Ahkâf Suresi 29 Ayet Arapça Metni Arapça Kelime Meali – Anlamı Tefsiri

35874

Ahkâf Suresi 29 Ayet Kelime Meali – Anlamı Tefsiri

Ayetin Arapçası:

وَاِذْ صَرَفْنَٓا اِلَيْكَ نَفَراً مِنَ الْجِنِّ يَسْتَمِعُونَ الْقُرْاٰنَۚ فَلَمَّا حَضَرُوهُ قَالُٓوا اَنْصِتُواۚ فَلَمَّا قُضِيَ وَلَّوْا اِلٰى قَوْمِهِمْ مُنْذِر۪ينَ

Ayetin Kelime Meali:
وَإِذْ bir zaman صَرَفْنَا yöneltmiştik إِلَيْكَ sana نَفَرًا bir topluluğu مِنَ الْجِنِّ cinlerden يَسْتَمِعُونَ dinlemek üzere الْقُرْآنَ Kur’an فَلَمَّا حَضَرُوهُ ona geldiklerinde قَالُوا dediler أَنْصِتُواۖ susun (dinleyin) فَلَمَّا قُضِيَ bitirilince de وَلَّوْا döndüler إِلَىٰ قَوْمِهِمْ kavimlerine مُنْذِرِينَ uyarıcılar olarak

Ayetin Meali Diyanet:

Hani cinlerden bir gurubu, Kur´an´ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Kur´an´ı dinlemeye hazır olunca (birbirlerine) «Susun» demişler, Kur´an´ın okunması bitince uyarıcılar olarak kavimlerine dönmüşlerdi.

Ayetin Haşiyesi:

1,Bunlar, Yemen’deki Nusaybin cinleri olup, yedi veya dokuz kişi idiler. Buhârî ve Müslim’in rivâyetine göre bu cinler, Resûl-i Ekrem (ASM), Tâif Seferine çıktıklarında Nahl vâdisinde sabah namazını kıldırırken okuduğu Kur’ân’ı dinlemişlerdi. (İbn-i Kesîr, c. 3, 324) “Muhaddisler (hadis âlimleri) nakl-i sahih (doğru haber) ile İbn-i Mes‘ûd’dan beyân ediyorlar ki; İbn-i Mes‘ûd dedi: ‘Batn-ı Nahl denilen nâm mevki‘de, Nusaybin ecinnîleri ihtidâ (İslâmiyet’e girmek) için Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’a geldikleri vakit, bir ağaç o ecinnîlerin geldiklerini haber verdi.’ Hem İmâm-ı Mücâhid, o hadîste İbn-i Mes‘ûd (ra)’dan nakleder ki: ‘O cinnîler bir delil istediler. Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm bir ağaca emretti; yerinden çıkıp geldi, sonra yine yerine gitti.’ İşte cin tâifesine bir tek mu‘cize kâfî geldi. Acabâ bu mu‘cize gibi bin mu‘cizât işiten bir insan îmâna gelmezse, cinnîlerin: يَقُولُ سَف۪يهُناَ عَلَي اللّٰهِ شَطَطًا [Bizim sefih olanımız (İblis), Allah hakkında saçma şeyler söylüyor] ta‘bîr ettikleri şeytanlarından daha şeytan olmaz mı?” (Zülfikār, 19. Mektûb, 36)

 

Ayetin Tefsiri :

Cinlerin Hz. Peygamber’i dinlemeleri ve ona iman ederek kendi topluluklarını da uyarmak üzere harekete geçmeleri, inkârda direnen müşriklerin ibret ve örnek almaları amacına yöneliktir (cinlerin mahiyet ve sıfatları konusunda bk. Bakara 2/275; En‘âm 6/100; Cin 72/1-3). Peygamber efendimizin Kur’an’ı dinlemek üzere cinleri davet edip etmediği, bu sırada cinleri görüp görmediği konusunda farklı rivayetler vardır (Kurtubî, XVI, 204 vd.). İbn Kesîr (VII, 272-275), her iki iddianın da sağlam rivayetleri bulunduğunu göz önüne alarak şöyle bir yorum yapmıştır: Hz. Peygamber ile cinlerin bir araya gelmeleri birden fazla olmuş, birincisinde onlar dinlemiş, o görmemiş, diğerlerinde ise Peygamber efendimiz davet etmiş, onları görmüş ve konuşmuş, en azından bir görüşmede İbn Mes‘ûd da bulunmuş, fakat uzakta durduğu için konuşulanları işitmemiştir (ayrıca bk. Buhârî, “Ezân”, 105, “Menâkıbü’l-ensâr”, 32; Müslim, “Salât”, 149-153). 29. âyet, Allah’ın yönlendirmesi ile dinleme arzusunun cinlerden geldiğini ifade etmektedir. Yine bu âyetler grubu, cinlerin de inançları ve dinleri bulunduğuna, inanç ve amellerine göre karşılık göreceklerine delalet etmektedir. Tevrat ile Kur’an arasında Zebûr ve İncil de gelmiş olduğu halde cinlerin bunlardan söz etmemeleri, Tevrat’ın iman, ibadet ve muâmelât hükümlerini tam olarak ihtiva etmesi bakımından diğerlerinden farklı ve onların da atıf kaynağı olmasına dayanmaktadır. Bazı tefsirciler cinlerin bu ifadelerinden hareket ederek onların da çeşitli dinlere mensup bulundukları, burada sözü geçen cinlerin yahudi oldukları sonucunu çıkarmışlardır (Kurtubî, 209).

Ahkâf 29 Ahkâf Suresi 29 Ayet Kuran Mealleri Arapça Kelime Meali Latin Harfli Anlamı Tefsiri