Klasik Arapça

Klasik Arapça

İnne

Nasb ettiği mamulu, raf ettiği mamulundan önce gelen 8 tane amilin, ilk 6 tanesi olan “Fiile benzeyen harfler” in birincisi اِنَّ dir. اِنَّ Tahkik manasındadır. Anlamı kuvvetlendirmek için söylenir. Dahil olduğu cümlenin mazmununun muhakkaklığını ifade etmek ve hakikati takviye etmek için kullanılır. اِنَّ زَيْدًا قَائِمٌ “Muhakkak ki Zeyd ayaktadır” Eğer cümlede اِنَّ olmasaydı, “زَيْدٌ قَائِمٌ” anlam; “Zeyd ayaktadır” şeklinde...

Enne

Nasb ettiği mamulu, raf ettiği mamulundan önce gelen 8 tane amilin, ilk 6 tanesi olan “Fiile benzeyen harfler” in ikincisi اَنَّ dir. اَنَّ de, tıpkı اِنَّ gibi tahkiklik ifade eder fakat اِنَّ den farklı olarak bir takım özellikleri vardır. اَنَّ kelimesi dahil olduğu cümleyi masdara tevil eder ve cümleye اَنَّ ile başlanmaz. اَنَّ ismini nasb, haberini raf eder, yani nasb ettiği mamulü, raf ettiği mamulünden önce gelir. قَائِمٌ...

Keenne

Nasb ettiği mamulu, raf ettiği mamulundan önce gelen 8 tane amilin, ilk 6 tanesi olan “Fiile benzeyen harfler” in üçüncüsü كَأَنَّ dir. كَأَنَّ  benzetme (teşbih) için kullanılır. حُمُرٌ كَأَنَّهُمْ (Müddesir suresi 50. Ayet) (Onlar eşşekler gibidir) Burada كَأَنَّ teşbih için kullanılmıştır ve هم zamiri mebni olduğu için lafzen sakin kalmıştır ama mahallen mensuptur. كَأَنَّnin haberi ise raf olmuş حُمُرٌ kelimesidir. ...

Lakinne

Nasb ettiği mamulu, raf ettiği mamulundan önce gelen 8 tane amilin, ilk 6 tanesi olan “Fiile benzeyen harfler” in dördüncüsü لَكِنَّ dir. لَكِنَّ istidrak için kullanılır. Yani لَكِنَّ Kelimesi, önceki kelamdan anlaşılamayan, fakat hakikatte var olmayan manayı ortaya çıkarır. Türkçe’deki kullanım ile aynıdır. Fakat, yani, ama, lakin kelimeleri benzerdir. Misal olarak, herhangi biri için, “Ben Ahmed’i tanıyorum lakin...

Leyte

Nasb ettiği mamulu, raf ettiği mamulundan önce gelen 8 tane amilin, ilk 6 tanesi olan “Fiile benzeyen harfler” in beşincisi لَيْتَ dir. لَيْتَ temenni içindir. Birşeyin mümkün olmasının zor olduğu durumda, o şeyin olması için ümit etmektir. Türkçe’deki karşılığı “Keşke”dir. عَائِدٌ الشَّبَابَ لَيْتَ لَيْتَ nin haberi (2. Mamulü) لَيْتَ nin ismi (1. Mamulü) İsmini nasb,...

Leâlle

Nasb ettiği mamulu, raf ettiği mamulundan önce gelen 8 tane amilin, ilk 6 tanesi olan “Fiile benzeyen harfler” in altıncısı لَعَلَّ dir. لَعَلَّ terecci (ümit) içindir. İstenilen şeye karşı ümit, istenilmeyen şeye karşı da kaçınma isteğidir. تُعْطِينَا لَعَلَّكَ Ümid ederim ki sen, bize verirsin. سَاَمُوتُ لَعَلِّى ...

İllâ – إِلاَّ

و السَّابِعُ إِلا فى المثْتَسْنَى المنْقَطِعِ، و هو الذى لم يُخْرَجْ مِنْ مُتَعَدّدٍ لِكَوْنِهَا بِمَعْنَى لَكِنَّ، فَيُقَدَّرُ لهُ الخبرُ، نحو؛ جَاءَنِى القَوْمُ إلا حِمَارًا أي لَكِنَّ حِمَارًا لم يَجِئْ  و السَّابِعُ Yedincisi, Nasb ettiği mamulu, raf ettiği mamulundan önce gelen 8 tane amilin 7.si; إِلا ‘dır. Öyle إِلا edatı ki: فى المثْتَسْنَى المنْقَطِعِ müstesnada munkatı olandır, yani istisna-i...

Lâ Edatı

و الثَّامِنُ؛ لا لِنَفْىِ الجِنْسِ و شَرْطُ عَمَلِهِ أنْ يَكونَ اِسْمُهُ نَكِرَةً مُضَافَةً أوْ مَتَشَبَّهَةً بِهَا غَيْرَ مَفْصُولَةٍ عَنْهَا، نحو: لا غُلَامَ رَجُلٍ جَالِسٌ عِنْدَنَا و الثَّامِنُ sekizincisi; Nasb ettiği mamulu, raf ettiği mamulundan önce gelen 8 tane amilin 8.si “lâ” dır. Öyle lâ ki لِنَفْىِ الجِنْسِ cinsten hükmü nefy eder, و شَرْطُ عَمَلِهِ onun, yani lâ’nın amel...

Fiile Benzeyen Harfler

و لا يتقدم معمولها عليها. و لها صدر الكلام، غير اَنَّ. فلا تقع فى الصدر اصلا Nasb ettiği mamulu, raf ettiği mamulundan önce gelen 8 tane amilin, ilk 6 tanesi olan “Fiile benzeyen harfler” in altı tanesinin önüne mamulu geçmez. Fakat اَنَّ hariç.اَنَّ harfi masdara tevil ettiği için sılası (kendinden sonraki cümle) kendisinin önüne tekaddüm edemez. Ve bu Nasb ettiği mamulu, raf...

Mâ-i Kaffe

و تلحقها ما فتلغى عن العمل و تدخل حينئذ على الافعال. نحو؛ اِنَّما ضّرَبَ زَيْدٌ Ve bu Nasb ettiği mamulu, raf ettiği mamulundan önce gelen 8 tane amilin, ilk 6 tanesi olan “Fiile benzeyen harfler” in altısına da ما lafzı birleşir. Ve zaid olan ما bu harflere bitiştirilirse bu harfler isim üzerine amel etmekten iptal edilirler. Ve bu harflere ما i kaffe birleştirilip amelleri iptal edilince...

İnne ve Enne’nin Farkı

اِنَّ ve اَنَّ nin Farkı فإن لا تغير معنى الجملة و أن مع جملتها فى حكم المصدر اِنَّ ve اَنَّ arasındaki fark; اِنَّ kelimesi dahil olduğu cümlenin manasını değiştirmez. Bilakis اِنَّ cümlenin anlamını tekid eder, kuvvetlendirir. اَنَّ kelimesi ise; cümlesi ile birlikte masdar hükmündedir. Yani اَنَّ dahil olduğu cümleyi masdar’a tevil eder.

Masdar Tevilinde Enne

اَنَّ KELİMESİNİN DAHİL OLDUĞU CÜMLEYİ MASDARA TEVİL EDİŞİ اَنَّ kelimesinin dahil olduğu cümlenin masdar’a tevil edilmesi nin 2 yolu vardır. MASDARA TEVİLİN 1. YOLU اَنَّ kelimesinin haberi müştak olursa; o müştak haberin masdarı alınıp اَنَّ nin ismine izafe edilir. Ve bu masdar, اَنَّ ile sılasının mahallinde amel eden amilin durumuna göre ya merfu, ya mensub ya da mecrûr olarak telaffuz edilir. Misalen;  عَجَبَنِى اَنَّ زَيْدًا قَائِمٌ  tekibinde bulunan اَنَّ...

Elif Nun Maddesi

و من ثمه وجب الكسر فى موضع الجمل. و الفتح فى الموضع المفرد Bundan sonra (اِنَّ kelimesi cümleyi değiştirmediğinden, اَنَّ kelimesi ise cümleyi masdara tevil ettiğinden dolayı) Cümlelerin mevziinde (başında) Elif-nun (ا ن)maddesinin baş tarafındaki hemzenin kesrelenip اِنَّ şeklinde okunması vacib oldu. (Yani elif-nun maddesi cümle başında ise kesreli okunur). Ve elif-nun maddesinin Cümle olmayan müfred lafızlarda fethalı okunması vacibtir.

Elif-Nun Maddesinin Vücuben Kesrelendiği Yerler

قكسرت فى الابتداء، نحو؛ اِنَّ زَيْدًا قَائِمٌ. و فى الصلة، نحو؛ قوله تعالى: وَ آتَيْنَاهُ من الكُنُوزِ ما اِنَّ مَفَاتِحَهُ لَتَنُوءُ بِالعُصْبَةِ أُولِي الْقُوَّةِ (قصاص سوره سى ٧٦. آيتى). و فى الجواب القسم، نحو؛ واللهِ اِنَّ زَيْدًا لَقَائِمٌ. و فى الخبر عن اسم عين، نحو؛ زَيْدٌ اِنَّهُ قَائِمٌ. و فى جملة دخلت على خبرها لام الابتداء، نحو؛ عَلِمْتُ...

Elif-Nun Maddesinin Vücuben Fethalandığı Yerler

فتحت فاعلة، نحو: بَلَغَنِى أَنَّكَ قَائِمٌ. مفعولة، نحو: عَلِمْتُ أَنَّ زَيْدًا قَائِمٌ. مبتدأة؛ نحو: عِنْدِى أَنَّكَ قَائِمٌ. و مضاف إليه؛ نحو: إِجْلِسْ حَيْثُ أَنَّ زَيْدًا جَالِسٌ. و بعد لو؛ لأنه فاعل، نحو: لو أَنَّكَ قَائِمٌ لكان كذا أي لو ثبت قيامك. و بعد لولا، لإنه مبتدأ، نحو: لولا أَنَّكَ ذَاهِبٌ، لكان كذا. أي لولا ذهابك موجود. و بعد...

Elif-Nun Maddesinin Cevazen Kesre veya Fethalandığı Yerler

و حيث جاز التقديران، جاز الأمران، كـألتي وقعت بعد فاء الجزاء، نحو: من يُكْرِمْنِى فَأَنِّى أُكْرِمُهُ. فإن كسرت فالمعنى، فأنا أُكْرِمُهُ. و إنْ فتحتَ فالمعنى فإكْرَامِى إياه ثابتٌ. Elif-Nun Maddesinin Kesre ve Fethalandığı Yerler و حيث hangi terkibde, جاز caiz olursa, التقديران o iki takdir (yani elif nun maddesinin mamulleri ile birlikte, cümle ve müfred olarak takdir edilmesinin...