Medresede Okutulan Dersler Nelerdir ?

MEDRESE DERSLERININ SINIFLANDIRILMASI

DERSLER IKIYE AYRILIR

1. Gurup: ULUM-U ALIYE (alet ilimler)

2. Gurup: ULUM-U CÜZ’IYE ile ULUM-U ALIYE (yüksek bilimler)

Bu durumda sarf,nahiv,lûgat,hesap,hendese,mantik,belâgat, tarih,cografya, felsefe v.s. birinci gruba; Kur’ân, hadis, fikih ve bunlarla ilgili diger bilimler de ikinci grubagiriyordu.Bu yaygin anlayisin disinda,bazi alimlerin farkli bilim siniflandirmalari da vardi.Farabî kendi çagindaki bilimleri sayan bir eser yazmistir (Ihsâu’l-ulûm).Burada bilimleri önce teorik ve pratik olarak ikiye ayirmakta; daha sonra da bunlari bes kategori içinde incelemektedir: dil bilimleri,mantik bilimi,matematik(burada geometri,optik, astronomi,müzik,mekanik ve makine bilimleri sayilmaktadir) ,

Fizik-metafizik bilimi ile idare,siyaset,fikih ve kelam bilimleri.Farabi hangi bilimlerin özellikle ögretilmesi üzerinde çok israrci degildir.Ibni Sina ise sadece aklî bilimleri tasnif etmistir.Ebu Abdullah Muhammed bin Yusuf Harezmî de “Mefâ-tihu’l-Ulû m”(Bilimlerin Anahtarlari)adli eserinde bilimleri iki grupta ele almistir

1) Islâm ve Arapça bilimleri: Fikih,Kelâm,Nahiv,Idare,Siir ve Aruz bilimleriyle Tarih bilimi ..

2) Yabancilarin(Arap olmayanlarin) bilimi: Felsefe,Mantik, Tip,Aritmetik,Geometri,Astronomi,Müzik,Mekanik ve Kimya bilimleri bulunmaktadir.Ibni Haldun bilimleri; yardimci bilimler(Arapça, mantik, aritmetik gibi)ve aslî bilimler (tefsir,hadis,fikih,kelam gibi)olarak ikiye ayiriyordu. Gazâlî,din yönünden hangi bilimlerin ögrenilme-sinin daha gerekli ve farz oldugunu anlatabilmek için bilimleri siniflandiriyordu.Gazâlî’de bilimler önce ser’î ve ser’î olmayan diye ikiye ayriliyor; ser’î bilimler de kendi içinde dörde bölünüyordu

a) Asil bilimler(Kur’ân,Sünnet,Icma)

b) Furû bilimler (Fikih ve Ahlâk)

c) Yardimci(mukaddime)bilimler(Sarf,Nahiv,Yazi)

d) Tamamlayici bilimler(Tefsir,Tecvid,Hadis).

SER-I OLMAYAN ILIMLER

a) Övülen bilimler (Tip, Hesap, Ziraat, Terzilik, Siyaset)

b) Yerilen bilimler (Kimya, Astroloji, Tilsim, Büyü gibi)

c) Mubah (ugrasilmasina izin verilebilir) bilimler (Þiir, Tarih gibi).Osmanlilarda en meshur olan bilimler siniflandirmasi da Tasköprülüzâde’nin “Miftahu’s-Saade” adli eserinde görülmektedir.Burada bilimler alti ana bölüme ayrilmistir.

1. Yazi ile ilgili

2. Sözle ilgili(sarf,lugat,nahiv,belagat,tarih v.s.)

3. Mantikla ilgili bilimler

4. Felsefe(metafizik,ilâhiyat,fizik,tabiat bilimleri, astroloji,kimya v.s.)

5. Pratik felsefe (ahlâk,ev idaresi,siyaset)

6. Dinî bilimler (Kur’ân,Hadis,Tefsir,Fikih).Bu siniflandirmalar içinde özellikle dinî bilimler merkezde olmak üzere,ona hazirlayici ve yardimci bilimlerin ögretilmesi tavsiye edilir.

AKADEMI VE ICAZETLER

Hadis nakilleri sirasinda, bir kisiden duyulan veya yazilan hadislerin baskalarina nakil izni olarak ortaya çikan icazetname, daha sonra medreselerde ve tekke-dergahlarda birer diploma yerine kullanilmaya baslanmistir. Bazi icazetnamelerde, müderrisler kendi hocalar silsilesini uzun uzun saymislardir.

Icazetler bazen belli dersler ve kitaplar hakkinda oluyordu. Bazen müderrislerin kitaplarinin bir kösesine, bazen de ayri bir kitapçik veya belge seklinde icazet düzenleniyordu.
Müderris, icazetini aldigi dersleri ve kitaplari okuttugu için, medreselerin ders programlarinin belirlenmesinde akademik gelenek (ulemâ silsilesi) ve icazetler yol gösterici oluyordu.

MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER

Cok degisik sekilde siniflandirmalar olmasina ragmen,biz medreselerde okutulan dersleri hazirlik dersleri,Islâmî bilimler,Islâmî bilimlere yardimci dersler ve Islâmî sanatlar olarak siniflanir.Burada sayilan dersler ve ders kitaplari her medresede okunmadigi gibi,bazi medreselerde burada sayilmayan ders konulari ve kitaplari da okutulmus olabilir.Burada anlatilan genele mahsustur.Ders kitabi olarak ilk baslarda bazi müderris ve âlimlerin orijinal kitaplari okutulurken,daha sonra bu kitaplar üzerinde yapilan serh,hâsiye,ta’likat,ihtisar,telhîs vs.seklindeki çalismalar okutulmaya baslanmistir.Bu kavramlardan

1. SERH:
Bir eserin ana metnini esas alarak bunun üzerinde açiklama ve genisletmeler yapma;

2. HASIYE:
Bir eserin anlasilamayan kavram ve konularini berraklastirmak için kenarina veya altina açiklamalar ekleme;

3. IHTISAR:
Bir kitaptaki bazi gereksiz ayrintilarin çikartilarak sadelestirilmesi (“muhtasar”);

4.TA’LIKAT:
Bir kitabin açiklanmasi gereken yerler için kenarina notlar koymak veya ayri bir kitap yazmak;

5.TELHIS:
oldukça genis olarak hazirlanan eserleri halkin veya ögrencinin daha iyi anlamasi için özetlemek demekti. Bu çalismalar kitap sayfalari üzerinde yapilabildigi gibi ayri eserler halinde de hazirlanabiliyordu.

ISLAMI BLIMLERE HAZIRLIK DERSLERI

Islâmî bilimlerin temel derslerine hazirlayici veya yardimci olan Sarf,Nahiv,Belâgat,Hesap,Hendese gibi derslere “Muhtasarat” deniyordu.Ancak bunlarda temel egitim alindiktan sonra diger derslerin egitimine baslanabiliyordu.

1-SARF

Kelime türemeleri ve fiil çekimleri konularini isleyen temel Arapça gramer biliminin adi.Sarf dersi içinde okutulan kitaplardan en meshur olanlari “Emsile”“Binâ”, “Maksûd”, “Izzî”,“Merah” ve “Kâfiye”dir.

1. EMSILE:

Yazari bilinmeyen, ama medreselerde yüzlerce yildir ezberletilen, üzerinde yüzlerce serh yapilmis temel gramer kitabi.Fiil ve isimlerin çekimlerini örneklerle açiklamaya çalisan küçük bir risale idi.

2.BINA:

Gene yazari bilinmeyen ve kelimeden kelime türet-meye (“tasrîf”) yarayan 35 kurali anlatan bir kitaptir.Kitap medreselerin baslangiç kitaplarindandi ve ögretim metodolojisi açisindan oldukça zayif bir kitap oldugu için, medrese ögrencileri yillarca bu kurallari ezberlemeye çalisirdi.Halk arasinda söylenegelen “Benim oglum Binâ okur, Döner döner gene okur” deyisi de bu kitaba isaret etmektedir.

3. MAKSUT:

Gene yazari bilinmeyen ve Arapça fiil çekim kurallarini anlatan bir ders kitabi idi.Yüzlerce serhi arasinda Imam Birgivî’nin serhi meshurdu.

4.IZZI:

Izzeddin Abdülvahhab bin Ibrahim ez-Zincânî’nin( -1257) sarf,nahiv ve lügat konularini isleyen meshur eseri.Birçok serhi yapilmistir.“Izzî Serhi Sadettin Hâsiyesi”,Dede Cengî Efendi(-1567) tarafindan hazirlanmis ve medrese talebeleri arasinda çok tutulan bir eser idi..

5. MERAH:

Ahmet b.Ali b.Mesut’un sarf ve nahiv konularin-dan bahseden eseri.Buna Kemalpasazâde’nin yaptigi serh “Felâh” adini tasiyordu.Bursali Ahmet Efendi’nin Merah Serhi talebeler arasinda meshur idi.Yahya Necmü’l-Eimme’nin “Takrîb“, Ibni-i Hâcib’in “Sâfiye” (Seyyid Abdullah Carperdî serhi) adli kitaplari da sarf alaninda bazi yerlerde okutulan kitaplardandi .

6-NAHIV

Arapça dilbilgisinin ikinci kademesi olan “cümle yapisi ve kurulusu” ile ilgili konularin anlatildigi bir derstir.
Nahiv dersinde en yaygin olarak okutulan kitaplar;

1. Birgivî Muhammed Efendi’nin “Avâmil”,“Izhar” adli kitaplari,

2. Ibni Hâcib’in “Kâfiye” adli kitabi,

3. Ibni Hisâm’in “Mugni’l-Lebib” ve “Kavaidü’l-I’rab” adli eserleri,

4. Ibni Mu’tî’nin “ed-Dürretü’l-Elfiyye” adli eseri,

5. “Molla Câmi” diye bilinen “Kâfiye” serhi,ve bunlarin disinda “Isam”,“Abdülgafur”,“Imtihani’l-Ezkiya”,Cürcânî’nin “Avâmil”i,Zemahserî’nin “Mufassal”i,“Serh-i Kesfü’l-Esrar”, “Dibâce” ve “Serh-i Misbah” (“Dâvü’l-Misbah”in serhi) gibi kitaplardir.Nahiv kurallarinin kolayca ezberlenmesi için, bu alandaki bazi kitaplar manzum hale getirilmis veya manzum eserler yazilmistir.

7- AVAMIL

Aslen Balikesirli olan, ama Birgi’de kendisi için yaptirilan büyük medresede uzun yillar ders verdigi için “Birgivî” diye bilinen Muhammed Efendi’nin( -1573) hazirladigi bir eserdir. “Avâmil”,âmiller demektir.Âmil,Arapça gramerde kelimelerin sonuna tesir eden edat gibi kelimeler, ismin halleri denen “cerr” harfleri; “için”,“gibi”,“-den beri”,“eger”,“niçin” gibi kelimelerin kullanislari,temenni,ümit,mutlaklik, istisna, nedensellik v.s. gibi durumlari bildiren harflerin kullanislari üzerinde durur.25 sayfalik bu küçücük kitapçik genelde Arapça cümlelerde çok önemli olan kelime sonlarindaki degismeler(i’rab) üzerinde durur.Bastan sona kural ve örneklerle dolu olan bu kitabin,ögrenciler tarafindan daha iyi anlasilmasi için birçok serhleri yapilmistir.

8-IZHAR

Asil adi “”Izhâru’l-Esrâr fi’n-Nahv(Nahivdeki Sirla-rin Açiklanmasi)olan bu kitap da Birgivî Muhammet Efendi’nindir. Genelde Avâmil kitabindaki konularin daha derinlemesine islendigi bu kitap da kelime sonlarindaki degisiklikleri âmil,ma’mûl ve amel (i’rab) düzeni ile inceler.Arapça gramer kurallarini anlatmak için yazilmis bu eserler de Arapça yazildigi için,çesitli isimlerle serhedilmis,“Mevhum-u Izhâr” adiyla Osmanlilar zamaninda Türkçeye çevrilmistir. Özellikle “Adali” diye bilinen serh,ögrenciler arasinda yaygin olarak kullani-liyordu. Kitaplarin Arapça orijinalleri ve Türkçeleri günümüzde de yayinlanmistir.

9-KAFIYE

Sarf ve nahiv ilimlerinde üstad olan ve “Ibni Hâcib” unvaniyla taninan Osman b.Ömer( -1174) tarafindan yazilmisti (ayni yazarin“Fer’i”ve“Müdevvene” adli nahiv kitaplari da vardir).Nahiv alaninda ileri düzeyde okutulan,sadece örneklerle ögretmeyi amaçla-mayip konularin felsefesine de giren bir kitap idi.Muhammed Bahsî(veya Halebî)(1628-1687) tarafindan “es-Sâfiye fî Nazmi’l-Kâfiye” adiyla nazim haline getirilmisti.Aslinda Kâfiye serhi olan ve asil adi “el-Fevâidü’z-Ziyâiyye fî Serhi’l-Kâfiye”oldugu halde Molla Câmî(1414-1492)tarafindan hazirlandigi için“Molla Câmî” adiyla bilinen nahiv kitabini da Kurt Muhammed Efendi(-1587) Türkçeye çevirmistir.Vassaf Abdullah Efendi de “Irsâd-i Ezkiyâ”adiyla man-zum olarak tercüme ve serh etmistir.“Serhu Kâfiye”adiyla Alâaddin Ali Fenarî’nin (-1497) de bir eseri vardir.

10-MUGNI’L-LEBI B

“Ibni Hisam” diye bilinen ve Arapçanin incelikleri hakkinda mükemmel bir bilgiye sahip olan Abdullah b.Yusuf’un (1309-1360)Arapçadaki edatlar ve harflerle ilgili kitabi idi.Iznikli Vahyizâde Muhammed Efendi tarafindan yapilan serh çok meshur idi(Arap âlimleri de buradan alinti yapiyordu).Ibni Hisam’in nahve dair bir baska kitabi olan “Kavaidü’l-I’rab” da Osmanli medreselerinde okutulan bir eser idi ve birçok hâsiyeleri vardi. Gene Ibni Hisâm’in bu alanda, Irâkî’nin “Tenkih”i üzerinde yaptigi serh olan “Tavhîd” kitabi da bazi yerlerde okutuluyordu.

11-ELFIYE

“Ibni Mâlik”(“Ibni Melek” dendigi de oluyordu) diye bilinen Muhammed b.Abdullah’in (1203-1273) nahive dair bin beyitlik meshur eseri.Ibni Malik burada nahiv kurallarini açiklarken örneklerini Kur’ân, hadisler ve meshur Arap siirlerinden seçmistir (Gene Ibni Malik’in nahve dair üçbin beyitlik “el-Kâfiyetü’s-Sâfiye” adli bir eseri yaninda “Teshil” gibi kitaplari da vardir).Murâdî, Ibni Nâzim gibi yüzlerce âlimin Elfiye Þerhleri vardir.Ibni Mu’tî’nin( -1265) nahve dair esas adi “ed-Dürretü’l-Elfiyye” olan bir eseri vardir.

12-SERH-IMISBAH
Nasir b.Abdüsseyyid Matrizî (-1212) tarafindan yazilan nahve dair “Misbah” kitabinin serhidir.

12-IMTIHANÜ\’L-EZKI YA
Kadi Beydâvî’nin Kâfiye özeti olan “Lübâbü’l-Elbâb fî Ilmi’l-I’râb” adli eserinin Birgivî Muhammet Efendi tarafindan “Imtihâni’l-Ezkiya Þerhu’l-Lübbî mine’l-Nahv” adiyla serhedilmis halidir. Ayrica bunun da birçok serh ve hâsiyeleri vardir.

13-BELAGAT

Bilim olarak düzgün ve yerinde konusma sanatinin kurallarini inceler. Kendi içinde Meânî, Beyân ve Bediî olarak üçe ayrilir. Esas amaci Kur’ân’in ifade mucizesini ortaya koymak, Islâm dininin anlatiminda konusmacilari iyi yetistirmek olan bu bilim, sik sik Arap edebiyati ile de karismistir.Belâgatin“me’ânî” kisminda haber ve dilek kipleri, emir, yasaklama, soru, temenni, ünlem seklindeki ifadeler, cümle içinde kelimelerin yeri, cümleleri birbirine baglama veya uzun cümleleri ayirma, sözü uzatma ve kisaltma gibi konular;

a-)BEYAN
Kisminda tesbih (benzetme), kelimeleri mecazî anlamda kullanma teknikleri, kinaye gibi konular;

b-)BEDII

Kisminda da kelimelerle ve anlamlarla ilgili süsleme sanatlari,güzel söz söyleme sanatlari anlatilmaktadi r.Belâgat alaninda en yaygin olarak okutulan kitaplar “Muhtasar Meani”,“Mutavvel”,“Izâh”,“Miftah”,Telhis”,“Isâm” ve Seyyid Þerif’in “Miftah Serhi”dir.Belâgat bilimlerinde okunan kitaplarin temelini Siraceddin Sekkâkî’nin( -1228) “Miftâhu’l-Ulûm” adli eser teskil eder.Bu eserin birinci bölümü sarf, ikinci bölümü nahiv ve son bölümü de meânî ve beyân bilimlerine ayrilmisti.Bu esere Hatib el-Kazvinî ( -1338)tarafindan yazilan “Telhisü’l-Miftâh fî’l-Me’ânî ve’l-Beyân” adli serh(veya Ibni Hâcib’in ayni esere yazdigi muhtasar) bazen “Telhîs” bazen “Miftâh” olarak söylenegelmistir.

Bu eser,gerek serh gerekse hâsiye olarak daha sonraki belâgat kitaplarinin esasini teskil etmistir (gene belâgat kitaplari arasinda yer alan “Izâh” da Kaz-vinî’nindir). Sadettin Teftazanî’nin hem “Miftahu’l-Ulûm” serhi hem de “Telhîs” serhi vardir.Bu serh »“Mutavvel” adini tasiyordu. Daha sonra bu serhi kisaltarak » “Muhtasar” adini vermistir.
Medreselerde “Þerh-i Miftâh” olarak okutulan serhler Seyyid Þerif’in, Sadettin Teftazânî’nin veya Þeyhülislâm Ibni Kemâl’inkidir.Fâtih zamaninda 30-35 akçe yevmiyeli medreselere,bu kademede okutulan kitabin adina izafeten “Miftah medreseleri” deniliyordu.

14-MISBAH

Sekkâkî’nin “Miftâhu’l-Ulûm” adli eserine Seyyid Serif Cürcânî tarafindan yapilan serh. Bu serhe Osmanli müderrisleri tarafindan birçok serh ve hâsiyeler hazirlanmis; eser,üzerinde yapilan çalismalarla beraber Osmanli medreselerinde en çok okunan kitaplar-dan biri olmustur.

15-MUTAVEL

Eserleri yüzyillarca Anadolu medreselerinde ders kitabi olarak okutulan Sa’deddin Mes’ûd b.Ömer Teftazânî’nin (1312-1390),Hatib Dimiskî’nin “Telhîsü’l-Miftâh” kitabina yazdigi serh olan “el-Mutavvel ale’t-Telhîs” adli eseri (Teftazânî’nin “el-Mutavvel ale’l-Miftâh” adli eseri de var).Kur’ân’in ifadelerinin güzelligini en iyi açiklayan eser olarak bilinir. Bunun Seyyid Þerif Cürcânî ( -1413), Ebu’l-Kâsim el-Leysî es-Semerkandî (1483) ve Siyâlkûtî (-1656)tarafindan yapilan hâsiyeleri ve Hasan Celebi ( -1481)tarafindan yapilan serhi de meshurdur.Abdünnafi Izzet Efendi(-1890) tarafindan tercüme edildi.

16-MUHTASAR

Sa’deddin Mes’ûd b.Ömer Teftazânî’nin belâ-gat bilimine dair eseri.Bu da medreselerde yaygin olarak okutulu-yordu.

17-TELHIS

“Telhîs fi’l-Belaga”.Sa’dettin Teftazanî’nin Arap Edebiyati konusundaki eseri. Kadi Celaleddin Kazvinî’nin de gene meani ve beyan üzerine “Telhîs”i vardir.

18-MANTIK

Mantik alaninda medreselerde okutulan ders kitaplari sun-lardi: “Isagoci”,“Kavli Ahmet”,“Fenarî”,“Kara Davut”, Isfehanî’nin“Serh-i Tevâli”si,“Seyyid Imad”,“Tehzib”, Mirzacan Hâsiyeleri,“Kutbuddin”,“Semsiye”.Hüsam”, Serhi’l-Usâm

19-ISAGUCI

Porphyrios’un “Eisagoge” adli eserinin Islâm dünyasinda taninmis sekli.Mîr Isagûcî Esîrüddin el-Ebherî’nin ( -1266) mantik üzerine yazdigi “er-Risâletü’l-Esiriyye fi’l-Mantik” adli ve mantigin tüm konularini kapsayan, medreselerde okutulan 8-10 sayfalik kitabi. Birçok serh ve hâsiyeleri vardir. Molla Fenarî’nin “Serh-i Isagoci”si “Fenarî” diye söhret bulmustur.

20-FENARI

“Molla Fenarî” diye bilinen Mevlâna Þemsettin Fenarî’nin (1315-1431) Isagûcî üzerine bir günde yazdigi serhtir. Genellikle kiyas konusunu isler. Bunun birçok serhi ve hâsiyesi yapildigi gibi,Osmanli medreselerinde uzun süre ders kitabi olarak da okutulmustur.

21-SERH’U METALI

Selçuklu müderrisi Kadi Siraceddin Mahmut Urmevî’nin (1198-1283) “Metâliü’l-Envâr” adli eserin serhi.Bu esere Þemsettin Isfehanî(-1289),Kadi Beydâvî,Seyyid Þerif Cürcânî, Þemsettin Sivasî(-1597),Kutbuddin Muhammed Râzî(-1364), Haci Pasa ve Yanyali Esat Efendi’nin serhleri ile Kara Dâvûd b.Kemal’in(-1541) hâsiyeleri meshurdur.Bunun da hâsiyeleri vardir: “Hâsiye alâ Kara Davud min el-Mantik”.Osmanli medreselerinde okutulan Seyyid Serif’in serhi ve Kara Davûd’un hâsiyesi idi.

22-SERHU’S-SEMSI YYE

Nasrettin Tûsî devrinde yasayan ve “Kâtibî” diye bilinen Necmeddin Ömer Kazvinî’nin(-1293) mantiga dair yazdigi ve Hoca Þemsettin Muhammed için yazildigindan dolayi onun adi verilen, çok sistematik “Semsiyye” adli kitabin Mevlana Kutbüddin Sirâzî(-1364) tarafindan yapilan serhi (bu kitap ayni zamanda“Kutbuddin”veya“Serh-i Kutub” diye de biliniyordu).Bu konuda Seyyid Serif Cürcânî ve Teftazânî serhleri de meshurdu.Mantigin “tasavvurat” ve “tasdikat” konularina ait olan esere Bursali Ahmet Sitki Efendi’nin (-1894)Serhi basilmistir.

23-KAVL’I AHMET

Fenârî’nin mantik kitabi. Ayrica büyük Osmanli âlimlerinden Tasköprüzâde Ahmet Efendi’nin(-1528) mantiga dair “el-Câmi fî’l-Mantik” adli eseri de olabilir.

24-HÜSEYNIYE

Amasyali Hüseyin Sah Celebi(-1512) tarafin-dan hazirlanan ve münazara adabindan bahseden bir eser idi.Bunun hâsiyeleri de yaygindi.Gene mantiga bagli bir dal olarak gelisen âdâb (tartisma usulü)konusunda da Kara Hâsiye-i Mesud,Mîr
Ebu’l-Feth gibi kitap-lar okutuluyordu.Mantik alaninda okutulan diger kitaplara da “Seyyid Imad”,“Serh-i Yusufiyye” (Kiyas konusunu isleyen manzum mantik),manti-gin ayri ayri konularinda yazilmis “Tasavvurat”, “Tasdikat” ve “Tehzib” örnek verilebilir.

A- Islâmî bilimler

B- Kur’ân-i Kerim

C- Kiraat ve Tecvid

Arapçada kelime üzerinde med,kasr,hareke,sukûn,nokta ve irab bakimindan olan degisiklige“kiraât” denmektedir.Kur’ân’in okunmasinda yukaridaki özellikler farkli farkli yorumlandigi için, Kur’ân’in farkli kiraâtlari ortaya çikmistir.Islâm dünyasinda meshur olan yedi kiraâtin (kiraât-i seba) “imam”lari sunlardir:

-Ebû Abdurrahman Nâfi’ b.Ebû Nuaym

-Abdullah b.Kesir el-Mekkî

-Ebû Amr b. el-Alâ el-Basrî

-Abdullah b. Âmir ed-Dimaskî

-Ebûbekr Âsim b.Ebi’n-Necûd el-Kûfî

-Ebû Ammâre Hamza b.Habib ez-Zeyyât el-Kûfî

-Ali b.Hamza Ebû’l-Hasen el-Kisâî

Bunlara daha sonra üç okunus daha eklenerek meshur okunus biçimi 10’a çikmistir. Sonradan eklenen bu üç okunusun imamlari da sunlardi:

1. Halef b.Hisam el-Bezzâr

2. Ebû Ca’fer Yezid b.el-Ka’ka el-Mahzûmî el-Medenî

3. Ebû Muhammed Ya’kub b.Ishak el-Hadremî el-Basrî
Yukaridaki on çesit kiraâtin bugün 3 tanesi kullanilmakta; digerleri bir bilim konusu olarak incelenmektedir.Yaygin kullanilan üç kiraâttan da Ebû Amr kiraati Sudan’in bir kisminda,Nâfî kiraâti Misir hariç Kuzey Afrika’da Âsim kiraâti(Hafs rivayeti)ise Islâm dünyasinin diger kisimlarinda kullanilmaktadir.Dolayisiyla bizim kültür çevremizde kiraât ögretiminde Âsim kiraatinin Hafs rivayeti ögretilmekteydi.

Asagida anlatilanlarin disinda kiraat ve tecvîd alaninda “Cezûlî”,“Ecrûmiyye”,“Ibni Fâsih”,“Ca’berî”,“Rahbiye”, “Meyda-niye”,“Sünûsiyye” (Kuzey Afrika’da),Kilisli Abdullah Efendi’nin kiraat-i seba ve asere kitabi olan “Zübde” gibi kitaplar okutulu-yordu.

25-CEZERIYYE

Samli Sâfiî âlimi ve Islâm tarihinin en büyük kiraat ustasi Ibni Cezerî’nin (1350-1429) eseri.Ibni Cezerî “kirâat-i asere”,“isnâ-i asere” ve “selâs-i asere” konularinda iyi bir egitim almis,Sam ve Kahire’deki medreselerde kiraat müderrisliginde bulunmus ve kiraat üzerinde çogu manzum birçok eser yazmistir.En meshur eseri “Kitabü’n-Nesr fî’l-Kirâati’l-Asr” ve “Tayyibe” idi.Onun kitaplari yüzyillarca ezberlendi ve serhedildi.Kurt Muhammed Efendi (-1587) tarafindan Türkçeye çevrildi.

26-SATIBIYYE

Endülüslü ama âlim ve bütün kiraat âlimlerinin hocasi Kasim b.Fîrruh Sâtibî’nin(1143-1194)eseri.Kiraat ustasi Imam Cezerî’nin de hocasi olan Þâtibî’nin Kahire’de müderrislik yaparken yazdigi “Kaside-i Lâmiyye”ve“Hirzü’l-Emânî ve Vechü’l-Tehânî” adli nazimlar,yedi kiraat üzerine yazilmis en meshur eser idi.Islâmî bilimlere baslamak isteyenler, hemen hemen Islâm dünyasinin her tarafinda bu siirleri ezberleyerek hocalarina arzediyorlardi .“Sâtibiye” veya “Sâtbî” kiraat ilminin âdeta ana kitabi idi(Sâtibî’nin “Kaside-i Râiyye”si de hem kiraat hem de belâgat alaninda ezberlenen bir kitap idi).“Kaside-i Sâtibiyye”,Manisali Ahmet(-1591) tarafin-dan Türkçeye çevrilmisti.

27-KARABAÞ TECVIDI

Kastamonulu Seyh Saban-i Veli silsilesinden Halveti Seyhi Ali Efendi’nin eseri.Karabas Risalesi’nin,Seyh Abdurrahim Karabasî’nin(-1498) oldugu da rivayet edilir.Risalenin çikisi 1835’de Hamza Miskin adli kisinin Türkçe “Tecvid-i Edaiye”si ile beraberdir.

28-DÜRR-I YETIM

Birgivî Muhammed Efendi tarafindan yazilan “Dürrü’l-Yetim fî Ilmi’t-Tecvîd” adli eser.Eskicizâde Ali Mehdî Efendi(-1827) tarafindan Türkçeye tercüme ve serhedilmistir .

29-TEFSIR VE USUL-Ü TEFSIR

Tefsir,Kur’ân-i Kerim’in âyetlerini yorumlamak,özüne uy-gun olarak genisletmek ve müskül yerlerini ve çok anlamli kelime-lerini dine uygun olarak açiklamak demektir.Tefsir kendi içinde rivayet tefsirleri ve dirayet (akla ve görüse dayali)tefsirleri diye ikiye ayrilir.Ayrica çesitli mezheplere göre de farkli tefsirler vardir.Tefsir alaninin tartisilmaz iki kitabi “Kadi Beydavi”ve“Kessaf” idi.Bunun yaninda Celâleyn ve Begavî tefsirlerini okutanlar da vardi.

30-KADI BEYDAVI

Sâfiî âlimi Nasrettin Abdullah b.Ömer Beydâvî (-1286)’nin “Envâru’t-Tenzîl ve Esrâru’t-Te’vil” adli tefsiri,sünniler arasindaki en meshur tefsirlerden biri idi ve “Kadi Beydâvî” veya “Kadi Tefsiri” adiyla biliniyordu.Râzî Tefsiri, Ragib’in“Müfredât”ve Zemahserî’nin “Kessaf” adli tefsirlerinden yararlana-rak hazirlanmis,kisa ve öz ama akici bir üslupla yazildigi için medreselerde yaygin olarak okutulmustur.Bunun üzerine yapilan hâsiye ve talikler 250’den fazladir.

31-KESSAF

Türk tefsirci Cârullah Ebu’l-Kâsim Muhammet b.Ömer ez-Zemahserî’nin (1074-1143)“el-Kessâf an Hakâiki’t-Tenzî l” adli eserinin kisa adidir.Zemahserî, kendisinden önceki rivayet tefsirleri yerine dirayet tefsiri türünde bu eserini yazmistir.“Arapçayi Araplardan daha iyi bilen ve kullanan” bu âlim,gereksiz söz ve uzatmalardan uzak,hikâye ve Israiliyata yer vermeyen, edebî sanatlari incelikle kullanarak ve soru-cevap tarzinda açiklamalar yaparak bu tefsirini hazirlamistir.Kitabin yüzlerce serh ve hâsiyesi yazilmistir.Bunlar arasinda Seyyit Serif’in Hâsiyesi meshur idi.Bu arada Hatipzâde,Hasan Celebi,Alâeddin Ali Tûsî,Ali Kusçu,Ebussuud Imâdî gibi bilginlerin yazdigi hâsiyeler de yaygin olarak kullanilmaktaydi .

32-CELALEYN TEFSIRI

Celâleddin Mahallî tarafindan baslatilan ve Celâleddin es-Suyûtî tarafindan tamamlanan, iki “Celâl” tarafindan bitirildigi için “Tefsir-i Celâleyn” denilen eser. Ögrenciler ve bilim adamlari tarafindan okunan,okutulan, sik sik müracaat edilen bir tefsir idi.

Usul-ü Tefsir, tefsir metodolojisidir.Kur’ân’in dogru sekilde tefsir edilebilmesi için uyulmasi gerekli kurallari inceler.Medreselerde usûl dersleri çok önemli idi.“Usûlsüz vüsûl (kavusma)olmaz” diye inaniliyordu.Usul-ü Tefsir alaninda “Burhan Zerkesî”,“Itkan” ve“Suyutî” adlariyla taninan kitaplar okutuluyordu.

33-BURHAN ZERKESI

Bedrettin Muhammet ez-Zerkesî(1344-1392)tarafindan yazilan “el-Burhân fî Ulûmi’l-Kur’ân” adli eseri isaret etmektedir. 47 bölüm halinde Kur’ân bilimlerinin incelendigi eserdeki konulardan bazilari sunlardir: Ayetlerin inis sebepleri, sûre baslari ve sonlari,mekkî ve medenî sûreler,Kur’ân’in dili,toplanmasi ve saklanmasi,garip kelimeler,mütesabihler, okunuslari v.s.

34-ITKAN ve SUYUTI

Celâlettin Suyûtî’nin ( -1505),“el-Burhan” kitabini esas alarak hazirladigi “el-Itkân fî Ulûmi’l-Kur’ân” adli tefsir metodu kitabi.Bu kitap,“Burhan” kitabindan çok daha fazla yayilmis ve medreselerde uzun yillar okutulmustur. 80 bölümlük bu büyük kitap, kendi alaninda hem konu hem de kaynak olarak hiçbir eksigi bulunmayan bir kitaptir.

35-KELAM VE AKAID

Kelâm, dinî inançlari aklî deliller getirerek ispat etmeye, dinî konularda insan aklinin ve ruhunun içine düsebilecegi süphelerden onlari kurtarmaya çalisan bir bilim idi.Genelde Allah’in zati ile ilgili konularla ilgilendigi için, küfre düsmeden konulari tartistirmak, süphedekileri tam anlamiyla ikna etmek çok zor oluyordu.O nedenle her müderris bu dersi vermeye veya bu konulari islemeye cesaret edemiyordu.Kelâm dersinde Allah’in varligini ispat,peygamberlik, imamet,mead(öldükten sonra tekrar dirilme),bilgi,araz, cisimlerin olusumu,vücud,vücub,imkân,vahdet,çokluk,teklik, metafizik gibi konular isleniyor ve dogal olarak bu konularda birçok tartismalar oluyordu.

Osmanli Devletinin yükselisi döneminde kelâm konularina büyük önem veriliyor,Gazâlî ile Ibni Rüsd arasinda bazi kelam konularinda yapilan tartismalar Ali Tûsî, Hocazâde ve Muslihiddin Mustafa gibi bilginler arasinda tekrar tartismaya açiliyor; “Hâsiye-i Tecrîd” kitabi medreselerin temel ders kitabi olarak kabul ediliyordu.Kelâm derslerinde genellikle akâid kitaplari okutuluyordu.“Akâid”(“akide”nin çogulu),bir müslümanin inanç temellerini anlatmaktadir. Islâmiyetin varlik ve bilgi anlayisi; Allah’a,meleklere, Allah’in kitaplarina,peygamberlerine ve kadere iman konulari; velâ-yet,keramet,mi’rac, hilafet, imamet, içtihat gibi konular isleniyordu.

Kelâm konusunda “Celâl”,“Halhalî”,“Hayalî”,“Seyâlkûtî” ve “Abdurrahman”(Müeyyedzâde Abdürrahman Efendi’nin (1456-1516) kelam risalesi) adli kitaplar okutuluyordu.Ayrica Hizir Bey Celebi’nin(-1458)“Kaside-i Nûniye”si de manzum oldugu için birçoklarinca ezberleniyordu. Bunun birçok hâsiye ve serhi arasinda Hizir Bey’in ögrencisi “Hayalî” tarafindan yapilan serhi meshur idi.Sirâceddin Ali Ûsî’nin(-1180) gene “ehl-i sünnet ve’l-cemaat” akidesine göre yazdigi “Bedü’l-Emâlî” adli Emâlî Kasidesi de en çok serhedilen ve ezberlenen eserlerden biriydi.

36-TECRID-I KELAM

Sia’nin Imamiye koluna mensup Nasred-din Tûsî( -1273) tarafindan yazilmisti.Bu esere Semsettin Mahmut b.Abdullah Isfehânî’nin( -1345) yaptigi serh (“Serhü’t-Tecrîd”), ve özellikle bu serhe Seyyid Þerif Cürcânî’nin yaptigi “Hâsiye-i Tecrîd”denilen eser o kadar çok meshur idi ki, Osmanli medresele-rinden bu eserin okutuldugu kademeye “Hâsiye-i Tecrîd” medreseleri deniyordu.Kelâm konusunda okutulan temel ders kitabi bu idi. Bu hâsiyeye de gene birçok Osmanli bilginleri açiklamalar getirmislerdir.

37-SERH-I MEVAKIF

Kadi Adûdiddin Icî (1300-1355) tarafin-dan yazilan ve hemen her fenden bahseden “el-Mevâkif fî Ilmi’l-Kelâm” (“Akâid-i Adûdiye”)adli bu kitabin Seyyid Þerif Cürcânî (1339-1413) tarafindan yapilan Þerhi,“Serhu’l-Adûdiye”adiyla medreselerin üst seviyelerinde yaygin olarak okutulmustur. Alti bölümlü,asagi yukari 1000 sayfalik büyük bir eser idi. Bu esere,Celâleddin-i Devânî tarafindan yapilan “Serh-i Akâid-i Adûdiye”de meshur idi.Bunun hâsiyeleri “Celâlî Hâsiyesi”,“Akâid-i Molla Celâl” veya sadece “Celâl” diye biliniyordu.

38-AKAID-I NESEFI

Imam Maturûdî’nin ögrencisi Ömer b.Muhammed Nesefî ( -1142) tarafindan yazilan Hanefî akaid kitabi.Metnin asli ve özellikle Sa’dettin Teftâzânî tarafindan yapi-lan serhi, Osmanli medreselerinde yaygin olarak okutuluyordu.

39-HAYAli ve SERH-I HAYALI

“Akaid-i Nesefiye” Serhine,Fâtih devri âlimlerinden “Hayâlî” diye bilinen Þemsettin Ahmet b.Mûsâ Iznikî’nin(-1481) yaptigi hâsiye,yüzyillarca yüksek âlimler ve medrese ögrencilerinin elinde ders kitabi olarak dolasmisti.Ayrica bunun da Kilisli Abdullah, Dede Cengî Efendi gibi,ana kitaplari medrese ögrencilerinin ezberleyecegi sekilde düzenleyen egitimciler-ce hâsiyeleri hazirlanmisti.

40-TAVALI-I ENVAR

Kadi Beydâvî( -1286) tarafindan yazilan bu esere de -Nesefî’nin kitabinda oldugu gibi- Semsettin Mahmut Isfehânî’nin serhi,bu serhe Cürcânî’nin hâsiyesi çok meshur idi ve medreselerde bu hâsiye okutuluyordu.

41-IRSAD

Ibni Mukrî’nin (1353-1434) Þâfiî fikhi üzerine yazdigi ve yüzyillarca elden ele dolasan, üzerinde birçok çalismalar yapilan kitabi.Kelam konusunda yukarida sayilanlara ek olarak Imam Fahreddin Râzî’nin “Metâlih-i Aliyye”si, Sa’dettin Teftazânî’nin“Mekâsidü’t-Tâlibîn”adli eseri, “Tehzip”gibi kitaplar da okutulmakta idi.

42-HADIS VE USUL-Ü HADIS

Hadis, bir Islâmî bilim olarak Peygamberimiz Hz.Muhammed’in söz,hareket,onaylama,hos görme ve görmeme durumlari ile onun özelliklerini inceleyen eserleri isaret eder.“Hadîs” kelimesi genellikle,Peygamberimizin tavrini ve izledigi yolu gösteren“sünnet”kelimesi ile beraber kullanilmaktadi r.Peygamberimiz zamaninda onun sözleri ve davranislari yaziya geçirilmemis; hadislerin resmen yazilmasi Paygamberimizn vefatin-dan yüz yili askin bir zaman geçtikten sonra baslamistir.

Ancak Islâmin kutsal kitabi Kur’ân-i Kerîm’in gerçek hayatta birinci elden uygulanmasi olan Peygamberimizin söz ve davranislarina,onun vefatindan hemen sonra ihtiyaç duyulmus ve yöneticiler birçok konularda hadis aramak durumunda kalmislardir.Hadis ve sünnet,âdeta Kur’ân’in Peygamberimiz tarafindan tefsiridir.Peygamberimizin söz ve uygulamalari müslümanlar için bir “örnek hayat” oldugundan, Islâm dünyasinin her yaninda hadis çalismalari her zaman yüksek bir degerde tutulmustur.

Hadis,kendi içinde birçok alt bilim dalini da içermektedir. Hadis tarihçileri yirmiye yakin hadis biliminden bahsetmektedirler.Bunlar, hadisleri bir zincir seklinde nakleden kisilerin (hadis ricâli)dogru kisiler olup olmadiklarinin arastirilmasi, uydurma hadislerle gerçek hadislerin ayristirilmasi,hadislerin gizli kusurlardan (illet)arindirilmasi,hadis ögrenme ve ögretme âdabi gibi konulari içermektedir.

Medreselerde hadis alaninda “Usul-ü Hadis” diye de bir ders vardir. Burada hadis rivayetinin sartlari,çesitleri, hükümleri gibi konular üzerinde durulmaktadir.Gene hadislerle ilgili bir baska medrese dersi de “Þemâil-i Þerîf”tir.Burada Peygamberimizin beden yapisi, günlük yasayisi ince-lenmekte ve bu alanda yazilan eserlere de “Hilye” denilmektedir.

Emeviler dönemine kadar hadisler,birinci el(sahabe, peygamberimiz zamaninda yasayan arkadaslari)ve ikinci el (tâbiîn,sahabelerden dinleyenler)kaynaklarda genellikle ezber ve kismen de yazili olarak daginik bir sekilde duruyordu.Hadislerin belli kitaplarda toplanmasi (cem, tedvin)daha sonra basladi.Toplama bittiktten sonra bunlarin belli ölçütlere göre siniflandirilmasi yapilmaya baslandi. Bu çalismalar sonunda, sünnî çevrelerde yaygin kabul gören alti temel hadis kitabi (kütüb-i sitte) ortaya çikti. Bunlar:

– Ebu Abdullah Muhammed Buharî (810-870): el-Câmiu’s-Sahî h

– Ebu’l-Hüseyn Müslim Kuseyrî (817-874) : Sahih-i Müslim

-Ibni Mâce Kazvinî (834-889) : es-Sünen-i Ibni Mâce

-Ebu Dâvut Sicistânî (817-889) : es-Sünen-i Ebu Dâvud

-Ebu Isa Muhammed Tirmizî : el-Câmiu’s-Sahih

-Ebu Abdurrahman Ahmet Nesâî : el-Mectebâ(Sünen-i Sugrâ)Hadis alaninda okutulan kitaplar “Buharî”,“Ibni Melek” ve “Mesabih” adli kitaplar idi.Bunlarin yaninda Imam Malik’in “Muvatta”si, Imam-i Suyûtî’nin“Câmiu’s-Sagir” ve “Câmiu’l-Kebîr” adli kitaplari,Nevevî’nin“Riyâzü’s-Salihîn” gibi kitaplari da bazi kimseler tarafindan çesitli zamanlarda okutulmustur.

43-MESABIH

Imam Hüseyin b.Mesut Begavî’nin( -1126)“Mesabihu’s-Sünne” veya“Miskat”da denen “Miskati’l-Mesâbih”adli eseridir.Hadis alanindaki temel ögretim kitabi idi.Buhârî ve Müslim’den alinmis 4719 hadisi anlatiyordu.Bunun Yakup Avfî( -1736)
tarafindan“Mefâtih”adiyla serhi,Yakup b.Seyyid Ali( -1524) tarafindan da hâsiyesi yapilmistir.

44-MESARIK

Imam Radiyüddin Hasan b.Muhammed Sâgânî’nin(1181-1253)
“Mesâriku’l-Envâru’n-Nebeviyye min Sihâh-u’l-Ahbâri’

l-Mustafaviyye” adli kitabidir.Medreselerde orta seviyede okutulan hadis kitabi idi. Buhârî ve Müslim basta olmak üzere kütüb-ü sitteden seçilen 2246 hadisi ihtiva ediyordu. Bu eserin Türk-Islâm dünyasinda birçok serhleri vardi; ama en meshur serh “Ibni Melek” diye meshur olmus Tireli Izzettin Abdüllatif er-Rûmî’nin( -1398)“Mübâriku’l-Ezhâr fî Þerhi Mesâriku’l-Envâr” adli eseri idi ve medreselerde “Ibni Melek” diye okutuluyordu.

Medreselerde Kadi Iyâz(d)b.Mûsâ Yahsûbî’nin(1083-1150) “Kitabu’s-Sifa”si da yaygin olarak okutuluyordu.“Kadi Iyâd” veya“Sifâ-i Þerîf” adlariyla meshur olan bu eser dört bölümden olusu-yordu: Peygamberimizin övülmesi,mucizeleri; Peygamberin sünne-tine uymanin faziletleri; Peygamberimiz hakkinda câiz olan ve olmayan seyler; Peygamberimize dil uzatan kimseler hakkinda uygulanacak cezalar.Gene Kadi Iyâd’in“Mesâriku’l-Envâr alâ Sihâhi’l-Asâr” adli eseri ile Tebrizî’nin “Miskâtu’l-Mesabih” adli eserleri de medreselerde okutuluyordu.

45-BUHARI

Medreselerde üst düzeyde okutulan hadis kitabi,tartismasiz “Sahih-i Buhârî” idi.Hadis arastirmalarinda bir efsane olan ve yüzbinlerce hadisi ezberleyen Ebu Abdullah Muhammet Buhârî’nin(810-870)“el-Câmiu’s-Sahih” adli eseri yüzlerce yildan beri en çok okutulan ve üzerinde en çok çalisilan kitaplardan ve Kur’ân’dan sonra Islâm dininin en önemli dayanaklarindan biri olmustur. Medreselerimizde okutulan Buhârî Serhlerinin en meshuru da Sahabettin el-Kastalânî’nin (1448-1517)“Irsâdu’s-Sârî li Þerh Sahihil-Buhârî” adli çalismasi idi.

Medreselerde hadisle ilgili diger önemli bir ders olan “Usul-ü Hadis”dersinde hadis ögretiminin önemi ve sartlari, hadis rivayet edenlerin özgeçmis arastirmalari,muhaddisin özellikleri,hadis analizi,uydurma hadisler ve hadislerdeki teknik hatalari tanima,hadis çesitleri(11 çesit) gibi konular üzerinde durulmaktadir.Bu alanda Ibni Salah Þehrîzûrî’nin (-1245)“Ulûm-u Hadis”adli kitabi(“Ibni Salah Elfiyesi” diye bilinirdi),Ibni Hâcer Askalânî’nin“Nuhbe” diye taninan“Nuhbetü’l-Fiker” adli eseri,“Ibni Ferah Manzumesi” ve serhleri,Ibniu’l-Esîr’in (-1209)“Câmiu’l-Usûl”adli eseri ve Buharî’nin hocalarindan sayilan Abdullah “Ibni Mübarek”in(-797)eseri de okutulan ana kaynaklardandi .

Hadis alaninda medreselerde okutulan bir baska eser Þâfiî âlimi Imam Muhyiddin Nevevî’nin(1233-1277)“Kitâbu’l-Erbeîn” adli “Kirk Hadis”kitabidir.Gene medreselerde hadisin yan alanlarindan“sîret”üzerinde Seyh Halebî’nin “Sîret’n-Nebeviyye”si ve“Semâîl” alaninda da Imam Muhammet Tirmizî’nin“Semâil-i Serif”adli eserleri okutuluyordu.Sâfiî âlimi Seyh Ali b.Ibrahim Halebî’nin(1567-1634) “Insânü’l-Uyûn fî
Sîreti’l-Emîni’l-Me’mûn”adli eseri “Siyer-i Halebî” veya sadece“Halebî” adiyla meshur olmustu.

Üç ciltlik bu eser birçok kez serhedildi ve defalarca Türkçeye çevrildi.Ebubekir Beyhekî’nin“Delâiü’n-Nübüvve” adli eseri de bu alanda okutulan eserlerdendi.Islâm egitiminde üzerinde en çok çalisilan ve ezberlenen eserlerden biri olan Imam Busayrî’nin(-1295)“Kaside-i Bürde”(Hirka Kasidesi)adli eserini de,genelde Peygamberimize övgülerle dolu oldugu için burada zikretmelidir.

46-FIKIH VE USUL-Ü FIKIH

Fikih: Genel olarak Islâm hukukuna“fikih”denilmektedir.Hem dinî ibadetler hem de sosyal hayatin aile, miras,ticaret v.s.gibi alanlarinda(muamelât)verilecek hükümleri dinin ana kaynaklari olan Kur’ân ve hadisin yanisira kiyas ve icma yoluyla incelemeye çalisir.Bu kaynaklarda hukukî konulari inceleyen bilim “furu”diye de adlandiriliyordu.Bu
kaynaklardan hüküm çikarma tekniklerini de “usul-ü fikih” denilen bilim
inceler.Medreselerin büyük çogunlugunda fikih dersi vardi.Fikih en serefli ve en üstün bilim olarak görülüyordu; çünkü helâl ve haramin hükümlerinin verildigi bilimdi.

Fikih bilginleri yedi tabaka veya derece olarak siralaniyordu:

1. Mutlak Müctehit(Dört sünnî mezhep imami),

2. Mezhepte Müçtehit(Ebû Yusuf, Imam Muhammed Sey-bânî)

3. Meselelerde Müçtehit(Hassaf,Tahâvî,Kerhî,Halvânî, Sarahsî,Pezdevî,Kadî Hân)

4. Eshâb-i Tahrîc(Ebû Bekr Ahmet Râzî)

5. Eshâb-i Tercîh(Kudûrî,Burhanettin Merginânî)

6. Eshâb-i Temyîz (“Kenz”,“Muhtâr”,“Ihtiyâr” ve “Vikâye” kitaplarinin yazarlari)

7. Mukallid(“Tahtavî”,“Dürrü’l-Muhtâr”,“Ibni Âbidin” ki-taplarinin yazarlari)Fikih alaninda Osmanli medreselerinde okutulan ana kitaplar sunlardi:

47-HIDAYE

Burhanettin Merginânî’nin (1117-1197)Hanefi fikhi üzerine yazdigi “Bidâyetü’l-Mübtedî” adli eserine kendi yazdigi hâsiyeye “Hidâye” adini vermisti.Fikih âlimlerinin altinci tabaka-sindan bu büyük insan es-Þeybânî’nin “el-Câmiu’s-Sagî r” ve Kudûrî’-nin“Muhtasar”adli eserlerini bir araya getirerek “Bidâyetü’l-Mübtedî”yi meydana getirmisti.Hidaye kitabinin 13 yilda ve hep oruç tutularak yazildigi söylenir. Içinde kullanilan hadislerin saglamligi ile dikkati çeken kitap ve serhleri yüzyillarca Osmanli medreselerinde ileri düzeyde temel ders kitabi olarak okutuldu ve Ingilizceye, Rusçaya çevrildi.Bayburtlu(el-Babertî)Muhammed Ekmeleddin’in ( -1348)Hidaye serhi olan“el-Inâye”si de medreselerde “Ekmel” adiyla okutuluyordu(Bayburtlu Ekmeleddin,Tûsî’nin “Tecrîdü’l-Itikâd”ini da serhetmisti).

49-SADRÜSSERIA

Islâmî bilim çevrelerinde“Sadrüsserîa”unva-niyla bilinen iki âlim
vardir.Birinci“Sadrüsserîa”(Sadrüsserîatü’l-evvel) Ubeydullah b.Ibrahim el-Mahbubî’dir.Bunun oglu,“Vikâye” kitabinin yazari,“Burhânüsserîa” adiyla da meshur olan Mahmut b.Ahmet b.Sadrüsserîatü’l-evvel Ubeydullah b.Ibrahim el-Mahbubî el-Hanefi’dir( -1274).Bu âlim,kizinin oglu olan ikinci Sadrüsserîa Ubeydullah b.Mesut için,“Hidaye” kitabindan önemli gördügü yerleri alarak “Vikâye”(“Vikâye er-Rivâye fî Mesâili’l-Hidâye”)adli kitabi hazirlamis; “Sadrüsserîatü’s-sânî” denilen torun da bu kitabi

“Muhtasar-i Vikâye”veya“Nikâye” adiyla serhetti.Bu serh,“Sadrüsserîa Serhi” adiyla meshur oldu ve yüzyillarca medreselerde“Sadrüsserîa”adiyla orta seviyede bir fikih kitabi olarak okutuldu.Bunun meshur hâsiyeleri arasinda Ahi Celebi,Hasan Celebi, Bayram-zâde Zekeriya Efendi ve Imam Birgivî hâsiyeleri bulunmaktadir.Ama özellikle Molla Sinaneddin Yusuf’un yazdigi hâsiye talebeler arasinda çok tutulmakta idi.

50-DÜRRÜ’L MUHTAR

Hanefi fikih kitabi olan »Tenvîru’-Ebsar kitabinin serhi. Alâüddin-i Haskefî( -1676) tarafindan“ed-Dürrü’l-Muhtâr fî Þerhi Tenvîrü’l-Ebsâr” adiyla serhedilmis.Bu serhe Ibni Abidin tarafindan “Reddü’l-Muhtâr ale’d-Dürrü’l-Muhtâr” adiyla bir hâsiye yazilmisti,ki bu hâsiye “Ibni Abidin” adiyla medreselerde uzun süre okutulmustu.Seyyid Ahmet Tahtavî tarafindan “Hâsiye ale’d-Dürrü’l-Muhtar Þerhu Tenvîru’-Ebsar” adiyla 4 cilt olarak genisletilmis.Bu hâsiye Ayntabli Abdürrahim Efendi tarafindan Türkçeye çevrilmis. Dürrü’l-Muhtar’in bir hâsiyesi de Ibrahim Halebî tarafindan “Tuhfetu’l-Ahyâ r ale’d-Dürrü’l-Muhtar”adiyla yapilmis. Molla Miskin Þerhi de vardir.

51-TENVIRÜ’L EBSAR

Seyhülislâm Muhammed b.Abdullah Timurtâsî( -1595) tarafindan Hanefi fikhi üzerine yazilmisti.“Dürrü’l-Muhtar”,“Reddü’l-Muhtâr”ve Ibni Âbidin”in ana metnini olusturuyordu. En meshur serhi » Dürr-ü Muhtar idi.

52-IBNI ABIDIN

Asil adi”Reddü’l-Muhtar” dir.Hanefi fikih kitabidir.“Ibni Abidin” adiyla söhret bulmus Seyyid Muhammed Emin b.Ömer (1784-1836) tarafindan “Dürrü’l-Muhtâr” kitabina yapilan bes ciltlik bir serh idi.Hanefi fikhi alaninda o zamana kadar yazilmis fikih kitaplarinin degerlendirdigi bir eser idi. Eser bugün bile Hanefi fikhinin temel kitabidir.

53-DÜRER

Osmanli âlimlerinden Molla Hüsrev’in( -1480)Hanefi fikhina dair yazdigi “Dûreru’l-Hukkâm fî Serh-i Ðureri’l-Ahkâm” adli eseri.Kendisinin “Gurer” adli kitabina gene kendisinin yaptigi serhtir.Bu hem Osmanli hukukunun ana kaynaklarindan biri olmus hem de uzun yüzyillar,serhleriyle beraber Osmanli medrese-lerinde ders kitabi olarak okutulmustur.

54-MÜLTEKA VEYA HALEBI SAGIR

Arap memleketlerinde yetisen ama Istanbul’da ders veren Ibrahim b.Muhammet Halebî(1459-1549)tarafindan “Mültekâ’l-Ebhûr”(Denizlerin Kavsagi)adiyla Hanefi fikhi üzerine yazilan kitaptir.Osmanli medreselerinde bu kitap ve özellikle Muhammet Mevkufâtî(-1654)tarafindan yapilan serhi (“Mevkûfât” diye biliniyordu)uzun süre temel fikih kitabi olarak okutuldu.Kitabin ana konulari tahâret,gusl ve
teyemmüm,ezan,namaz,zekat,oruç,hacc,nikâh,bosama,zina,yemin,alis-veris,riba,hirsizlik,yeme-içme,diyet,kisas, feraiz v.s.idi.

55-KUDÜRI

Imam Ebu’l-Hüseyn Ahmet b.Muhammet el-Kudûrî el-Bagdadî’nin (-1036) Hanefi fikhina dair yazdigi “Muhta-saru’l- Kudûrî” adiyla taninan kitabi.Bunun birçok serhleri yapilmis ve eser Osmanli medreselerinde -özellikle 14.yüzyilda- “Kudûrî” adiyla okutulmustur.Medreselerde“Muhtasar” adiyla Kudûrî’nin eserinin yani sira Ibni Hâcib’in“Muhtasar”i ve buna Halil b.Ishak Cündî(-1374) tarafindan yapilan serh olan “Muhtasar-i Halil” adli fikih kitaplari da okutulmaktaydi .

56-UMDE

Sâfiî fakihi Ibni Dakîkü’l-Iyd(1228-1302)tarafin-dan yazilan “Ihkâmü’l-Ahkâm”adli eserin gene kendisi tarafindan yapilan “Umdetü’l-Ahkâm”adli serhinin adi idi.Islâm dünyasinda meshur “Hâvî”kitabinin muhtasari olan“Umde” adli bir kitap da vardir.

57-MINHAC

Özellikle 14-15. yüzyilin bütün âlimlerce ezber-lenen ve üzerinde serh ve hâsiye yazilan bir eserdir.Büyük Sâfiî âlimi Râfiî (-1226) tarafindan yazilan “Muharrer” adli eserin Sâfiî fikih bilgini Nevevî tarafindan kisaltilmisi (muhtasari) olan,Sâfiî fikhinin en büyük kitabi idi.Bu kitaba Celâleddin Mahallî(1389-1459)tarafindan yapilan serh de“Mahallî”adiyla medreselerde okutulu-yordu.Imam Beydâvî’nin de çokça okunan bir“Minhâc”i vardi.

58-TENBIH

Ebû Ishak Sirâzî’nin(1003-1083)Sâfiî fikhi üzerine hazirladigi,Seyh Mervezî’nin taliki ile beraber sâfiîler arasinda en çok okunan ders kitaplarindan biri olmustur. Fikih Usulü derslerinde de kullaniyordu.

59-ESBAH VE’N NEZAIR

Ibni Nüceym Misrî’nin(1519-1562)Hanefi fikhi kitabi.Osmanli medreselerinde okutulan yedi bölümlük bu kitap, daha sonra Osmanli ser’î hukukunun temel kitabi olan Mecelle’nin de esasi olmustur.Zeylâî’nin( -1342)“Kenzü’d-Dekâîk Þerhi”, “Merakü\’l-Felâh” ,Ibni Kudâme Muvaffaküddin Makdisî’nin (-1233)Hanbelî fikhi üzerine yazdigi “Muknî” adli eseri, Nesefî’nin “Kâfî” ve “Vâfî” kitaplari,Safiî fikhi üzerine “Nihayetü’l-muhtâc” kitaplari da fikih alaninda okutulmus olan kitaplardandi .

60-USUL-Ü FIKIH

Islâm Hukuk Felsefesi,Islâm Hukuk Meto-dolojisi diyebilecegimiz bu bilim dali,Islâmî bilgi kaynaklarindan ser’î hükümlerin nasil çikartilacaginin genel kurallarini incele-mektedir.Fikih usulü alaninin üç temel diregi Ebû Zeyd ed-Debûsî( -1038)(“Takvîmu’ l-Edille” adli eseriyle), “Fahru’l-Islâm” el-Pezdevî( -1089)(bunun metni Abdülaziz Buharî tarafindan “Kesfü’l-Esrâr” adiyla serhedilmis ve o meshur olmustur.Medreselerde “Usûl-ü Pezdevî” adiyla okutulmustur) ve Semsü’l-Eimme es-Serahsî (-1090) idiler.

61-TAVZIH ve TENKIH

Sadrüsseria’nin usul-ü fikih kitaplaridir ki,Tavzih, Tenkih’in serhidir.Tavzih,medreselerdeki temel fikih usulü kitabi idi.

62-MENAR ve IBNI MELEK

Ebu’l-Berekât Hafizüddin en-Nesefî’nin( -1310)Hanefi fikih usulü üzerine yazdigi “Menârü’l-Envâr” adli kitabi.Ibni Melek’in( -1480) bu esere yaptigi serh(“Serhu Menâri’l-Envâr”)Osmanli medreselerinde yüzlerce yil ders kitabi olarak okutulmus ve“Ibni Melek”adiyla taninmistir. Birçok sârihi arasinda Abdülhalim Efendi(-1678) de “Sârihu’l-Menâr” unvaniyla taniniyordu.

63-MIR’AT

Molla Hüsrev’in( -1480) Hanefî ve Safiî fikih usullerini birlestirerek hazirladigi ve Osmanli medreselerinde uzun yillar ders kitabi olarak kabul edilen,üzerinde serh ve hâsiyeler yapilan eseridir.“Mir’ât Hâsiyesi”taninmis bir ders kitabi idi ve hâsiyeler arasinda özellikle Izmirli Muhammed Ibni Veli Efendi’ninki (-1751) matbu oldugu için yaygindi.

64-ELVIH

Ileri düzeyde Usul-ü Fikih kitabi.Imam Teftazânî’nin
(-1389),Sadrüsserîa’nin“Tenkîhu’l-Usûl” adli kitabina gene kendisi tarafindan yapilan “Tavhîd” adli serhe yaptigi serhtir.Eserdesik sik Sadrüsserîa’nin eseri tenkid de edilmektedir. (Bazi

kaynaklar,bu eserin Serafeddin Ahmet(-1369)tarafindan yazilan“Tenkîh el-Ahdâs fî Ref’ el-Teyemmüm el-Ahdâs” adli kitaba Teftâzânî’nin yaptigi “el-Telvîh fî Kesf Hakâik el-Tenkîh” adli serh oldugunu belirtiyorlar.)Bu serh sonradan o kadar tutuldu ki,herkes bu serh üzerine serh ve hâsiyeler yazmaya basladilar.

65-CEM’UL CEVAMI

Takiyüddin Subkî’nin(-1355)Sâfiî fikih usulüne dair,14-15. yüzyillarda çok okutulan ve ezberlenen bir kitabi. Cok ezberlenen bir kitap oldugu için Ibni Recep et-Tûhî (-1488) tarafindan siirlestirilmis.Ayrica Celâleddin Ömer el-Habbâzî’nin(-1272)“el-Mugni” adli eseri,“Halebî”, “Hüsamî”gibi eserler de usul-ü fikih alaninda okutulmaktaydi .

66-FERAIZ

Genelde miras meselesini isleyen bu bilimin içine giren konulardan bazilari sunlardi: ölenin borçlarinin ödenmesi, vasiyyet, terekenin kimlere düsüp kimlere düsmedigi, kimlere ne kadar miras düsecegi v.s.Genelde fikihin ana konularindan biri olan Ferâiz,zaman içinde ayri bir bilim dali haline gelmistir.Bu alanda medreselerde Hanefî fikih âlimi Sirâceddin Muhammed b.Mahmut el-Secâvendî(-1200) tarafindan yazilan“Ferâizü’s-Secâvendî” (veya “Ferâiz-i Sirâciye”, “es-Sirâciye fî’l-Ferâiz”)adli eser ve serhleri meshur idi. “Serh-i Feraiz” diye bilinen Seyyid Þerif Cürcanî’nin serhi “Þerhu’s-Sirâciyye”adini tasiyordu ve yaygin olarak okutuluyordu.“Rubhiye” adli feraiz manzumesi de meshur idi ve birçok serhleri yapilmisti.Bu alanda okutuldugu belirlenen bir diger kitap da “Nefhâtü’l-Kudsiye” idi.

67-ISLAMI BILIMLERE YARDIMCI BILIMKER

Þurasi muhakkak ki,medrese programlarinda her zaman astronomi,matematik,fizik,tip gibi dersler yer almiyordu. Ama özellikle ilk zamanlarda müderrislerden bu alanlarda bilgi sahibi olan ve dolayisiyla bu alanda yazilmis kitaplari okutanlar da vardi.

1. Hey’et(Astronomi)Astronomi bilimleri içinde yildiz hareketlerinin izlendigi zîcler ve vakit hesaplamasi (mikat) ana konulari olusturuyordu.Burada ders kitabi olarak Ulug Bey, Mirim Celebi, Usturlab ve Rubaiye gibi kitaplar okutuluyordu.

2. Cagminî Câmii’l-Mahmûd b.Muhammed el-Harezmî el-Cagminî’nin( -1221)“el-Mülehhas fî’l-Hey’e”adli eseri. Ulvî ve süflî varliklardan bahseder. Kadizâde-i Rûmî’nin buna yaptigi serh “Serh-i Cagminî” adiyla okutulmaktaydi .Bu kitaba yapilan birçok serh arasinda “Molla Kara Sinan” denen Sinaneddin Yusuf’un serhi, Fethullah Þirvânî (-1453) ile Yenisehirli Cârullah Veliyüddin Efendi’nin (-1738) hâsiyeleri de meshurdu.

3. Mirim Celebi Taninmis Osmanli bilginlerinden Ali Kusçu’nun yegeni ve Kadizâde-i Rûmî’nin torunu olan ve “Mirim Celebi” diye taninan Mahmut b.Muhammed’in( -1525) Ulug Bey ve Ali Kusçu bilgileri üzerine kurdugu eseri.

68- HIKMET (FIZIK)

Hikmet alaninda “Kadimir”,“Seyyid Mirzacan”,“Hikmetu’l-ayn” ve “Serh-i Cagminî” kitaplari okutuluyordu.

69-KADIMIR

el-Ebherî’nin “Hidâyetü’l-Hikme” adli eserinin Kadi Mîr Hüseyin b.Mu’inüddin el-Meybûdî el-Hüseynî(-1265) tara-findan yapilan serhi.Bu“Hidaye”üzerine Hocazâde Muslihiddin’in serhi de meshur idi.Mantik,tabiiyat ve ilâhiyat konularini isliyordu. itap farkli konulardan bahsettigi için bazen akaid kitaplari arasinda da sayilabiliyordu.

70-HESAB VE HENDESE

Hesap alanidaki kitaplar“Lemâî”,“Behaddin”(“Risale-i Bahâiye”),“Ramazan b.Celî”,“Abdürrahim” ve “Necmeddin” adlariyla taninan kitaplardi.

71-BEHADDIN

Bagdadli Imadeddin b.Abdullah’in “el-Fevâ-idü’l-Behaiyye” adli eseri.1486’da bunu Kemaleddin Hasan el-Farsî serhetmis ve “Esâsü’l-Kavâid fî Serh-i Usûli’l-Fevâid” adini vermistir.Bu arada Kadizâde-i Rûmî’nin Fâtih Sultan Mehmet’e takdim ettigi “Muhammediye”,hendeseden allâme Semsettin Semerkandî’nin( -1209)“Eskâlü’t-Te’sis”adli eseri ve Kadizâde’nin buna yaptigi serh de okutuluyordu.

72-TIB

el-Mu’cez fi’t-Tib: Ibni Nefis’in( -1288)kisaca“Mucez” diye bilinen bu kitabi,tip alaninda en çok okutulan ve üzerinde çalisma yapilan eserlerden biri idi.Bu eser Osmanli âlimlerinden Ahi Celebi( -1524)veya babasi tarafindan Türkçeye tercüme edilmisti.

73-ISLAMI SANATLAR

74-HAT SANATI

Arap harflerinin yazim tekniklerinin ögretildigi dersler idi. “Aklâm-i Sitte” denilen alti meshur yazi kalibi en çok kullanilani idi: sülüs,nesih,muhakkak,reyhanî,tevkî,rik’a. Medreselerde hat dersi için ayri bir müderrisin yaygin olarak görev yapmadigi açiktir.Bu ders daha ziyade tatil günlerinde özel hocalardan aliniyordu.Ama hat sanatina yetenekli ve merakli olanlar hattatlardan özel dersler alarak bu yeteneklerini gelistiriyorlardi.1915’de açilan “Medresetü’l-Hattatîn” de ise yazi çesitleri bir sanat olarak talim ettirildigi gibi cilt ve minyatür gibi diger sanatlar da ögretiliyordu.

Derleyen: Nezaket Bolat