Ahkâf Suresi 15 Ayet Arapça Metni Arapça Kelime Meali – Anlamı Tefsiri

38794

Ahkâf Suresi 15 Ayet Kelime Meali – Anlamı Tefsiri

Ayetin Arapçası:

وَوَصَّيْنَا الْاِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ اِحْسَاناًۜ حَمَلَتْهُ اُمُّهُ كُرْهاً وَوَضَعَتْهُ كُرْهاًۜ وَحَمْلُهُ وَفِصَالُهُ ثَلٰثُونَ شَهْراًۜ حَتّٰٓى اِذَا بَلَغَ اَشُدَّهُ وَبَلَغَ اَرْبَع۪ينَ سَنَةًۙ قَالَ رَبِّ اَوْزِعْن۪ٓي اَنْ اَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّت۪ٓي اَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلٰى وَالِدَيَّ وَاَنْ اَعْمَلَ صَالِحاً تَرْضٰيهُ وَاَصْلِحْ ل۪ي ف۪ي ذُرِّيَّت۪يۚ اِنّ۪ي تُبْتُ اِلَيْكَ وَاِنّ۪ي مِنَ الْمُسْلِم۪ينَ

Ayetin Kelime Meali:
وَوَصَّيْنَا biz tavsiye ettik الْإِنْسَانَ insana بِوَالِدَيْهِ ana babasına إِحْسَانًاۖ iyilik etmesini حَمَلَتْهُ onu taşıdı أُمُّهُ anası كُرْهًا zahmetle وَوَضَعَتْهُ ve doğurdu كُرْهًاۖ zahmetle وَحَمْلُهُ taşınması وَفِصَالُهُ ve sütten kesilmesi ثَلَاثُونَ otuz شَهْرًاۚ aydır حَتَّىٰ nihayet إِذَا بَلَغَ erince أَشُدَّهُ güçlü çağına وَبَلَغَ ve varınca أَرْبَعِينَ kırk سَنَةً yaşına قَالَ dedi رَبِّ Rabbim أَوْزِعْنِي beni sevk eyle أَنْ أَشْكُرَ şükretmeğe نِعْمَتَكَ ni’metine الَّتِي أَنْعَمْتَ verdiğin عَلَيَّ bana وَعَلَىٰ وَالِدَيَّ ve anama babama وَأَنْ أَعْمَلَ ve yapmağa صَالِحًا yararlı işler تَرْضَاهُ razı olacağın وَأَصْلِحْ ve salahı devam ettir لِي benim için فِي içinde ذُرِّيَّتِيۖ zürriyetim إِنِّي şüphesiz ben تُبْتُ yüz tuttum إِلَيْكَ sana وَإِنِّي ve ben مِنَ الْمُسْلِمِينَ teslim olanlardanım

Ayetin Meali Diyanet:

Biz insana, ana-babasına iyilik etmesini tavsiye ettik. Annesi onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu. Taşınması ile sütten kesilmesi, otuz ay sürer. Nihayet insan, güçlü çağına erip kırk yaşına varınca der ki: Rabbim! Bana ve ana-babama verdiğin nimete şükretmemi ve razı olacağın yararlı iş yapmamı temin et. Benim için de zürriyetim için de iyiliği devam ettir. Ben sana döndüm. Ve elbette ki ben müslümanlardanım.

Ayetin Haşiyesi:

1,“Evet, dünyada en yüksek hakîkat, peder ve vâlidelerin evlâdlarına karşı olan şefkatleridir. Ve en âlî (yüce) hukuk dahi onların o şefkatlerine mukābil (karşılık) onlara hürmet etmek onların haklarıdır. Çünki onlar, hayatlarını kemâl-i lezzetle (büyük bir lezzetle) evlâdlarının hayâtı için fedâ ediyorlar, sarf ediyorlar. Öyle ise, insâniyeti sukūt etmemiş (insanlıktan çıkmamış) ve canavara inkılâb etmemiş (dönüşmemiş) her bir veledin (çocuğun) farz olan bir vazîfesi de o muhterem, sâdık, fedâkâr dostlara hâlisâne (ihlâsla) hürmet ve samîmâne hizmet ve rızâlarını tahsil (kazanma) ve kalblerini hoşnûd etmektir. Amca ile hala, peder hükmündedirler; teyze ile dayı, ana hükmündedirler. (…) Ey insan! Aklını başına al! Eğer sen ölmezsen, ihtiyar olacaksın! اَلْجَزَٓاءُ مِنْ جِنْسِ الْعَمَلِ [Cezâ amelin cinsindendir] sırrıyla, sen vâlideynine (ana-babana) hürmet etmezsen, senin evlâdın da sana hizmet etmeyecektir. Eğer âhiretini seversen, işte sana mühim bir defîne; onlara hizmet et, rızâlarını tahsîl eyle. Eğer dünyayı seversen, yine onları memnûn et ki, onların yüzünden hayâtın rahatlık içinde ve rızkın da bereketli gitsin. Yoksa onları istiskāl etmek (varlıklarından rahatsız olmak) ve ölümlerini temennî etmek ve onların nâzik ve serîü’t-teessür (çabuk müteessir olup kırılan) kalblerini rencîde etmekle خَسِرَ الدُّنْياَ وَاْلاٰخِرَةَ [Dünyayı da, âhireti de kaybetmiştir.] sırrına mazhar olursun.” (Lem‘alar, 26. Lem‘a, 282-284) _x000D_|2,Bu âyet, Hz. Ebû Bekir (ra), hakkında nâzil olmuştur. O, Resûlullah (ASM)’ın risâletle vazîfelendirilmesinden iki sene sonra kırk yaşında iken Müslüman olmuştur. Daha sonra âyettegeçen bu duâsının bereketiyle anası, babası ve oğlu Abdurrahman (ra) ile onun oğlu Ebû Atîk (ra) olarak hepsi de îmân etmişlerdir. Hz. Ebû Bekir (ra), nerede İslâmiyet’i kabûl ettiği için işkenceye ma‘ruz kalan bir köle gördüyse, onu satın alıp âzâd etmiştir. (Celâleyn Şerhi, c. 7, 163)

 

Ayetin Tefsiri :

Peygamberlere inananlar ve onların yolundan gidenler ile inkâr, isyan ve onlara eziyet edenlerin durumu, ana babalar ile çocukları arasındaki ilişkiyi hatırlatıyor. Bu sebeple 15-20. âyetlerde o konuya geçilmiş; ana babaların nice eziyetler çekerek dünyaya getirip büyüttükleri, kendilerine ümit bağladıkları çocuklarının da birbirine benzemediği, kimileri itaat edip iyi davranırken bazılarının da hayırsız çıktığı hatırlatılmış, hem Peygamber efendimiz hem de müminler teselli edilmiştir. Bakara sûresinin 233. âyetinde, tam emzirme süresinin iki yıl olduğu ifade edilmişti. Burada ise rahimde taşıma müddeti ile emzirme süresi toplamının otuz ay olduğu zikredilmektedir. Otuz aydan iki yıl çıkarılınca geriye altı ay kalır; bundan da asgarî hamilelik süresinin altı ay olacağı sonucuna ulaşılır. Hz. Osman halife iken, evlendikten altı ay sonra çocuk doğuran bir kadına zina cezası istenmiş, halife de bunu uygulamaya meyletmişti. Ancak Hz. Ali yukarıdaki hesap ve yoruma dayanarak, altı ay içinde çocuk doğurmanın mümkün olduğunu, kadına zina isnadının delilinin bulunmadığını savundu ve kadın berat etti (Kurtubî, XVI, 188).

Ahkâf 15 Ahkâf Suresi 15 Ayet Kuran Mealleri Arapça Kelime Meali Latin Harfli Anlamı Tefsiri

Önceki İçerikAhkâf Suresi 10 Ayet Arapça Metni Arapça Kelime Meali – Anlamı Tefsiri
Sonraki İçerikAhkâf Suresi 31 Ayet Arapça Metni Arapça Kelime Meali – Anlamı Tefsiri