Aöf İlahiyat

Arapça Eş -Zıt Anlamlı Tekil-Çoğul Kelimeler 1. Sınıf 2. Dönem 1-10. Ünite Açıköğretim Arapça

ARAPÇA KELİMELER (1. ÜNİTE)   EŞ ANLAMLI KELİMELER   1.رَاكِبٌ / مُمْتَطِيٌّ (bindi) 2.أَسْعَدَ / يَعْتَبِرُ (sayar) 3.يُجْبِرُ / يَضْطَرُّ (zorlamıyor) 4.غَنِيٌّ / ثَرِيٌّ (zengin) 5.أَصْدِقَاءُ / زُمَلاَءُ (arkadaşlar) 6.ُيُلْقٌ / يَرْمٌ (atar) 7.طِرَازٌ / طَرِيقٌ (yol) 8.فَضَّلٌ / رَجَّحَ (ferah etmek) 9.كَرَّسْتُ / نَذَرَ ZIT ANLAMLI KELİMELER 1.رَاجِيٌّ X قَانِطٌ (ümitsizliğe kapılmak) 2.(mutlu) أَسْعَدٌ / أَشْقَي (mutsuz) 3. (harika, hoş) رَائِعَةٌ / مُجْتَنِبَةٌ (kötü) 4.(sonsuz) بَقَاءُ Xفَنَاءُ (sonlu) 5.(özgür bıraktı) أَحْرَارٌ X مَقْصُورِينَ 6.(unuttu) يَنْسَ X يَتَذَكَّرُ...

Münada Arapça – Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri

Birçok dilde olduğu gibi Arapçada da muhatabın dikkatini çekmek ya da ona seslenmek üzere ünlem anlamı taşıyan bazı giriş sözcükleri kullanılır. Bir anlamda bu edatlar uzun bir cümlenin kısaltılmış ve klişeleşmiş halinden ibarettir. “ يا أصدقاء /ey arkadaşlar!” dediğimiz zaman; aslında: “Karşımda olan arkadaşlar, size sesleniyorum, bana kulak verin!…” gibi uzun bir cümleyi iki kelimeye indirgemiş oluruz. Türkçede “Ey falancalar,...

Tekid Arapça – Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri

  Tekîd Karşımızdaki kişilere duygu ve düşüncelerimizi kelime ve cümlelerleanlatırız. Muhataplarımız bizim sözlerimize her zaman aynı derecede inanmayabilir. Bunun da çeşitli sebepleri olabilir. Bazen karşımızdaki kişi bizi iyi tanımıyor olabilir. Bazen söylediğimiz söz kesinlik ifâde etmeyebilir. Bu gibi durumlarda muhatabımızı iknâ etme yollarına başvururuz. Mesela karşımızdakini inandırmak için yemin ederiz. Kimi zaman söylediğimiz bir  harfi, bir ismi hatta bir fiil veya isim...

Bedel Arapçada Bedel – Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri

Arapçada bir kelime veya ifadenin ardından, bazen onun aynı olan, bazen bir kısmını, bazen de ona ait bir özelliği açıklayan başka bir kelime veya ifade daha kullanılır. Buna Arapçada bedel denir. Meselâ " قَرَأْتُ الْكِتابَ " (Kitabı okudum) deriz. Bu ifadeden genel manada kitabın okunduğu anlaşılmaktadır. Ancak ne kadarının okunup okunmadığı konusundaki tereddütü ortadan kaldırmamaktadır. Burada ا لْكِتاب lafzının peşine...

Taaccüp Üslûbu Arapça – Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri

  Her dilde ses ve anlam arasında bir ilişkiden söz edilebileceği gibi, sesin bir uzantısı hükmünde olan ve ona eşlik eden beden dili ile anlam arasında da önemli bir ilişkiden bahsedilebilir. Zira insan aktarmak istediği anlamı hem ses hem de beden dili ile desteklemeye çalışır. Mutlu ve sevinçli bir insanın dışarıya yansıyan ses ve beden dilinde gözlemlediğimiz durum bunun açık ...

Arapçada Zaman ve Mekan Zarfları-Mefulün Fih – Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri

İnsanların konuştuğu çeşitli diller hehangi bir ilgi sebebiyle birbirlerinden kelime alışverişinde bulunmuşlardır. Dolayısıyla Türkçemiz de, coğrafî ve kültürel yakınlık sebebiyle Arapça ve Farsçadan çok sayıda kelime almıştır. Söz gelimi başlıkta kullandığımız kelimelerin üçü de Arapçadan dilimize geçmiştir. Ancak bir söz bir dilden diğerine geçerken kimi zaman bazı mânâ değişikliklerine uğrar. Zarf kelimesi de bunlardan biridir. Şöyle ki, bu kelimeyi...

Mefûlü’l-Mutlak – Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri

Arapçada el-mef’ûlü mutlak, fiille aynı kökten olan ve onun mânâsını pekiştirme, yapılış şeklini açıklama ve sayısını belirtme amacıyla kullanılan mastardır. Genelde fiilden sonra gelir. Türkçeye “kökteş tümleç” olarak da tercüme edilebilir. Fiilin mânâsını pekiştiren el-mef’ûlü mutlak “şüphesiz, gerçekten, tam, muhakkak, iyi, iyice, çok, öyle ... ki”, şeklinde; fiilin yapılış şeklini gösterenler “gibi, şeklinde, -ce, aynen, tıpkı, tam” vb. lafızlarla...

Naibi Fail-Sözde Özne Arapça- Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri

Bilindiği gibi her insan kendi anadilini içinde yaşayıp büyüdüğü, aile ve mahalle gibi yakın ve uzak çevresinden tabiî olarak öğrenir. Bunun için özel bir çaba göstermez bile. Ancak okullarda öğrenim görenler, kendi konuştukları dilin bile bir dilbilgisi ve kuralları olduğunun farkına sonradan varırlar. Kendi anadillerinin dilbilgisine ait kavramları zihinlerine iyice  kolayca kavrayabilirler. Bu yüzden bu ünitede öğreneceğiniz Nâibu’l-fâil konusunu...

Gayri Munsarıf – Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri

    Gayi Munsarif Gayrı munsarif terimi, Arapça isimlerin cümle içerisindeki konumlarının dışa yansıyan yüzü olarak tanımlayabileceğimiz irâb alâmetleriyle ilgilidir. Türkçede irâb söz konusu olmadığına göre Türkçedeki bir konuyla gayri munsarifı karşılaştırma imkânı yoktur. Ancak bu terimi teşkil eden kelimelerin sözlük anlamlarını ele alarak terimin mânâsını kavramaya çalışmak daha doğru olacaktır. غَيْرُ الْمُنْصَرِف teriminin ikinci parçası olan المنُْصَرِف kelimesi bilindiği üzere صَرَفَ...

İsmi Mevsuller – Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri

İsm-i mevsûl, peşinden gelen cümleyi öncesindeki cümle ya da kelimeye bağlayan lafızdır. Türkçedeki karşılığı ise ilgi zamiridir. Tek başına bir anlam ifade etmeyen ism-i mevsûl, ancak kendisinden sonra bulunan ve sıla cümlesi adı verilen cümleyle birlikte bir mânâ kazanmaktadır. Ayrıca bu sıla cümlesinde ism-i mevsûle uygun olarak gelen ve âid zamiri adı verilen bir zamir bulunmaktadır. Meselâ الأسْتَاذُ الَّذِي...

MEF‘ÛLÜN LEH – Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri

angi dilde olursa olsun kurulan cümlelerde yapılan işin niçin yapıldığını veya ne maksatla meydana geldiğini gösteren kısımlar bulunur. Çünkü insanoğlu akıllı bir varlıktır ve herhangi bir işi sebepsiz yapmaz. İşte bu sebeple biz söylediğimiz veya yazdığımız cümlelerde gerek gördüğümüzde bir işi niçin yaptığımızı da belirtiriz. Sözgelimi “Adam biraz dinlenmek için koltuğa oturdu” dediğimizde adamın koltuğa ne sebeple oturduğunu belirtmek...

Arapçada Sayılar Ve Temyizi – Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri

Türkçede sayılar, sıfatlar arasında ele alınır ve tarifi şöyle yapılır: Varlıkların Sayılarını Belirten Sıfatlar Sayı sıfatları kendi içinde kısımlara ayrılır: a. Asıl Sayı Sıfatları: Asal sayılarla ifade edilirler. Örnek: Beş kalem, üç çocuk, bin lira. b. Sıra Sayı Sıfatları: Varlıkların sırasını belirten sıfatlardır. Örnek: Dördüncü kat, üçüncü sokak, ikinci sınıf. Türkçede “asıl sayı sıfatı” dediklerimiz, Arapçada sıfat kabul edilmez....

Mukarebe, Reca ve Şuru Filleri – Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri

  Arapçada birtakım yardımcı fiiller vardır. Bunlar, isim cümlesinin başına geçerek mübtedâ ve haberin hem adını hem de i‘râbını değiştirirler. Şu üç grup fiil de bu yardımcı fiillerdendir. 1. Bir eylemin yaklaştığını ifade edenler. 2. Umut bildirenler 3. Başlama ifade edenler. Bu fiillere yardımcı fiiller denmesi, isim cümlesinin başına gelerek mübtedâ (özne) ve habere (yüklem) ihtiyaç duymaları sebebiyledir. Meselâ الوَلَدُ يَسْقُ ط...

Atıf Edatları – Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri

Her dilde olduğu gibi cümleler isim, fiil ve bu ikisini birbirine bağlayan edatlardan oluşur. Söz konusu edâtlar içerisinde, üslupta akıcılığı temin etmek gayesiyle bazan cümle unsurlarını kendi içerisinde, bazen de iki cümle ya da cümleciği kendi arasında bağlayan edâtlar vardır. İşte Arapça’da bunlara atıf edatları denilmektedir. Dildeki diğer edatlar gibi atıf edatlarının da hem gramatik hem de anlama ilişkin...

ARAPÇADA HABER TÜRLERİ – Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri

Haber Türleri أَنْوَاعُ الخَْبَرِ Maksadımızı tam olarak anlatan söz dizilerine cümle diyoruz. Kelimelerin cümledeki görevlerine cümlenin öğeleri denir. Bir cümlede en az iki öğe bulunur. Cümlede yapılan işi, oluşu ya da eylemi bildiren kelimeye yüklem denir. Yüklem cümlenin temel öğelerinden biridir. Genellikle cümlenin sonunda bulunur. "Annen sofrayı kurmaya hazırlandı" cümlesinde "hazırlandı", yüklemdir. Yüklemin bildirdiği işi, hareketi yapan ya da bir...

Arapçada İstisna- Açıköğretim İlahiyat Arapça Dersleri

İstisnâ lafzı sözlükte benzerlerinin dışında olma, benzerlerinin dışında bırakma, kâide dışında bırakma gibi anlamlara gelmektedir. Bir dilbigisi terimi olan istisnâ ise Arapçanın temel konularından birisidir. Arapça bir cümlede, bir hüküm verildikten sonra bazen o hükümden birtakım hususlar hariç tutulur. Bu da verilen hükmün peşinden uygun bir edat kullanılmasıyla meydana gelmektedir. Meselâ جَاءَ الطُّلاَّبُ “Öğrenciler geldiler.” dendiğinde cümle bitmiş ve öğrencilerin...