Ana Sayfa Eğitim Setleri Kuran Meali Zâriyât Suresi 51 Ayet Arapça Metni Arapça Kelime Meali –...

Zâriyât Suresi 51 Ayet Arapça Metni Arapça Kelime Meali – Anlamı Tefsiri

38626

Zâriyât Suresi 51 Ayet Kelime Meali – Anlamı Tefsiri

Ayetin Arapçası:

وَلَا تَجْعَلُوا مَعَ اللّٰهِ اِلٰهاً اٰخَرَۜ اِنّ۪ي لَكُمْ مِنْهُ نَذ۪يرٌ مُب۪ينٌ

Ayetin Kelime Meali:
وَلَا تَجْعَلُوا uydurmayın مَعَ ile beraber اللَّهِ Allah إِلَٰهًا tanrılar آخَرَۖ başka إِنِّي şüphesiz ben لَكُمْ size مِنْهُ O’nun tarafından نَذِيرٌ bir uyarıcıyım مُبِينٌ apaçık

Ayetin Meali Diyanet:

Allah ile beraber başka bir ilah edinmeyin. Zira ben size O´nun tarafından (gelmiş) açık bir uyarıcıyım.

Ayetin Haşiyesi:

1,“Eşyânın esbâba isnâdındaki (sebeblere dayandırılmasındaki) istib‘addan ve istiğrabdan (akıldan uzak görmek ve garib bulmaktan) hâsıl olan inkârdan neş’et eden (ortaya çıkan) dalâletlerden (hak yoldan sapmalardan) husûle gelen ızdırâbât (ızdırablar), bütün akılları, ruhları Vâcibü’l-Vücûd’a (varlığı aklen zarûrî olan Allah’a) firâra (kaçmaya) ve ilticâya (sığınmaya) mecbûr ediyor. Çünki ancak Vâcibü’l-Vücûd’un kudretiyle, irâdesiyle her müşkil hâllolur ve kapalı kapılar açılır. Ve O’nun zikriyle kalbler mutmain (tatmîn olmuş) olurlar. Binâenaleyh necat ve halas (kurtuluş) ancak Allah’ailticâ ile olur.” (Mesnevî-i Nûriye, Katre, 49)

 

Ayetin Tefsiri :

İlk üç âyette Cenâb-ı Allah’ın sonsuz kudretini gösteren ve her an yakın çevremizde gözlemleyebildiğimiz üç çeşit kanıta değinilmekte, 50-51. âyetlerde de bunlardan çıkarılması gereken sonuç peygamberinin dilinden bir uyarı tarzında ifade edilmektedir: Başka kaçacak, sığınılacak yer yoktur, yalnız Allah’a sığınmak, O’nun gösterdiği yolda yürümek gerekir; O’nun yanında başka tanrılar uydurmak akıl ve iz‘an sahibi varlıklara yaraşmaz. 47. âyette geçen eyd kelimesinin “kuvvet, kudret” veya “eller” mânalarına göre değişik yorumlar yapılmıştır; bu yorumlar, göğün muhteşem yapısı ve düzeninin yüce Allah’ın kudretine bağlı olduğunu ifade etme noktasında birleşir (Râzî, XXVIII, 226). “Şüphesiz biz genişletmekteyiz” diye çevrilen cümle için yapılan başlıca yorumlar şunlardır: a) Biz vüs’at yani genişlik ve kudret sahibiyiz; semadaki bu ihtişamı sağlamakla kudretimizden bir şey eksildiği sanılmamalıdır, dilesek daha da genişletiriz. Bakara sûresinin 255 ve Kaf sûresinin 38. âyetlerindeki içerik ve üslûp bu mânayı çağrıştırmaktadır. b) Hiçbir şeye muhtaç olmadığımız gibi nimetleri bol bol ihsan eden de biziz; sıkıntıları giderir, darda kalanlara genişlik veririz (Şevkânî, V, 105; Elmalılı, VI, 4542-4543). c) Evreni genişletmekteyiz. Bu yorum daha çok, uzay cisimlerinin birbirinden uzaklaştığı ve aralarındaki mesafenin gitgide arttığı yönündeki bilimsel tesbitten hareketle ortaya konan “genişleme teorisi” ışığında yapılmıştır (bk. Celal Kırca, s. 62-63; eski dönemlerin âlimlerinden bu yorumu destekleyen bazı açıklamalar için bk. Celâl Yeniçeri, s. 110-115). Gök kelimesinin Kur’an’daki kullanımları dikkate alınarak genişletilen şey, bu ve benzeri bağlamlarda “evren” (Esed, III, 1070-1071), “dünyanın dışındaki bütün kâinat” (Celal Kırca, s. 62) anlamlarında yorumlanabilmektedir. Râzî göğün binaya ve yerin döşeğe benzetilmesini, göğün ana yapısında değişme olmamasına, yerin ise genişleme-daralma, denizlerinin karaya dönüşmesi gibi değişkenliklere açık olmasına bağlar (XXVIII, 225-226; göklerin ve yerin yaratılması hakkında bk. Bakara 2/22, 29). Müfessirler “her şeyden çift çift yaratma”nın anlamını açıklarken daha çok “gece-gündüz, erkek-dişi, yer-gök, insan-cin, iman-küfür, ay-güneş” gibi karşıtlık örnekleri üzerinde durmuşlardır. Taberî bunu “Cenâb-ı Allah’ın her yarattığının yanı sıra amaç ve işlevi itibariyle ondan farklı bir ikincisini yaratması” şeklinde anlamanın uygun olacağı kanaatindedir. Yine Taberî’nin izahına göre burada esas amaç Allah’ın yaratma sıfatına dikkat çekmektir. O’nun yaratmasını –meselâ ateşin yakma özelliği gibi– tek sonuçlu olarak algılamamak gerekir, O dilediği her şeyi dilediği biçimde yaratma gücüne sahiptir (XXVII, 8-9). Elmalılı, bu konudaki görüşleri özetledikten sonra, Beyzâvî’nin “her cinsten iki nevi bulunduğu” tarzındaki yorumunu öncekileri de içine alması itibariyle daha kapsamlı bulur. Bununla birlikte o, âyetteki “her şey” ifadesinin sadece cinsleri değil fertleri de kapsadığını dikkate alarak, burada dış âlemdekiler ile onların zihindeki formlarının uyumlu eşleşmesiyle tecelli eden idrak olayına da işaret bulunduğu yorumunu yapar; herhangi bir şey hakkında meydana gelen şuur hâdisesinde bu ikiliğin kaçınılmaz olduğunu, bu ikilik içinde birleştirilmeden hiçbir şeyin tasdik edilemeyeceğini, tefekkür ve tezekkürde bulunulamayacağını, âyetin sonunda yer alan “ki inceden inceye düşünesiniz” ifadesinin de bunu desteklediğini belirtir (bk. VI, 4543-4544; ayrıca bk. Yâsîn 36/36). 49. âyetin son cümlesi hem bu âyette hem de önceki iki âyette belirtilenler üzerinde düşünülmesini kapsadığından (Zemahşerî, IV, 31), sırf bulunduğu âyete bağlı düşünülmemesi için meâlinde bu cümleyi “İnceden inceye düşünesiniz diye!” şeklinde sona aldık.

Zâriyât 51 Zâriyât Suresi 51 Ayet Kuran Mealleri Arapça Kelime Meali Latin Harfli Anlamı Tefsiri

Önceki İçerikZâriyât Suresi 45 Ayet Arapça Metni Arapça Kelime Meali – Anlamı Tefsiri
Sonraki İçerikTûr Suresi 6 Ayet Arapça Metni Arapça Kelime Meali – Anlamı Tefsiri