’ûlün bih olup ayrıca muzâf, سَفَرِي kelimesi de muzâfun ileyhtir. Harf-i cer ise ل dır. مُوَظَّف kelimesi muzâf, اْلاِسْتِقْبَالِ de muzâfun ileyhdir. Aşağıdaki cümlelerde harf-i cerle mecrûr olan isimleri izafet kurallarını dikkate alarak muzâf yapın.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> أُعْجِبْتُ بِاللَّوْنُ السَّيَّارَةُ<br /> لاَ أَخَافُ مِنْ الظَّلاَمُ اللَّيْلُ<br /> &nbsp;</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #ff6600; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><strong>6. Muzâf’ın Cümlede Tesniye (Müsennâ= İkil) İsim Oluşu</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Üçüncü Ünitede isimlerin ikil yapılma kuralları ayrıntılı bir şekilde izah edilmişti. Kurala göre bir isim ikil yapılmak istendiğinde merfû‘ durumda ismin sonuna انِ eki, mansûb ve mecrûr durumda da يْنِ eki getirilir. İşte bu ikil isimler başka bir isme muzâf yapılacak olursa sonlarındaki نِ harfi mutlaka düşürülerek yazılır. Örnek: اِشْتَرَيْتُ كِتَابَيِ التَّارِيخِ مِنْ تِلْكَ الْمَكْتَبَةِ (İki tarih kitabını şu kitapçıdan<br /> aldım). Bu fiil cümlesinde bulunan اِشْتَرَيْتُ fiil olup onu takip eden تُ zamiri fâildir. كِتَابَيْ kelimesi fâilin yaptığı işten doğrudan etkilendiği için mef’ûlün bih olup mansûbtur, nasb alameti de ikil olması sebebi ile ي dir. Muzâf olan isim tesniye olduğu için de kural gereği sonundaki نِ harfi düşmüştür, التَّارِيخِ kelimesi ise muzâfun ileyhtir ve mecrûrluk alameti de sonundaki kesra harekesidir.<br /> İzah edildiği gibi tesniyeler muzâf olduğunda sonlarındaki nun harfleri düşer. Ancak mansûb veya mecrûr durumda olan tesniyeden nun harfi düştükten sonraki يْ harfi sakin olmasına rağmen kendisinden sonraki isme birleşebilmesi için bu harf يِ kesre ile harekelenir, o şekilde okunur ve yazılır. Örnek: أَخَذْتُ قَلَمَيِ الطَّالِبِ (Öğrencinin iki kalemini aldım) Aşağıdaki cümlelerde tesniye (ikil) isimleri gerekli değişikliği yaparak, isim tamlamasının muzâf öğesine dönüştürün.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> يَدَانِ الطِّفْلُ نَظِيفَتَانِ دَائِمًا<br /> تَلْمَعُ عَيْنَانِ الْقِطُّ فِي اللَّيْلِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #ff6600;"><strong>7. Muzâfın Cümlede Cem-i Müzekker Sâlim (Kurallı ErilÇoğul) Oluşu</strong></span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Üçüncü Ünitede isimlerin çoğul yapılma konusunda ayrıntılı bir şekilde anlatıldığı üzere cem-i müzekker sâlim yapılacak ismin sonuna merfû‘ durumda ونَ eki, mansûb ve mecrûr durumda da ينَ eki getirilir. İşte bu çoğul isimler başka bir isme muzâf yapılacak olursa bunların sonlarındaki نَ harfi mutlaka düşürülerek yazılır ve geriye hangi harfler kalıyorsa onlar olduğu gibi bıraılır.<br /> Örnek: يَجْلِسُ مُعَلِّمُو الْمَدْرَسَةِ فِي قَاعَةِ اْلاِجْتِمَاعِ (Okulun öğretmenleri toplantı salonunda oturuyorlar). Bu fiil cümlesinde bulunan يَجْلِسُ fiil olup onu takip eden مُعَلِّمُو kelimesi de fâildir. Bu arada muzâf olduğu için de sonundaki نَ harfi düşmüştür. الْمَدْرَسَةِ kelimesi ise muzâfun ileyh olduğu için mecrûrdur ve mecrûrluk alameti de kesradır. Aşağıdaki cümlelerde cem-i müzekker sâlim isimleri kurallara uygun bir<br /> şekilde muzâf öğesine dönüştürün. قَطَعَ الْفَلاَّحُونَ الْقَرْيَةُ أَشْجَارَ الْغَابَةِسَلَّمْتُ عَلَى الْمُهَنْدِسُونَ الْمَصْنَعُ Bir ismin sonuna zamir birleşmiş ise bu isim muzâf ve zamir de muzâfun ileyh olur. Bu konu ileride zamirler bahsinde ele alınacaktır. Muzâfun ileyh mecrûr olmasına rağmen bu zamirlerin harekesinin hiç değişmediği (mebnî) unutulmamalıdır. Fakat zamire bitişen isim muzâf olduğu için başında harfi tarif ve sonunda tenvin asla bulunmaz. Örnek: كِتَابُهُ ، قَلَمُكَ ، سَيَّارَتُهَا bu tamlamalarda bulunan ilk kelimeler muzâf, zamirler ise muzâfun ileyhtir. Sözgelimi birinci örnekte, كِتَابُ muzâf ve onu takibeden هُ zamiri de muzâfun ileyhtir. Bazı isimler ve zarflar da genellikle isim tamlaması şeklinde kullanıldığı için bunlardan sonra gelen isimler de muzâfun ileyh olur. Şimdi bunlardan bazılarına değinelim.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #ff6600;"><strong>Örnekler:</strong></span><br /> (İnsanların çoğu) مُعْظَمُ النَّاسِ<br /> (Öğrencilerin hepsi) كُلُّ الطُّلاَّبِ<br /> (Öğrencilerin bir kısmı) بَعْضُ الطُّلاَّبِ<br /> (Dersten sonra) بَعْدَ الدَّرْسِ<br /> (Dersten önce) قَبْلَ الدَّرْسِ<br /> (Evin önünde) أَمَامَ الْبَيْتِ<br /> (Okulun arkasında) خَلْفَ الْمَدْرَسَةِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> İsim tamlaması bazen ikiden fazla isimle de yapılır. Bu tür tamlamalara zincirleme isim tamlaması adı verilir. Bu şekilde yapılan isim tamlamalarında harf-i tarif veya tenvin en sondaki isimde bulunur. Bu tamlamalarda baştaki isim muzâf, sondaki isim de muzâfun ileyhtir. Arada kalan isim veya isimler ise hem muzâf hem de muzâfun ileyh olur.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #ff6600;"><strong>Örnekler:</strong></span><br /> (İlim talebesinin kitabı) كِتَابُ طَالِبِ الْعِلْمِ<br /> Bu tamlamada كِتَابُ lafzı muzâf, طَالِبِ kelimesi hem muzâfun ileyh hem de<br /> muzâf, الْعِلْمِ sözcüğü de sadece muzâfun ileyhtir.<br /> (Bir ticari taksinin tekerleği) عَجَلَةُ سَيَّارَةِ أُجْرَة</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p align="LEFT">&nbsp;</p>
<p><a href="https://fasiharapca.com/arapcada-isim-tamlamasi-muzaaf-muzaafun-ileyh-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14807">İSİM TAMLAMASI  &#8211; MUZAAF MUZAAFUN İLEYH &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://fasiharapca.com">Fasih Arapça</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cümle Çeşitleri &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</title>
		<link>https://fasiharapca.com/arapcada-cumle-cesitleri-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14792</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Mar 2014 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıköğretim İlahiyat Arapça 1. Dönem Dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aöf İlahiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fasiharapca.com/?p=14792</guid>

					<description><![CDATA[<p>Düşünce, duygu, oluş ve isteklerimizi anlattığımız söz dizisine cümle denir. Arapçada iki tür cümle vardır:(1)İsim cümlesi,(2)Fiil cümlesi İsim Cümlesi Arapçada isimle başlayan cümlelere isim cümlesi (الجملة الاسمية) denilir. Cümle isimle başladığı için bu şekilde isimlendirilmiştir. Bilindiği üzere Türkçede ise yüklemi isim olan cümlelere isim cümlesi denilmektedir. الكِتابُ مُفِيدٌ) ) “Kitap faydalıdır” cümlesi bir isim cümlesidir &#8230;</p>
<p><a href="https://fasiharapca.com/arapcada-cumle-cesitleri-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14792">Cümle Çeşitleri &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://fasiharapca.com">Fasih Arapça</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong><span style="text-decoration: none;"><span style="color: #ff6600;"></span></span></strong></span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Düşünce, duygu, oluş ve isteklerimizi anlattığımız söz dizisine cümle denir.</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Arapçada iki tür cümle vardır:<strong>(1)</strong>İsim cümlesi,<strong>(2)</strong>Fiil cümlesi</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="color: #0099cc; font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>İsim Cümlesi</strong></span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Arapçada isimle başlayan cümlelere isim cümlesi (<strong>الجملة الاسمية</strong>) denilir. Cümle isimle başladığı için bu şekilde isimlendirilmiştir. Bilindiği üzere Türkçede ise yüklemi isim olan cümlelere isim cümlesi denilmektedir.</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>الكِتابُ مُفِيدٌ</strong>) ) “Kitap faydalıdır” cümlesi bir isim cümlesidir zira isim olan<strong>الكِتابُ</strong>) ) kelimesi ile başlamaktadır. Aynı durum (<strong>بابُ البَيتِ مَفْتوحٌ</strong>) “Evin kapısı açıktır” cümlesi için de geçerlidir. Zira cümlenin başında yine bir isim olan</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>بابُ</strong>) ) kelimesi bulunmaktadır. Arapçada basit bir isim cümlesi iki isimden oluşur. Normal cümle dizilişinde başta yer alan öğeye mübteda (<strong>المبتدأ</strong>) sonda yer alan ögeye de haber<strong>الخبر</strong>) ) denilir.</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong><span style="color: #ff6600;">Mübteda:</span></strong>İsim cümlesinin öznesidir. Ayrıntıları “İsim Cümlesinin Ögeleri” adlı ünitede anlatılacağı üzere genellikle marife (belirli isim)dir. Nekra olarak geldiği durumlar da vardır. Mübteda daima merfu‘dur (müfred, cem-i müennes sâlim ve cem-i teksir (kırık çoğul) isimler için geçerli olmak üzere zamme harekelidir).</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong><span style="color: #0099cc;">Haber:</span></strong>İsim cümlesinin yüklemidir. Normal cümle dizilişinde mübtedadan sonra gelir ve genellikle nekredir. Haber de mübteda gibi daima merfu‘dur (müfred, cem-i müennes sâlim ve cem-i teksir (kırık çoğul) isimler için geçerli olmak üzere zamme harekelidir).</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Ayrıntısı “İsim Cümlesinin Ögeleri” ünitesinde anlatılacağı üzere mübteda ile haber arasında müzekkerlik (erillik)-müenneslik (dişillik) ve sayı [müfred (tekil)-Tesniye (ikil)-cemi (çoğul) olma] bakımından uyum aranır.</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Yani mübteda nasıl gelmişse haber de ona uyumlu şekilde gelir. Arapça normal isim cümlesi dizilişinde haber sonra gelir. Ancak ( (<strong>في البيتِ رَجُلٌ</strong>“Evde bir adam var” örneğindeki gibi haberin önce, mübtedânın sonra geldiğiyerler de vardır. Konunun ayrıntıları “İsim Cümlesinin Ögeleri” Ünitesindeanlatılacaktır.</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Aşağıdaki isim cümlesi örneklerini inceleyiniz:</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>الغرفةُ واسِعَةٌ</strong>) ) “Oda geniştir.” (<strong>الغُرْفَةُ</strong>) kelimesi mübteda, (<strong>واسِعَةٌ</strong>) kelimesihaberdir.</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>الكِتابُ جمَِيلٌ) )</strong>“Kitap güzeldir.” (<strong>الكِتابُ</strong>) kelimesi mübteda, (<strong>جمَِيلٌ</strong>) kelimesihaberdir.</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>الطالِبانِ ناجِحانِ) )</strong>“İki öğrenci başarılıdır” (<strong>الطالِبانِ</strong>) kelimesi mübteda, ( (<strong>ناجِحانِ</strong>kelimesi haberdir.</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>المعَُلّمونَ ناجِحُونَ) )</strong>“Öğretmenler başarılıdırlar.” (<strong>المعَُلّمونَ</strong>) kelimesi mübteda,<strong>ناجِحُونَ</strong>) ) kelimesi haberdir.</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>المعَُلّماتُ ناجِحاتٌ) )</strong>“Bayan öğretmenler başarılıdırlar” (<strong>المعَُلّماتُ</strong>) kelimesimübteda, (<strong>ناجِحاتٌ</strong>) kelimesi haberdir.</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>بابُ البيتِ مَفْتوحٌ</strong>) ) “Evin kapısı açıktır” (<strong>بابُ</strong>) kelimesi mübteda, ( (<strong>مَفْتوحٌ</strong>kelimesi haberdir.</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">a</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>المعلمونَ نَشِيطُونَ فِي عَمَلِهمْ) )</strong>“Öğretmenler işlerinde aktiftirler” (<strong>المعلمونَ</strong>) kelimesimübteda, (<strong>نَشِيطُونَ</strong>) kelimesi haberdir</span></p>
<p><a href="https://fasiharapca.com/arapcada-cumle-cesitleri-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14792">Cümle Çeşitleri &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://fasiharapca.com">Fasih Arapça</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SIFAT TAMLAMASI  &#8211;  Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</title>
		<link>https://fasiharapca.com/arapcada-sifat-tamlamasi-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14808</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Mar 2014 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıköğretim İlahiyat Arapça 1. Dönem Dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aöf İlahiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fasiharapca.com/?p=14808</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dilde bazen sözcükleri doğrudan ve yalın biçimde kullanabileceğimiz gibi, bazen de onları değişik şekillerde niteleyerek kullanırız. Türkçemizde olduğu gibi Arapçada da, isimleri bir biçimde niteleyen bu sözcüklere sıfat (önad) adı verilir. Arapçada bir sıfat terkibi en az iki öğeden oluşur: Mevsûf (nitelenen isim) ve Sıfat (niteleyen isim). İzâfet terkibinde olduğu gibi, sıfat tamlamasında da -Arapça &#8230;</p>
<p><a href="https://fasiharapca.com/arapcada-sifat-tamlamasi-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14808">SIFAT TAMLAMASI  &#8211;  Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://fasiharapca.com">Fasih Arapça</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Dilde bazen sözcükleri doğrudan ve yalın biçimde kullanabileceğimiz gibi, bazen de onları değişik şekillerde niteleyerek kullanırız. Türkçemizde olduğu gibi Arapçada da, isimleri bir biçimde niteleyen bu sözcüklere sıfat (önad) adı verilir. Arapçada bir sıfat terkibi en az iki öğeden oluşur: Mevsûf (nitelenen isim) ve Sıfat (niteleyen isim). İzâfet terkibinde olduğu gibi, sıfat tamlamasında da -Arapça ile Türkçe arasında- öğe dizilimi açısından bir zıtlık vardır. Dilimizde sıfat dâima nitelediği isimden önce gelirken, Arapçada durum bunun aksidir; yani önce nitelenen (Mevsûf) daha sonra niteleyen (Sıfat) gelir. Arap gramerinde Sıfat ve Mevsûf kavramları için ayrıca Na’t ve Men’ût terimleri de kullanılmaktadır. Arap gramerinde sıfat konusu, Türkçe ile kıyaslandığında biraz karmaşık bir yapı arz eder. Şöyle ki; biz, dilimizde sıfat ile onun nitelediği isim arasında herhangi bir uyum arama ihtiyacı duymayız. Aralarında mantıksal bir ilişki olan iki sözcük kolay bir biçimde sıfat terkibi oluşturabilir: rahat koltuk; hızlı tren; pahalı resimler; keskin zekâ; dördüncü istasyon vs.Halbuki Arapçada, bu sıfat terkiplerini oluşturabilmek için sadece iki sözcüğün anlamlarını bilmek yeterli değildir. Buna ilaveten, bu iki sözcüğün belirlilik-belirsizlik; erillik-dişillik; sayısal bakımdan denklik ve hareke bakımından birbirine uyumluluk durumlarının da göz önüne alınması gerekir.<br /> Sözgelimi bir harf-i tarifin ihmal edilmesi kolayca bir sıfat terkibini bir isim cümlesine dönüştürebilir:</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Cümle Sıfat terkibi<br /> اَلْبَابُ الْمَكْسُورُ &gt;&gt; اَلْبَابُ مَكْسُورٌ<br /> Kapı kırık(tır) &lt;&lt; Kırık kapı</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Dolayısıyla, Arapça’da doğru bir sıfat terkibi oluşturabilmek, marifenekre ayırımı; müzekker-müennes farklılığı; sayılanın sayısına uygun müzekker ve müennes nitelik tespit etme becerisi; irâbın harekeyle veya&nbsp; harfle oluşu gibi bazı temel gramer konularının daha önceden bilinmesini gerektirir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><span style="text-decoration: none; font-weight: bold;"><span style="color: #ff6600;">DİLBİLGİSİSIFAT TAMLAMASI</span></span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Tanım: Kendisinden önce gelen bir ismi gerek nitelik gerekse nicelik yönünden tanımlayan sözcüklere ‘sıfat’ adı verilir. Sıfatın tanımladığı sözcük, ‘mevsûf’ adını alır. Sıfatın tanımladığı sözcüğün ‘mevsûf’ olma dışında, cümlenin temel öğelerinden biri olma gibi önemli bir fonksiyonu daha vardır. Hatta diyebiliriz ki; sıfatın tanımladığı bir sözcüğün ‘mübteda, haber, fâil, mef’ûlün bih’ gibi cümledeki temel öğelerden biri oluşu onun aslî/birincil, ‘mevsûf’ oluşu ise tâli/ikincil bir görevidir. Sıfat ile mevsûf sıfat tamlamasını oluştururlar.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> <span style="color: #0099cc;"><strong>Sıfat ve Mevsûf Arasındaki Uyum</strong></span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Sıfat, kendisinden önce gelen isimle (mevsûfla) şu bakımlardan uyum halinde olmalıdır:<br /> 1. İ‘râb (Merfû‘, Mansûb veya Mecrûrluk) Yönünden Merfû‘luk Yönünden: جَاءَ الطَّالِبُ الْمُجْتَهِدُ (Çalışkan öğrenci geldi). Yukarıdaki cümlede الطَّالِبُ kelimesi fâildir ve merfû‘dur aynı zamanda da mevsûftur.<br /> الْمُجْتَهِدُ kelimesi de fâili nitelediği için de onun sıfatıdır. Fâile merfû‘luk yönünden uymuştur. Mansûbluk Yönünden: رَأَيْتُ الطَّالِبَ الْمُجْتَهِدَ فِي الْمَكْتَبَةِ (Çalışkan öğrenciyi kütüphanede gördüm). Yukarıdaki cümlede الطَّالِبَ kelimesi mef‘ûlün bihtir ve mansûbtur aynı zamanda da mevsûftur. الْمُجْتَهِدَ kelimesi de mef‘ûlün bihi nitelediği için onun sıfatıdır. Mef‘ûlün bihe mansûbluk yönünden uymuştur. Mecrûrluk Yönünden: سَلَّمْتُ عَلَى الطَّالِبِ الْمُجْتَهِدِ (Çalışkan öğrenciye selam verdim). Yukarıdaki cümlede الطَّالِبِ kelimesi harf-i cer ile mecrûrdur ve aynı zamanda da mevsûftur. الْمُجْتَهِدِ kelimesi de harf-i cer ile mecrûr ismi<br /> nitelediği için onun sıfatıdır. Mecrûr isme mecrûrluk yönünden uymuştur. جَلَسْتُ عِنْدَ الطَّالِبِ الْمُجْتَهِدِ (Çalışkan öğrencinin yanına oturdum) cümlesinde الطَّالِبِ kelimesi muzâfun ileyh olduğu için mecrûrdur ve aynı zamanda da mevsûftur. الْمُجْتَهِدِ kelimesi de muzâfun ileyhi nitelediği için onun sıfatıdır. Muzâfun ileyhe mecrûrluk yönünden uymuştur.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> <span style="color: #ff6600;"><strong>2. Marifelik-Nekrelik Yönünden</strong></span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Marifelik Yönünden: جَاءَ الْمُدِيرُ الجَْدِيدُ (Yeni müdür geldi). Yukarıdaki cümlede الْمُدِيرُ kelimesi başında harf-i tarif olan ال takısı olduğu için marifedir aynı zamanda da mevsûftur. الجَْدِيدُ kelimesi de marife ismi nitelediği için onun sıfatıdır. Sıfat mevsûfuna marifelik bakımından uymuştur. Nekrelik Yönünden: اِشْتَرَيْتُ سَيَّارَةً جَدِيدَةً (Yeni bir araba satın aldım). Yukarıdaki cümlede سَيَّارَةً kelimesi başında harf-i tarif ال takısı olmadığı için nekredir aynı zamanda da mevsûftur. جَدِيدَةً kelimesi de nekre ismi nitelediği için onun sıfatı durumundadır. Sıfat mevsûfuna nekrelik bakımından uymuştur.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> <span style="color: #0099cc;"><strong>3. Müzekkerlik-Müenneslik Yönünden</strong></span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Müzekkerlik Yönünden: ذَهَبَ الطَّالِبُ الْمُجْتَهِدُ إِلَى الْكُلِّيَّةِ (Çalışkan öğrenci fakülteye gitti). Yukarıdaki cümlede الطَّالِبُ kelimesi müzekker bir isimdir aynı zamanda da mevsûftur. الْمُجْتَهِدُ kelimesi de الطَّالِبُ kelimesinin sıfatıolduğu için ona müzekkerlik bakımından uymuştur. Müenneslik Yönünden: ذَهَبَتِ الطَّالِبَةُ الْمُجْتَهِدَةُ إِلَى الْكُلِّيَّةِ (Çalışkan kız öğrenci fakülteye gitti). Yukarıdaki cümlede الطَّالِبَةُ kelimesi müennes bir isim ve aynı zamanda da mevsûftur. الْمُجْتَهِدَةُ kelimesi de الطَّالِبَةُ kelimesinin sıfatı olduğu için ona müenneslik açısından uymuştur.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; color: #ff6600; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>4. Nicelik (Müfred, Tesniye veya Çoğul oluş) Yönünden</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Müfredlik Yönünden: يَلْعَبُ الْوَلَدُ الصَّغِيرُ فِي الحَْدِيقَةِ (Küçük çocuk bahçede oynuyor). Yukarıdaki cümlede الْوَلَدُ kelimesi tekil bir isim ve aynı zamanda da mevsûftur. الصَّغِيرُ kelimesi de الْوَلَدُ kelimesinin sıfatı olduğu için de ona müfretlik bakımından uymuştur. Tesniyelik Yönünden: يَلْعَبُ الْوَلَدَانِ الصَّغِيرَانِ فِي الحَْدِيقَةِ (İki küçük çocuk bahçede oynuyorlar). Yukarıdaki cümlede الْوَلَدَانِ kelimesi tesniye bir isim ve<br /> aynı zamanda da mevsûftur. الصَّغِيرَانِ kelimesi de الْوَلَدَانِ kelimesinin sıfatı olduğu için ona tesniyelik (ikillik) bakımından uymuştur. Çoğulluk Yönünden: يَلْعَبُ اْلأَوْلاَدُ الصِّغَارُ فِي الحَْدِيقَةِ (Küçük çocuklar bahçede oynuyorlar). Yukarıdaki cümlede الأَوْلاَدُ kelimesi cemi (çoğul) bir isim ve aynı zamanda da mevsûftur. الصِّغَارُ kelimesi de الأَوْلاَدُ kelimesinin sıfatı olduğu için ona cemilik (çoğulluk) bakımından uymuştur. Yine تَلْعَبُ الْبَنَاتُ الصَّغِيرَاتُ فِي الحَْدِيقَةِ (Küçük kız çocukları bahçede oynuyorlar) cümlesinde الْبَنَاتُ kelimesi cem-i müennes sâlim (kurallı dişil çoğul) bir isim ve aynı zamanda da mevsûftur. الصَّغِيرَاتُ kelimesi de الْبَنَاتُ kelimesinin sıfatı olduğu için ona cem-i müenneslik bakımından uymuştur. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Eğer çoğul isim insanların dışındaki varlıkların çoğulu ise yani cem-i gayri âkil ise bu isimler modern Arapça’da müfret müennes isim kabul edilirler. Bu durumda bu çoğul isimleri bir sıfat niteleyecek olursa, bu sıfat müfred müennes olarak getirilir. Örnek: لْكُتُبُ الجَْدِيدَةُ عَلَى الْمَكْتَبِ ◌َ (Yeni kitaplar masadadır) cümlesinde اَلْكُتُبُ kelimesi isim cümlesinin mübtedası aynı zamanda da kitap kelimesinin çoğulu olduğu için akılsız çoğul grubuna girmektedir. الجَْدِيدَةُ sözcüğü de اَلْكُتُبُ sözcüğünün sıfatı durumundadır. Görüldüğü üzere, sıfat-mevsûf uyumundan dolayı, sıfat müennes getirilmiştir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong><span style="text-decoration: none;"><span style="color: #ff6600;">Sıfatın Nitelediği Ögeler</span></span></strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #0099cc;"><strong>1. Mübteda</strong></span><br /> Altıncı Ünitede izah edildiği gibi bir isim cümlesi mübteda ve haberden oluşur. Mübteda, cümleye kendisiyle başlanan isim, haber de, mübteda ile ilgili olarak hüküm ifade eden kısımdır. Mübteda ve haber daima merfû‘dur (yani mübteda; müfred, cem-i teksir ve cem-i müennes sâlim sınıfına giren isimlerden biri ise irabı zamme (ötre) ile; tesniye ise irabı elif harfiyle; cem-i müzekker sâlim ise irabı vav harfiyle yapılır). İşte bu irab özelliklerine sahip bir mübtedaya sıfat gelirse ona bu yönlerden uymak zorundadır. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><span style="color: #ff6600;"><strong>Örnek:</strong></span> اَلطَّالِبُ الْمُجْتَهِدُ نَاجِحٌ (Çalışkan öğrenci başarılıdır). Bu cümle, isimle başladığı için isim cümlesidir. Mübteda olan isim اَلطَّالِبُ kelimesidir. Bu kelimeyi takip eden الْمُجْتَهِدُ sözcüğü de onun sıfatıdır. Sıfat mevsûfuna irab, müzekkerlik, marifelik ve sayı bakımından uymuştur. Mübteda öğesi tesniye, çoğul, müzekker ve müennes olabilir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">&nbsp;Bu durumda sıfatı da ona uymak zorundadır. Şimdi bunların her birine birer örnek verelim:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> اَلطَّالِبُ الْمُجْتَهِدُ نَاجِحٌ اَلطَّالِبَةُ الْمُجْتَهِدَةُ نَاجِحَةٌ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> اَلطَّالِبَانِ الْمُجْتَهِدَانِ نَاجِحَانِ اَلطَّالِبَتَانِ الْمُجْتَهِدَتَانِ نَاجِحَتَانِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> اَلطُّلاَّبُ الْمُجْتَهِدُونَ نَاجِحُونَ اَلطَّالِبَاتُ الْمُجْتَهِدَاتُ نَاجِحَاتٌ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">Aşağıdaki isim cümlelerinde mübtedanın sıfatını uygun şekilde getiriniz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> اَلسَّيَّارَةُ الجَْدِيدُ أَمَامَ الْبَيْتِ.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> مَسْجِدٌ الكَبِيرُ نَظِيفٌ جِدًّا.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #ff6600;"><strong>2. Haber</strong></span><br /> Bilindiği gibi haber isim cümlesinin bir öğesi olup, cümlede hüküm bildiren kısımdır. Haber bir isim olduğunda genelde nekre olarak gelir başında harf-i tarif bulunmaz. Dolayısıyla sıfatı da ona uyar.<br /> Örnek: هُورَجُلٌ غَنِيٌّ (O zengin bir kişidir). Bu cümle isimle başladığı için isim cümlesidir; هُو kelimesi cümlenin mübtedasıdır. Haber ise رَجُلٌ sözcüğüdür ve merfû‘luk alameti de zammedir. غَنِيٌّ sözcüğü haberin sıfatı olup ona irab, nekrelik, müzekkerlik ve müfretlikte uymuştur. Haber öğesi tesniye, çoğul, müzekker ve müennes olabilir. Bu durumda sıfatı da ona uymak durumundadır. Şimdi bunların her birine birer örnek verelim:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> هَورَجُلٌ غَنِيٌّ هِيَ امْرَأَةٌ غَنِيَّةٌ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> هَمَا رَجُلاَنِ غَنِيَّانِ هُمَا امْرَأَتَانِ غَنِيَّتَانِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> هُمْ رِجَالٌ أَغْنِيَاءُ هُنَّ نِسَاءٌ غَنِيَّاتٌ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Aşağıdaki isim cümlelerinde haberin sıfatını uygun şekilde getiriniz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> أَخِي طَبِيبٌ مَشْهُورًا</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> أُخْتِي مُمَرِّضَةٌ مُخْلِصٌ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #ff6600;"><strong>3. Fâil</strong></span><br /> Yedinci Ünitede izah edildiği gibi bir fiil cümlesi, asgari bir fiil ve bir fâilden oluşur. Fiil cümlesinde fiil daima başta bulunur. Bu cümlede eylemi gerçekleştirene de fâil ismi verilir. Mübteda ve haberde olduğu gibi fâil de daima merfû‘dur. Fâil öğesini, bir sıfat nitelediğinde ona irab, marifeliknekrelik, müzekkerlik-müenneslik ve sayı bakımından uymak zorundadır. Örnek: نَامَ الطِّفْلُ الصَّغِيرُ مُبَكِّرًا (Küçük çocuk erkenden uyudu). Bu cümle fiil ile başladığı için fiil cümlesi adını alır. نَامَ fiil olup onu takip eden الطِّفْلُ kelimesi de fâildir ve zamme ile merfû‘dur. الصَّغِيرُ sözcüğü de fâili niteleyen bir sıfattır. Sıfat mevsûfuna irab, marifelik, müzekkerlik ve sayı bakımından uymuştur. Fâil öğesi tesniye, çoğul, müzekker ve müennes olabilir. Bu durumda sıfatı da ona uymak zorundadır. Şimdi bunların her birine birer<br /> örnek verelim:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> نَجَحَ الطَّالِبُ الْمُجْتَهِدُ نَجَحَتِ الطَّالِبَةُ الْمُجْتَهِدَةُ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> نَجَحَ الطَّالِبَانِ الْمُجْتَهِدَانِ نَجَحَتِ الطَّالِبَتَانِ الْمُجْتَهِدَتَانِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> نَجَحَ الطُّلاَّبُ الْمُجْتَهِدُونَ نَجَحَتِ الطَّالِبَاتُ الْمُجْتَهِدَاتُ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Aşağıdaki fiil cümlelerinde fâilin sıfatını uygun şekilde getiriniz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> اِشْتَرَكَ الْمُهَنْدِسَانِ النَّشِيطَةُ فِي الْمَشْرُوعِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> يُغَادِرُ الْقِطَارُ سَرِيعٌ فِي السَّاعَةِ الْوَاحِدَةِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #ff6600;"><strong>4. Mef‘ûlün Bih</strong></span></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">Yedinci Ünitede izah edildiği gibi bir fiil cümlesi fiil, fâil ve -icap ettiğindefâilin doğrudan tesir ettiği bir mef‘ûlün bih öğesinden oluşur. Mef‘ûlün bih daima mansûbtur. Mef‘ûlün bihe bir sıfat geldiğinde diğer hususlar da dikkate alınarak sıfatın mevsûfa uyumu sağlanır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><span style="color: #ff6600;"><strong>Örnek:</strong></span> اِشْتَرَيْتُ سَاعَةً جَدِيدَةً أَمْسِ (Dün yeni bir saat aldım). Bu cümle fiil ile başladığı için fiil cümlesi adını alır. اِشْتَرَيْتُ fiil olup onu takip eden تُzamiri fâildir. سَاعَةً kelimesi fâilin yaptığı işten doğrudan etkilendiği için mef‘ûlün bihtir. Onu takip eden جَدِيدَةً sözcüğü de sıfattır. Dikkat edilecek olursa sıfat mevsûfuna irab, müenneslik, nekrelik ve müfretlik yönlerinden uymuştur. Mef‘ûlün bih öğesi tesniye, çoğul, müzekker ve müennes olabilir. Bu durumda sıfatı da ona uymak zorundadır. Şimdi bunların her birine birer örnek verelim:<br /> &nbsp;</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">رَأَيْتُ الطَّالِبَ الْمُجْتَهِدَ فِي الْمَكْتَبَةِ رَأَيْتُ الطَّالِبَةَ الْمُجْتَهِدَةَ فِي الْمَكْتَبَةِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> رَأَيْتُ الطَّالِبَيْنِ الْمُجْتَهِدَيْنِ فِي الْمَكْتَبَةِ رَأَيْتُ الطَّالِبَتَيْنِ الْمُجْتَهِدَتَيْنِ فِي الْمَكْتَبَةِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> رَأَيْتُ الطُّلاَّبَ الْمُجْتَهِدِينَ فِي الْمَكْتَبَةِ رَأَيْتُ الطَّالِبَاتِ الْمُجْتَهِدَاتِ فِي الْمَكْتَبَةِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Aşağıdaki fiil cümlelerinde mef‘ûlün bihin sıfatını uygun şekilde getiriniz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> قَابَلَ المدُِيرُ النَّزِيلَ الْكَرِيمُ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> أَكْرَمْتُ الصَّدِيقَ عَزِيزٌ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #ff6600;"><strong>5. Mecrûr</strong></span><br /> Sekizinci Ünitede izah edildiği gibi harfi cer adı verilen harflerden sonra gelen isimler daima mecrûr olur. Bu isimlerden sonra gelen sıfatlarda mevsûfuna mecrûrlukta uyduğu gibi zikrettiğimiz diğer yönlerden de uyar. Örnek: أَكْتُبُ الْوَاجِبَ بِالْقَلَمِ اْلأَسْوَدِ (Ödevi siyah kalemle yazıyorum). Bu fiil cümlesinde bulunan أَكْتُبُ fiil olup fâili de gizli أَنَا zamiridir. الْوَاجِبَ kelimesi fâilin yaptığı işten doğrudan etkilendiği için mef‘ûlün bihtir. Harf-icer ise ب dir. الْقَلَمِ kelimesi de mecrûr isim ve onu takip eden sözcük de sıfattır. Sıfat da mevsûfa irab, müzekkerlik, marifelik ve müfretlikte uymuştur. Mecrûr isim tesniye, çoğul, müzekker ve müennes olabilir. Bu durumda sıfatı da ona uymak zorundadır. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">Şimdi bunların her birine birer örnek verelim:<br /> سَلَّمْتُ عَلَى الْفَلاَّحِ النَّشِيطِ سَلَّمْتُ عَلَى الْفَلاَّحَةِ النَّشِيطَةِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> سَلَّمْتُ عَلَى الْفَلاَّحَيْنِ النَّشِيطَيْنِ سَلَّمْتُ عَلَى الْفَلاَّحَتَيْنِ النَّشِيطَتَيْنِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> سَلَّمْتُ عَلَى الْفَلاَّحِينَ النَّشِيطِينَ سَلَّمْتُ عَلَى الْفَلاَّحَاتِ النَّشِيطَاتِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Dokuzuncu Ünitede ele alınan isim tamlamasının muzâfun ileyh öğesi de mecrûr bir isimdir. Dolayısıyle onu niteleyen sıfat da ona irab, marifeliknekrelik, müzekkerlik-müenneslik ve sayı bakımından uymak zorundadır. Örnek: اِسْتَعَرْتُ كِتَابَ الطَّالِبِ الْمُجْتَهِدِ (Çalışkan öğrencinin kitabını ödünç aldım). Cümlesinde كِتَابَ mef‘ûlün bih ayrıca muzâf, الطَّالِبِ sözcüğü muzâfun ileyh ve الْمُجْتَهِدِ kelimesi de muzâfun ileyhin sıfatıdır ve ona uymuştur. Dokuzuncu ünitede bazı zarflardan sonra gelen isimlerin muzâfun ileyh olduğu ifade edilmişti. İşte bu isimlerden sonra gelen sıfatlar da mevsûfuna aynı kurallarla uymaktadır.<br /> Örnek: ذَهَبْتُ إِلَى السُّوقِ بَعْدَ الدَّرْسِ الثَّالِثِ (Çarşıya üçüncü dersten sonra gittim) Cümlesinde بَعْدَ kelimesi zarf ve aynı zamanda da muzâf, الدَّرْسِ sözcüğü de muzâfun ileyh aynı zamanda da mevsûf, onu takip eden الثَّالِثِ kelimesi ise onun sıfatıdır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Aşağıdaki cümlelerde harfi cerle mecrûr olan isimlerin sıfatlarını uygun şekilde getiriniz.<br /> أُعْجِبْتُ بِاللَّوْنِ أَخْضَرُ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> أَهْتَمُّ بِاللُّغَةِ عَرَبِيَّةٌ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Aşağıdaki cümlelerdeki muzâfun ileyhlerin sıfatlarını uygun şekilde getiriniz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> اِنْكَسَرَ كُرْسِيُّ الْغُرْفَةِ كَبِيرَةٌ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> أَوْقَفْتُ سَيَّارَتِي أَمَامَ الْكُلِّيَّةِ جَدِيدٌ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #ff6600;"><strong>6. Muzâf</strong></span><br /> Dokuzuncu ünitede muzâf ve muzâfun ileyh konusu ele alınmıştı. Muzâfın başında harf-i tarif, sonunda da tenvinin bulunmayacağı ve irabının da cümledeki durumuna göre değişebileceği, muzâfun ileyhin ise daima mecrûr olduğu ifade edilmişti. İsim tamlaması olabilmesi için muzâf ile muzâfun ileyhin arasına asla başka bir kelimenin girmemesi gereklidir. Bu durumda muzâf öğesine bir sıfat getirilmek istense bu sıfat zorunlu olarak muzâfun ileyh öğesinden sonra zikredilmelidir. Ancak burada, dördüncü ünitede ele alınan marife (belirli) isim çeşitlerinde, marife bir isme muzâf yapılarak elde edilen marifelik türü iyi bilinmelidir. Zira bir isim marife kabul edilen başka bir isme muzâf yapılmışsa başında harf-i tarif olmasa bile doğrudan marifelik kazanmış olur. Eğer isim nekre bir isme muzâf yapılmış ise bu durumda söz konusu muzâf nekre kabul edilir. Bu durumda, muzâf marife ise onun sıfatı da marife, nekre ise onun sıfatı da nekre olur. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><span style="color: #0099cc;"><strong>Örnek</strong></span>: هَذَا جمَْعُ مُذَكَّرٍ سَالِمٌ (Bu cem-i müzekker sâlimdir). Bu cümlede جمَْعُ kelimesi haber ve ayrıca muzâftır. مُذَكَّرٍ sözcüğü de muzâfun ileyhtir. سَالِمٌ kelimesi de haber durumunda olan جمَْعُ sözcüğünün sıfatır. Dikkat edilecek olursa جمَْعُ kelimesi nekre (belirsiz) bir isme muzâf olduğu için kural gereği nekre kabul edilir. Ancak aşağıdaki örnekte جمَْعُ sözcüğü marife bir isme muzâf olduğu için marifedir. Bu yüzden sıfatı olan السَّالِِم sözcüğü harf-i tarifli gelmiştir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #0099cc;"><strong>Örnek:</strong></span> فَهِمْتُ مَوْضُوعَ جمَْعِ الْمُذَكَّرِ السَّالِِم (Cem-i müzekker sâlim konusunu anladım).</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Aşağıdaki cümlelerde muzâf olan isimlerin sıfatlarını uygun hale getiriniz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> جَاءَ صَدِيقُكَ كَرِيمٌ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> اِشْتَرَيْتُ قَلَمَ رَصَاصٍ جمَِيلٌ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Üçüncü ünitede isimlerde tesniye (ikil) konusunda, tesniye bir ismin merfû‘luk alametinin elif, mansûbluk ve mecrûrluk alametinin de yâ harfi olduğu belirtilmişti. Konumuzla ilgili olarak tesniye bir ismin sıfatı da kendisi gibi tesniye ve irabı da ona uygun olur. Aşağıdaki örneklerde tesniye bir ismin sıfatı da tıpkı mevsûf gibi merfû‘, mansûb ve mecrûr olarak gelmiştir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> ذَهَبَ الصَّدِيقَانِ الْمُخْلِصَانِ إِلَى الْمَسْجِدِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> رَأَيْتُ الصَّدِيقَيْنِ الْمُخْلِصَيْنِ فِي الْمَسْجِدِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> سَلَّمْتُ عَلَى الصَّدِيقَيْنِ الْمُخْلِصَيْنِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Eğer tesniye isim muzâf olursa bu durumda sonundaki nun harfi atıldığı gibi sıfatı da muzâfun ileyhten sonra gelir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><span style="color: #0099cc;"><strong>&nbsp;Örnek:</strong></span> جَاءَ صَدِيقَاكَ الْمُخْلِصَانِ (Senin iki samimi dostun geldi). Bu cümlede صَدِيقَا sözcüğü fâil ve ayrıca da muzâf olduğu için sonundaki nun harfi düşmüştür. الْمُخْلِصَانِ kelimesi de صَدِيقَا mevsûfunun sıfatıdır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #0099cc;"><strong>Örnek: </strong></span>رَأَيْتُ صَدِيقَيْكَ الْمُخْلِصَيْنِ (Senin iki samimi dostunu gördüm). Bu cümlede صَدِيقَيْ sözcüğü mef‘ûlün bih ve ayrıca da muzâf olduğu içinsonundaki nun harfi düşmüştür. الْمُخْلِصَيْنِ kelimesi de صَدِيقَيْ mevsûfununsıfatıdır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #0099cc;"><strong>Örnek:</strong></span> سَلَّمْتُ عَلَى صَدِيقَيْكَ الْمُخْلِصَيْنِ (Senin iki samimi dostunu selamladım). Bu cümlede صَدِيقَيْ sözcüğü harf-i cerle mecrûr ve ayrıca da muzâf olduğu için sonundaki nun harfi düşmüştür. الْمُخْلِصَيْنِ kelimesi de صَدِيقَيْ mevsûfunun sıfatıdır. Dikkat edilecek olursa bu üç örnekte de muzâf olan sözcük marife (belirli) bir isme muzâf olduğu için marife olmuştur. Aşağıdaki cümlelerde muzâf olan tesniye isimlerin sıfatlarını uygun hale getiriniz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> زُرْتُ مُدَرِّسَيِ الْمَدْرَسَةِ نَشِيطَانِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> فَشِلَ طَالِبَا الْفَصْلِ كَسْلاَنَانِ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Üçüncü ünitede isimlerde cemi (çoğul) konusunda, cem-i müzekker sâlim (eril kurallı çoğul) ele alındı. Cem-i müzekker sâlim bir isim merfû‘luk durumunda vav, mansûbluk ve mecrûrluk durumunda da yâ harfi alır. Konumuzla ilgili olarak cem-i müzekker sâlim bir ismin sıfatı da kendisi gibi çoğul olur. Ancak bu çoğulluk aynı türden olmak zorunda değildir. O sıfatın çoğulu nasıl kullanılıyorsa o şekilde kullanılmalıdır. Örnek: أَتَى الْيَومَ إِلَى كُلِّيَّتِنَا مُدَرِّسُونَ طِوَالٌ (Bugün fakültemize uzun hocalar geldi). Bu cümlede مُدَرِّسُونَ sözcüğü fâil ve merfû‘luk alameti de vav harfidir. طِوَالٌ kelimesi de onun sıfatı olup mevsûfuna irabda, nekrelikte, müzekkerlikte ve çoğullukta uymuştur.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><span style="color: #0099cc;"><strong>Örnek</strong></span>: بَدَأَ الْمُمَرِّضُونَ النَّشِيطُونَ عَمَلَهُمُ الجَْدِيدَ (Çalışkan hasta bakıcılar yeni işlerine başladılar). Bu cümlede الْمُمَرِّضُونَ sözcüğü fâil ve merfû‘luk alameti de vav harfidir. النَّشِيطُونَ kelimesi de onun sıfatı olup mevsûfuna irabda, nekrelikte, müzekkerlikte ve çoğullukta uymuştur. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">Aşağıdaki cümlelerde cem-i müzekker sâlim kelimelerin sıfatlarını uygun şekilde getiriniz.<br /> رَأَيْتُ الْمُهَنْدِسِينَ جُدُدٌ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> صَامَ الْمُؤْمِنُونَ صَالحِِينَ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> Cem-i müzekker sâlim bir isim muzâf yapıldığında tesniyede olduğu gibisonundaki nun harfi atılır. Nun harfi düşen bu isim bir sıfatla nitelendiğinde sıfatı muzâftan sonra gelir. Ancak burada şu husus hatırdan çıkarılmamalıdır: Marife bir isme muzâf olan isim marifelik kazanır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> <span style="color: #0099cc;"><strong>Örnek:</strong></span> تَأَخَّرَ مُوَظَّفُوالشَّرِكَةِ الجُْدُدُ (Firmanın yeni memurları gecikti). Bu cümlede مُوَظَّفُو sözcüğü fâil ve merfû‘luk alameti de vav harfidir. الجُْدُدُ kelimeside onun sıfatı olup mevsûfuna irabda, marifelikte, müzekkerlikte ve çoğullukta uymuştur.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><span style="color: #0099cc;"><strong>&nbsp;Örnek:</strong></span> كَافَأَ الْمُدِيرُ مُوَظَّفِي الشَّرِكَةِ الْمُخْلِصِينَ (Müdür firmanın dürüst memurlarını ödüllendirdi). Bu cümlede مُوَظَّفِي sözcüğü mef‘ûlün bih ve mansûbluk alameti de ya harfidir. الْمُخْلِصِينَ kelimesi de onun sıfatı olup<br /> mevsûfuna irabda, marifelikte, müzekkerlikte ve çoğullukta uymuştur. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">Aşağıdaki cümlelerde muzâf olan cem-i müzekker sâlim kelimelerin sıfatılarını uygun şekilde getiriniz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> قُلْتُ لِمُدِيرِي اْلأَقْسَامِ الْقُدَمَاءُ</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"> نَجَحَ بَنُومُحَمَّدٍ مُجْتَهِدِينَ فِي الاِمْتِحَانِ<br /> İnsanların dışındaki varlıkların çoğuluna gayri âkil çoğul denir. Modern Arapça’da müfred müennes bir isim cümlede hangi kurallara tabi ise bu çoğul isimler için de aynı kurallar söz konusudur. Bu durumda gayri âkil bir isme sıfat gelecek olsa bu isim müfret müennes olur.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://fasiharapca.com/arapcada-sifat-tamlamasi-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14808">SIFAT TAMLAMASI  &#8211;  Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://fasiharapca.com">Fasih Arapça</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsim Cümlesi  &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</title>
		<link>https://fasiharapca.com/arapcada-isim-cumlesi-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14793</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Mar 2014 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıköğretim İlahiyat Arapça 1. Dönem Dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aöf İlahiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fasiharapca.com/?p=14793</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Düşünce, duygu, oluş ve isteklerimizi anlattığımız söz dizisine cümle denir. Arapçada iki tür cümle vardır:(1)İsim cümlesi,(2)Fiil cümlesi İsim Cümlesi Arapçada isimle başlayan cümlelere isim cümlesi (الجملة الاسمية) denilir. Cümle isimle başladığı için bu şekilde isimlendirilmiştir. Bilindiği üzere Türkçede ise yüklemi isim olan cümlelere isim cümlesi denilmektedir. الكِتابُ مُفِيدٌ) ) “Kitap faydalıdır” cümlesi bir isim &#8230;</p>
<p><a href="https://fasiharapca.com/arapcada-isim-cumlesi-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14793">İsim Cümlesi  &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://fasiharapca.com">Fasih Arapça</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT">&nbsp;</p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Düşünce, duygu, oluş ve isteklerimizi anlattığımız söz dizisine cümle denir.</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Arapçada iki tür cümle vardır:<strong>(1)</strong>İsim cümlesi,<strong>(2)</strong>Fiil cümlesi</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="color: #0099cc; font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>İsim Cümlesi</strong></span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Arapçada isimle başlayan cümlelere isim cümlesi (<strong>الجملة الاسمية</strong>) denilir. Cümle isimle başladığı için bu şekilde isimlendirilmiştir. Bilindiği üzere Türkçede ise yüklemi isim olan cümlelere isim cümlesi denilmektedir.</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>الكِتابُ مُفِيدٌ</strong>) ) “Kitap faydalıdır” cümlesi bir isim cümlesidir zira isim olan<strong>الكِتابُ</strong>) ) kelimesi ile başlamaktadır. Aynı durum (<strong>بابُ البَيتِ مَفْتوحٌ</strong>) “Evin kapısı açıktır” cümlesi için de geçerlidir. Zira cümlenin başında yine bir isim olan</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>بابُ</strong>) ) kelimesi bulunmaktadır. Arapçada basit bir isim cümlesi iki isimden oluşur. Normal cümle dizilişinde başta yer alan öğeye mübteda (<strong>المبتدأ</strong>) sonda yer alan ögeye de haber<strong>الخبر</strong>) ) denilir.</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong><span style="color: #ff6600;">Mübteda:</span></strong>İsim cümlesinin öznesidir. Ayrıntıları “İsim Cümlesinin Ögeleri” adlı ünitede anlatılacağı üzere genellikle marife (belirli isim)dir. Nekra olarak geldiği durumlar da vardır. Mübteda daima merfu‘dur (müfred, cem-i müennes sâlim ve cem-i teksir (kırık çoğul) isimler için geçerli olmak üzere zamme harekelidir).</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong><span style="color: #0099cc;">Haber:</span></strong>İsim cümlesinin yüklemidir. Normal cümle dizilişinde mübtedadan sonra gelir ve genellikle nekredir. Haber de mübteda gibi daima merfu‘dur (müfred, cem-i müennes sâlim ve cem-i teksir (kırık çoğul) isimler için geçerli olmak üzere zamme harekelidir).</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Ayrıntısı “İsim Cümlesinin Ögeleri” ünitesinde anlatılacağı üzere mübteda ile haber arasında müzekkerlik (erillik)-müenneslik (dişillik) ve sayı [müfred (tekil)-Tesniye (ikil)-cemi (çoğul) olma] bakımından uyum aranır.</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Yani mübteda nasıl gelmişse haber de ona uyumlu şekilde gelir. Arapça normal isim cümlesi dizilişinde haber sonra gelir. Ancak ( (<strong>في البيتِ رَجُلٌ</strong>“Evde bir adam var” örneğindeki gibi haberin önce, mübtedânın sonra geldiğiyerler de vardır. Konunun ayrıntıları “İsim Cümlesinin Ögeleri” Ünitesindeanlatılacaktır.</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Aşağıdaki isim cümlesi örneklerini inceleyiniz:</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>الغرفةُ واسِعَةٌ</strong>) ) “Oda geniştir.” (<strong>الغُرْفَةُ</strong>) kelimesi mübteda, (<strong>واسِعَةٌ</strong>) kelimesihaberdir.</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>الكِتابُ جمَِيلٌ) )</strong>“Kitap güzeldir.” (<strong>الكِتابُ</strong>) kelimesi mübteda, (<strong>جمَِيلٌ</strong>) kelimesihaberdir.</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>الطالِبانِ ناجِحانِ) )</strong>“İki öğrenci başarılıdır” (<strong>الطالِبانِ</strong>) kelimesi mübteda, ( (<strong>ناجِحانِ</strong>kelimesi haberdir.</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>المعَُلّمونَ ناجِحُونَ) )</strong>“Öğretmenler başarılıdırlar.” (<strong>المعَُلّمونَ</strong>) kelimesi mübteda,<strong>ناجِحُونَ</strong>) ) kelimesi haberdir.</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>المعَُلّماتُ ناجِحاتٌ) )</strong>“Bayan öğretmenler başarılıdırlar” (<strong>المعَُلّماتُ</strong>) kelimesimübteda, (<strong>ناجِحاتٌ</strong>) kelimesi haberdir.</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>بابُ البيتِ مَفْتوحٌ</strong>) ) “Evin kapısı açıktır” (<strong>بابُ</strong>) kelimesi mübteda, ( (<strong>مَفْتوحٌ</strong>kelimesi haberdir.</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">a</span></p>
<p style="color: #000000; font-family: Arial; font-size: 12px; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px;" align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>المعلمونَ نَشِيطُونَ فِي عَمَلِهمْ) )</strong>“Öğretmenler işlerinde aktiftirler” (<strong>المعلمونَ</strong>) kelimesimübteda, (<strong>نَشِيطُونَ</strong>) kelimesi haberdir</span></p>
<p><a href="https://fasiharapca.com/arapcada-isim-cumlesi-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14793">İsim Cümlesi  &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://fasiharapca.com">Fasih Arapça</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fiil Cümlesi &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</title>
		<link>https://fasiharapca.com/arapcada-fiil-cumlesi-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14794</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fasih Arapça]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Mar 2014 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıköğretim İlahiyat Arapça 1. Dönem Dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aöf İlahiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fasiharapca.com/?p=14794</guid>

					<description><![CDATA[<p>  Arapçada fiil işe başlayan cümlelere fiil cümlesi (الجملةُ الفِعْلِيّة) denir. Türkçemizde ise yüklemi çekimli bir fiil olan cümleler fiil cümlesi olarak nitelendirilmektedir.نَزَلَ الثلْجُ) ) “Kar yağdı” ifadesi bir fiil cümlesidir zira (نَزَلَ) fiili ilebaşlamaktadır. Bir fiil cümlesi en az iki ögeden oluşur ki bunlar fiil ve fâildir. Fiil, mâzî, muzâri veya emir olabilir. Fâil,Türkçe &#8230;</p>
<p><a href="https://fasiharapca.com/arapcada-fiil-cumlesi-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14794">Fiil Cümlesi &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://fasiharapca.com">Fasih Arapça</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="LEFT"> </p>
<p align="LEFT"><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: Arial; font-size: 14pt;">Arapçada fiil işe başlayan cümlelere fiil cümlesi (<strong>الجملةُ الفِعْلِيّة</strong>) denir.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: Arial; font-size: 14pt;">Türkçemizde ise yüklemi çekimli bir fiil olan cümleler fiil cümlesi olarak nitelendirilmektedir.<strong>نَزَلَ الثلْجُ</strong>) ) “Kar yağdı” ifadesi bir fiil cümlesidir zira (<strong>نَزَلَ</strong>) fiili ilebaşlamaktadır. Bir fiil cümlesi en az iki ögeden oluşur ki bunlar fiil ve fâildir. Fiil, mâzî, muzâri veya emir olabilir.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: Arial; font-size: 14pt; color: #ff0000;"><strong>Fâil</strong></span><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: Arial; font-size: 14pt;"><strong><span style="color: #0099cc;">,</span></strong>Türkçe fiil cümlesindeki öznenin karşılığıdır ve fiili işleyeni göstermektedir. Ayrıntıları Fiil Cümlesinin Ögeleri ünitesinde anlatılacağı üzere fiil ile fâil arasında müenneslik (dişillik)-müzekkerlik (erillik) açısından uyum bulunması gerekir. Arapçada fâil daima merfu‘dur (yani müfred (tekil), cem-i müennes sâlim (kurallı dişil çoğul) ve kuralsız çoğul(cem-i teksir) kelimeler için geçerli olmak üzere son harekesi daima zammedir)</span></p>
<p align="LEFT"><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: Arial; font-size: 14pt;">Eğer anlam fiil ve fâil ile tamamlanıyorsa yani fiil lâzım (geçişsiz/nesnealmayan) bir fiil ise fiil cümlesi olabilmesi için bir başka ögeye ihtiyaç yoktur. Şayet tamamlanmıyorsa yani fiil müteaddî (geçişli/nesne alan) bir fiilse cümlede fiil ve fâil dışında üçüncü bir öge daha bulunur ki o da<strong>mef ûl</strong>dür. Fiilin yaptığı işten etkilenen ögeyi gösteren mef ûl mansûbtur(yani müfred (tekil) ve kuralsız çoğul (cem-i teksir) kelimeler için geçerli olmak üzere son harekesi daima fethadır). Mef ûl cer harfli olarak da gelebilir. Bu son durumda fiilin mutlaka müteaddi (geçişli) olması gerekmez. Kurallı bir Arapça fiil cümlesinde diziliş şu şekildedir:</span></p>
<p align="LEFT"><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-weight: bold; font-family: Arial; font-size: 14pt;"><span style="font-size: 24px; color: #ff0000;">Fiil+Fâil</span> veya </span></p>
<p align="LEFT"><span style="color: #ff0000; font-style: normal; font-variant: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-weight: bold; font-family: Arial; font-size: 32px;">Fiil+Fâil+Mefûl </span></p>
<p align="LEFT"><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: Arial; font-size: 14pt;">Aşağıdaki fiil cümlesi örneklerini inceleyiniz:</span></p>
<p align="LEFT"><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: Arial; font-size: 14pt;"><strong>قَرَأَ الطالِبُ قِصّةً</strong>) ) “Öğrenci bir hikâye okudu” (<strong>قَرَأَ</strong>) fiil, (<strong>الطالبُ</strong>) fâil ve ( (<strong>قِصّةً</strong>mef ûldür.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: Arial; font-size: 14pt;"><strong>نَامَ الرَّضِيعُ</strong>) ) “Bebek uyudu” (<strong>نَامَ</strong>) fiil, (<strong>الرَّضِيعُ</strong>) fâildir.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: Arial; font-size: 14pt;"><strong>ماتَ الجُنْدِيُّ</strong>) ) “Asker öldü” (<strong>ماتَ</strong>) fiil, (<strong>الجُنْدِيُّ</strong>) fâildir.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: Arial; font-size: 14pt;"><strong>خَرَجَتِ الطّالِباتُ</strong>) ) “Bayan öğrenciler çıktı” (<strong>خَرَجَت</strong>) fiil, (<strong>الطالِباتُ</strong>) fâildir.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: Arial; font-size: 14pt;"><strong>يَلْعَبُ الوَلَدَانِ</strong>) ) “İki çocuk oynuyor” (<strong>يَلْعَبُ</strong>) fiil, (<strong>الوَلَدَانِ</strong>) fâildir.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: Arial; font-size: 14pt;"><strong>تَلعَبُ البنتانِ) )</strong>“İki kız oynuyor” (<strong>تَلعبُ</strong>) fiil, (<strong>البنتانِ</strong>) fâildir.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: Arial; font-size: 14pt;"><strong>سَجَدَ المسُْلِمونَ) )</strong>“Müslümanlar secde etti” (<strong>سَجَدَ</strong>) fiil, (<strong>المسُْلِمونَ</strong>) fâildir.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: Arial; font-size: 14pt;"><strong>رَأَى حَسَنٌ أَسَداً) )</strong>“Hasan bir aslan gördü” (<strong>رَأَى</strong>) fiil, (<strong>حَسَنٌ</strong>) fâil ve (<strong>أَسَداً</strong>) mef ûldür.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: Arial; font-size: 14pt;"><strong>صَلّى عَلِيٌّ في المسَْجِدِ</strong>) ) “Ali mescitte namaz kıldı” (<strong>صَلّى</strong>) fiil, (<strong>عَلِيٌّ</strong>) fâil ve ( (<strong>في المسَْجِدِ</strong>mef ûldür.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: Arial; font-size: 14pt;">Örneklere dikkat edilirse fâil (özne), ister müfred (tekil), ister tesniye (ikil), isterse de cemi (çoğul) olsun fiil dâima 3. tekil şahıs kipinde gelmektedir. Fiille fâil arasında sadece müenneslik (dişillik)-müzekkerlik (erillik) açısından uyum bulunmaktadır. Türkçe devrik cümlelerde olduğu üzere, Arapça fiil cümlelerindeki Fiil+Fâil+Mef ûl dizilişi (<strong>في المسجِدِ صلّيتُ</strong>) örneğinde olduğu gibi mef ûlün öne geçmesi suretiyle bozulabilir. Öne geçen mef ûl isim olsa da cümle yine fiil cümlesi olarak kalır. Ancak fâil hiçbir zaman için fiilin önüne geçemez. Şayet geçerse cümle fiil cümlesi olmaktan çıkar ve isim cümlesine dönüşmüş olur. Bu durumda öne geçmiş olan fâil de mübteda olmuş olur. Örneğin (<strong>يَقْرَأُ عليٌّ الدّرْسَ</strong>) “Ali dersi okuyor” fiil cümlesinde fâil (özne) konumunda olan ( (<strong>عليٌّ</strong>kelimesini başa alarak (<strong>عَلِيٌّ يَقْرَأُ الدّرْسَ</strong>) şeklinde yeniden yazmış olsak cümle artık isim cümlesi ve bir önceki cümlede fâil konumunda olan (<strong>عليٌّ</strong>) kelimesi de artık fâil değil mübteda olmuş olur. Aşağıdaki cümleleri Türkçeye çeviriniz ve isim cümlesi mi yoksa fiil cümlesi miolduklarını söyleyiniz.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: 20px;"><strong>خديجَةُ فَتاةٌ تدرسُ في الثانَوِيّةِ.</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: 20px;"><strong> </strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: 20px;"><strong>رَأَيْتُ جمََلا في الصحراء.</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: 20px;"><strong> </strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: 20px;"><strong>رَاجَعَ الوَلَدُ دُرُوسَهُ.</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: 20px;"><strong> </strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: 20px;"><strong>الطّفْلانِ الصغيرانِ ذكَِيّانِ.</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: 20px;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="color: #000000; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; text-align: start; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; word-spacing: 0px; font-family: tahoma, arial, helvetica, sans-serif; font-size: 20px;"><strong>أطْفِئِ النُّورَ وَنَمْ.</strong></span></p>
<p><a href="https://fasiharapca.com/arapcada-fiil-cumlesi-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14794">Fiil Cümlesi &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://fasiharapca.com">Fasih Arapça</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri İle İlgili Sorular  &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</title>
		<link>https://fasiharapca.com/arapcada-kelime-ve-cumle-cesitleri-ile-ilgili-sorular-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14795</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Mar 2014 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıköğretim İlahiyat Arapça 1. Dönem Dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aöf İlahiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fasiharapca.com/?p=14795</guid>

					<description><![CDATA[<p>1. Aşağıdaki cümlelerden hangisi fiil cümlesidir? a. سيارتك سريعةٌ b. ركب الناسُ القطارَ c. حقيبةُ البنتِ جميلةٌ d. المسلمون نزلوا في الفندقِ e. اللغةُ العربيةُ سهلةٌ إذا اِبْتَعَدْتُ عنْك فإنيِّ أَحِنُّ إليكَ.) . 2 ) cümlesindeki altı çizili kelimenin eş anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir? a. أشْتاقُ b. أطيب c. أحِسُّ d. أطلب e. مُرْتَفِع 3. Aşağıdaki &#8230;</p>
<p><a href="https://fasiharapca.com/arapcada-kelime-ve-cumle-cesitleri-ile-ilgili-sorular-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14795">Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri İle İlgili Sorular  &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://fasiharapca.com">Fasih Arapça</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">1. Aşağıdaki cümlelerden hangisi fiil cümlesidir?</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">a. سيارتك سريعةٌ</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">b. ركب الناسُ القطارَ</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">c. حقيبةُ البنتِ جميلةٌ</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">d. المسلمون نزلوا في الفندقِ</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">e. اللغةُ العربيةُ سهلةٌ</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">إذا اِبْتَعَدْتُ عنْك فإنيِّ أَحِنُّ إليكَ.) . 2 ) cümlesindeki altı çizili kelimenin eş anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir?</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">a. أشْتاقُ</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">b. أطيب</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">c. أحِسُّ</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">d. أطلب</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">e. مُرْتَفِع</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">3. Aşağıdaki cümlelerden hangisi isim cümlesidir?</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">a. خرجتِ المرأةُ من البيتِ</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">b. رجعَ المرءُ إلى بيته</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">c. الولدُ يفتحُ بابَ البيتِ</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">d. قالت الأم لأولادها</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">e. فهم الطلابُ الدرسَ</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">4. Aşağıdaki ifadelerden hangisi cümledir?</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">a. طبيبُ المستشفى</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">b. سيارةٌ سريعةٌ</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">c. أبوابُ البيْتِ الواسعةُ</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">d. في المدرسةِ الثانويةِ</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">e. خرج التلميذُ من المدرسةِ</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">يدخل الطلاب إلى المدرسة صباحا ويخرجون منها في المساء“ . 5 ” cümlesindeki bütün harfler (edatlar) hangi seçenekte tam olarak gösterilmiştir?</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">a. المساء، منها، في، و</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">b. في، إلى، صباحا</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">c. الطلاب، المدرسة، صباحا، المساء</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">d. إلى، و، من، في</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">e. يدخل، من، المدرسةِ</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Kelime ve Cümle Çeşitleri İle İlgili Soruların Cevabı</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">1. b Yanıtınız doğru değilse, “Arapçada Cümle Çeşitleri” konusunu yeniden okuyunuz.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">2. a Yanıtınız doğru değilse, Okuma Parçasını ve ilgili alıştırmaları yeniden gözden geçiriniz.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">3. c Yanıtınız doğru değilse, “Arapçada Cümle Çeşitleri” konusunu yeniden okuyunuz.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">4. e Yanıtınız doğru değilse, “Arapçada Cümle Çeşitleri” konusunu yeniden okuyunuz.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">5. d Yanıtınız doğru değilse, “Arapçada Kelime Çeşitleri” konusunu yeniden okuyunuz.</span></p>
<p><a href="https://fasiharapca.com/arapcada-kelime-ve-cumle-cesitleri-ile-ilgili-sorular-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri/14795">Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri İle İlgili Sorular  &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://fasiharapca.com">Fasih Arapça</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CİNSİYET YÖNÜNDEN İSİMLER Müzekker- Müennes &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</title>
		<link>https://fasiharapca.com/arapcada-cinsiyet-yonunden-isimler-muzekker-muennes-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri-2/14796</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Mar 2014 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Açıköğretim İlahiyat Arapça 1. Dönem Dersleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aöf İlahiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fasiharapca.com/?p=14796</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cinsiyet Yönünden İsimler (Müzekker- Müennes) Türkçenin gramerinde doğadaki erkek ve dişi canlıların adlandırılmalarındaki bazı ayrımlar dışında erillik-dişillik kategorilerine rastlanmaz. Bu adlan¬dırmalar da dilbilgisi kurallarını etkilemez. İngilizcede üçüncü şahıs zamirlerinde olduğu gibi sınırlı düzeyde cinsiyet ayrımı gözlenir. Arapça ise cinsiyet ayrımının neredeyse bütün dilbilgisi kural ve yapılarında etkili olduğu bir dildir. Arapçada isimler ve sıfatlar cinsiyet &#8230;</p>
<p><a href="https://fasiharapca.com/arapcada-cinsiyet-yonunden-isimler-muzekker-muennes-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri-2/14796">CİNSİYET YÖNÜNDEN İSİMLER Müzekker- Müennes &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://fasiharapca.com">Fasih Arapça</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong><a style="text-decoration: none;" title="ARAPÇADA CİNSİYET YÖNÜNDEN İSİMLER DİLBİLGİSİ" href="http://www.ilahiyatarapca.com/aof-ilahiyat-arapca-1/cinsiyet-yonunden-isimler.html"><span style="color: #ff6600;"></span></a></strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong><span style="text-decoration: none;"><span style="color: #ff6600;">Cinsiyet Yönünden İsimler (Müzekker- Müennes)</span></span></strong></p>
<p> Türkçenin gramerinde doğadaki erkek ve dişi canlıların adlandırılmalarındaki bazı ayrımlar dışında erillik-dişillik kategorilerine rastlanmaz. Bu adlan¬dırmalar da dilbilgisi kurallarını etkilemez. İngilizcede üçüncü şahıs zamirlerinde olduğu gibi sınırlı düzeyde cinsiyet ayrımı gözlenir. Arapça ise cinsiyet ayrımının neredeyse bütün dilbilgisi kural ve yapılarında etkili olduğu bir dildir.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong><a style="text-decoration: none;" title="ARAPÇADA CİNSİYET YÖNÜNDEN İSİMLER DİLBİLGİSİ" href="http://www.ilahiyatarapca.com/aof-ilahiyat-arapca-1/cinsiyet-yonunden-isimler.html"><span style="color: #ff6600;"></span></a></strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"> Arapçada isimler ve sıfatlar cinsiyet açısından müzekker (eril) ve müennes (dişil) olmak üzere ikiye ayrılır. Doğal olarak erkeklik özelliğine sahip canlılar müzekker, dişilik özelliğine sahip canlılar ise müennes kategorilerini oluştururlar. Bu sınıflama genişleyerek canlı cansız bütün varlıkları kapsar. Örneğin kapı kelimesi eril iken pencere kelimesi dişildir. Hangi ölçüte göre böyle bir ayrıma gidildiğine ilişkin net ve bilimsel bir gerekçe ortaya konamamıştır. Bu durumda, müennes ve müzekker isimleri birbirinden nasıl ayıracağız? Gayet basit: Arapçada isim ve sıfatların sonlarına eklenen ve “alâmet” olarak adlandırılan son ekler kelimenin müennes mi müzekker mi olduğunu kolayca anlamamızı sağlayacaktır. Bir de sonunda hiçbir müenneslik alameti bulunmadığı halde müennes kategorisine giren isimler vardır. Bunlar sınırlı sayıda olup, öğrenilmesi işitme ve ezbere dayalı olduğu için “semâî müennes” olarak adlandırılır.<br /> Müzekker-müennes ayrımını neden öğrenmemiz gerektiğini merak ettiniz değil mi? Bu ayrımı öğrenmek durumundayız, çünkü Arapçada şahıs zamirleri, işaret isimleri, ilgi zamirleri ismin cinsiyetine göre değişmektedir. Fiillerin şahıslara göre çekiminde form cinsiyete göre şekillenir. Özne ile yüklem, sıfat ile nitelediği isim arasında cinsiyet açısından uyum aranır. Daha bunun gibi cinsiyeti ilgilendiren başka konuların da varlığı düşünüldüğünde müzekker-müennes ayrımının ne derece önemli bir konu olduğu anlaşılır.<br /> &nbsp; <br /></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong><a style="text-decoration: none;" title="ARAPÇADA CİNSİYET YÖNÜNDEN İSİMLER DİLBİLGİSİ" href="http://www.ilahiyatarapca.com/aof-ilahiyat-arapca-1/cinsiyet-yonunden-isimler.html"><span style="color: #ff6600;"></span></a></strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>&nbsp;</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Arapçada isimler cinsiyet yönünden müzekker (eril) ve müennes (dişil) olarak ikiye ayrılır.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>MÜZEKKER (ERİL)</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;">Erkek canlılarla, gramer bakımından erkek kabul edilen varlıklara delalet eden isim ve sıfatlar müzekkerdir (erildir) . Müzekker isimler, hakîkî (gerçek) ve mecâzî (itibarî) olmak üzere ikiye ayrılır:</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"><strong><span style="color: #ff6600;">1. Hakîkî Müzekker:</span> </strong> Fizyolojik açıdan erkek olan varlıklar için kullanılan isim ve sıfatlardır. Aşağıdaki hakiki müzekker kelime örneklerini ve cümle içerisindeki kullanımlarını inceleyiniz:</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>رَجُلٌ، وَلَدٌ، عَمٌّ، أَبٌ، مُدَرِّسٌ، دِيكُ، خَالٌ، أَخٌ، جمََلٌ، تِلْمِيذٌ، أَحمَْدُ، جَدٌّ، وَالِدٌ،ثَوْرٌ، مُهَنْدِسٌ، أَسَدٌ،مُدِيرٌ، عَامِلٌ،طِفْلٌ، حِصَانٌ، كَلْبٌ، قِطٌّ،سَيْفٌ، تِيسٌ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Çocuk küçüktür. <strong>. الوَلَدُ صَغِيرٌ </strong>Adam uzundur. <strong>. الرَّجُلُ طَوِيلٌ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Babası fakirdir. <strong>. أَبُوهُ فَقِيرٌ </strong>Amca baba yarısıdır. <strong>. العَمُّ نِصْفُ الوَالِدِ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Horoz güzeldir. <strong>. الدِّيكُ جمَِيلٌ </strong>Öğretmen başarılıdır. <strong>. المدَُرِّسُ نَاجِحٌ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Kardeşi hastadır. <strong>. أَخُوهُ مَرِيضٌ </strong>Dayısı emeklidir. <strong> . خَالُهُ مُتَقَاعِدٌ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Öğrenci zekidir. <strong>. التِّلْمِيذُ ذكَِيٌّ </strong>Bu, güzel bir devedir. <strong>. هَذَا جمََلٌ جمَِيلٌ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Dede mutludur. <strong>. الجَدُّ سَعِيدٌ </strong>Ahmet bir öğretmendir. <strong>. أَحمَْدُ مُدَرِّسٌ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Öküz güçlüdür. <strong>. الثَّوْرُ قَوِيٌّ </strong>Babası memurdur. <strong>. وَالِدُهُ مُوَظَّفٌ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Aslan cesurdur. <strong>. الأَسَدُ شُجَاعٌ </strong>Halit mühendistir. <strong> . خَالِدٌ مُهَنْدِسٌ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Müdür konuşuyor. <strong>. المدُِيرُ يَتَكَلَّمُ </strong>O, Allah’a inanır<strong>. . هُوَ يُؤْمِنُ بِاللهِ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Çocuk uyuyor. <strong>. الطِّفْلُ يَنَامُ </strong>İşçi çalışıyor. <strong>. العَامِلُ يَعْمَلُ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Geçen cümlelerdeki mübteda-haber arasındaki cinsiyet uyumuna dikkat ediniz. Mübteda müzekker olduğu zaman haber de müzekker olur.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Kedi kovalayan bir köpek gördüm. <strong>. رَأَيْتُ كَلْبًا يُطَارِدُ قِطًّا</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">O, keçi gibi inatçı bir adamdır. <strong>. هُوَ رَجُلٌ عَنِيدٌ كَالتَّيسِ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Kurban bayramında bir koç kestik<strong>. . ذَبَحْنَا كَبْشًا فِي عِيدِ الأَضْحَى</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">At binenin kılıç kuşananındır. <strong>. الحِصَانُ لِمَنْ يَرْكَبُهُ والسَّيْفُ لِمَنْ يَتَقَلَّدُهُ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>حمَْزَةُ، طَلْحَةُ، عُرْوَةُ، خَلِيفَةٌ </strong> gibi bazı isimler müstesna, müzekker isimlerin sonunda te’nis alameti (dişilik alameti) bulunmaz. Bu tür isimler sadece sonlarındaki müenneslik alametinden dolayı “lafzi müennes” kategorisine dâhil edilse de,</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">dilbilgisi yönünden müzekkerdir. Talha çalışkan bir öğrencidir.<strong>. طَلْحَةُ طَالِبٌ مُجْتَهِدٌ </strong>Hamza geldi. <strong> . جَاءَ حمَْزَةُ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>2. Mecâzî Müzekker: </strong> Fizyolojik açıdan erkek olmadığı halde dilbilgisi yönünden eril kabul edilen varlıklara delalet eden isimlerdir.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong><span style="color: #ff6600;">Örnek Kelime ve Cümleler</span></strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>بَيْتٌ، بَحْرٌ، صَفٌّ، كِتَابٌ، سُؤَالٌ، جَوٌّ، دَرْسٌ، عِلْمٌ، بَابٌ، مَفْتُوحٌ، مَسْجِدٌ، قَلَمٌ، اِمْتِحَانٌ، قَمَرٌ، جَبَلٌ، جِدَارٌ، وَقْتٌ، مِفْتَاحٌ، مَصْنَعٌ، أُسْبُوعٌ، شَهْرٌ، عَامٌ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Deniz derindir. <strong>. البَحْرُ عَمِيقٌ </strong>Ev büyüktür. <strong>. البَيْتُ كَبِيرٌ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Kitap kalındır. <strong>. الكِتَابُ سَمِيكٌ </strong>Sınıf geniştir. <strong>. الصَّفُّ وَاسِعٌ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Hava soğuktur. <strong> . الجَوُّ بَارِدٌ .</strong>Bu kolay bir sorudur. <strong>. هَذَا سُؤَالٌ سَهْلٌ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">İlim faydalıdır. <strong>. العِلْمُ نَافِعٌ </strong>Üçüncü ders bitti. <strong> . اِنْتَهَى الدَّرْسُ الثَّالِثُ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Mescit temizdir. <strong>. المسَْجِدُ نَظِيفٌ </strong>Evin kapısı açıktır. <strong>. بَابُ البَيْتِ مَفْتُوحٌ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Kalem uzundur. <strong>. القَلَمُ طَوِيلٌ </strong>Küçük anahtar nerede? <strong>؟ أيْنَ المِفْتَاحُ الصَّغِيرُ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Ay uzaktır. <strong>. القَمَرُ بَعِيدٌ </strong>Sınav yakındır. <strong>. الاِمْتِحَانُ قَرِيبٌ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Duvar beyazdır. <strong>. الجِدَارُ أَبْيَضُ </strong>Dağ yüksektir. <strong>. الجَبَلُ مُرْتَفِعٌ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Sınıfta okuyoruz. <strong>. نَدْرُسُ فِي الصَّفِّ </strong>Vakit geçiyor. <strong>. الوَقْتُ يَمُرُّ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Ali küçük bir fabrikada çalışıyor. <strong>. عَلِيٌّ يَعْمَلُ فِي مَصْنَعٍ صَغِيرٍ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Geçen hafta köydeydim. <strong>. كُنْتُ فِي القَرْيَةِ فِي الأُسْبُوعِ المَاضِي</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Gelecek ay Kahire’de olacağım. <strong>. سَأَكُونُ فِي القَاهِرَةِ في الشَّهْرِ القَادِمِ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Geçen yıl büyük bir dağa tırmandık<strong>. . تَسَلَّقْنَا جَبَلاً كَبِيرًا فِي العَامِ المَاضِي</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Hakiki müzekker isimlerde olduğu gibi, mecâzî müzekker isimler de cümle içerisinde müzekker ism-i işaretler, zamirler ve ism-i mevsullerle kullanılırlar.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Bu, eski bir evdir. <strong>. هَذَا بَيْتٌ قَدِيمٌ </strong>Bu, fakir bir adamdır. <strong>. هَذَا رَجُلٌ فَقِيرٌ</strong> Birinci cümlede hakiki müzekker olan <strong> رَجُلٌ </strong>ismi, müzekker ism-i işaret olan <strong>هَذَا </strong>ile kullanılmıştır. İkinci cümlede mecâzî müzekker olan <strong>بَيْتٌ </strong>isminin</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">de müzekker ism-i işaret olan <strong>هَذَا </strong>ile kullanıldığına dikkat ediniz. Dün gördüğüm adam geldi. <strong>. جَاءَ الرَّجُلُ الَّذِي رَأَيْتُهُ أَمْسِ</strong> Senden aldığım kitabı okudum. <strong>. قَرَأْتُ الكِتَابَ الَّذِي أَخَذْتُهُ مِنْكَ</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Birinci cümlede hakiki müzekker olan <strong>الرَّجُلُ </strong>ismi, müzekker ism-i mevsul olan <strong>الَّذِي </strong>ile kullanılmıştır. <strong>رَأَيْتُهُ </strong> ifadesinde ki “hû” zamiri de müzekker olan<strong> الرَّجُلُ </strong>isminin yerine kullanıldığı için müzekker gelmiştir. İkinci cümlede</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">mecâzî müzekker olan <strong>الكِتَابَ </strong>isminin müzekker ism-i mevsul olan <strong>الَّذِي </strong>ile kullanıldığına, <strong>أَخَذْتُهُ </strong>ifadesindeki müzekker “hû” zamirinin de mecazi müzekker olan <strong>الكِتَابَ </strong>isminin yerine kullanıldığına dikkat ediniz.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;">Boşlukları parantez içindeki uygun kelimelerle doldurunuz.</span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>(الفَقِيرُ &#8211; ضَرُورِيٌّ &#8211; المجُْتَهِدُ &#8211; وَفِيٍّ &#8211; ذَاهِبٌ- حَيَوَانٌ – جمَِيلاً، كَبِيرٌ)</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>1. الطَّالِبُ &#8230;&#8230;&#8230; نَاجِحٌ. 2. الرَّجُلُ &#8230;&#8230;. يَحْتَاجُ إلى المسَُاعَدَةِ.</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>&nbsp;</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>3. الماَءُ&#8230;&#8230;&#8230;. لِلْحَياةِ. 4. الثَّوْرُ&#8230;&#8230;&#8230;قَوِيٌّ.</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>&nbsp;</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>5. اِشْتَرَيْتُ جمََلاً&#8230;&#8230;&#8230;.. 6. الطَّبِيبُ&#8230;&#8230;&#8230;. إِلَى المسُْتَشْفَى.</strong></span></p>
<p align="LEFT"><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>&nbsp;</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt; font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;"><strong>7. المصَْنَعُ&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; 8. كُلُّ إِنْسَانٍ يَحْتَاجُ إِلى صَدِيقٍ&#8230;&#8230;..</strong></span></p>
<p><a href="https://fasiharapca.com/arapcada-cinsiyet-yonunden-isimler-muzekker-muennes-acikogretim-ilahiyat-arapca-dersleri-2/14796">CİNSİYET YÖNÜNDEN İSİMLER Müzekker- Müennes &#8211; Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://fasiharapca.com">Fasih Arapça</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
