Kane Ve Kardeşleri – Kane Ve Benzerleri

F كاَنَ  nin ismi de haberi de  tamlama şeklinde gelebilir. Bu özellikler  كاَنَnin diğer benzerleri için de geçerlidir:

كاَنَ طَواَفُ الْمُسْلِمِينَ بِالْكَعْبَةِ سَهْلاً أَمْسِ

Müslümanların Kabe’yi tavafı dün kolaydı.

كاَنَ عُمَرُ بْنُ[3] الْخَطاَّبِ خَلِيفَةً عاَدِلاً.

Ömer İbnu’l-Hattab (Hattab’ın oğlu Ömer) âdil bir halife idi.

لَمْ يَكُنِ الراَّعِي غاَئِباً هَذِهِ الْمَرَّةَ بَلْ كاَنَ مَوْجُوداً.

Çoban bu sefer yok değildi bilakis mevcuttu (vardı) .

لَمْ يَكُنِ الراَّعِي مَرِيضاً هَذِهِ الْمَرَّةَ بَلْ كاَنَ صَحِيحاً.

Çoban bu sefer hasta değildi bilakis iyiydi.

كاَنَ أَخِي مَحْبُوباً مِنْ جَمِيعِ زُمَلاَئِهِ.

Kardeşim tüm arkadaşları tarafından seviliyordu.

 

كاَنَ الرَّجُلُ سَعِيداً بِأَوْلاَدِهِ الناَّجِحِينَ.

Adam başarılı çocuklarıyla mutluydu.

أَ أَنْتَ مُواَفِقٌ عَلَى الْعَمَلِ هُناَ.

Burada çalışmaya muvafık mısın? (uygun görüyor musun) ?

أَ كُنْتَ مُواَفِقاً عَلَى الْعَمَلِ هُناَ.

Burada çalışmaya muvafık mıydın? (uygun görüyor muydun) ?
     

 

*Harf-i cer ya da zarfla başlayan (“var” manası ifade eden) cümle parçası mübtedâ değil öne geçmiş haberdir (haber mukaddem). Var olan şey de muahhar mübtedâ olur. Böylece dolayısıyla (كاَنَ)’nin haberi de öne geçmiş haber, (كاَنَ) nin ismi de sonradan gelen isim olmuş olur:

فِي الْغُرْفَةِ رِجاَلٌ.

Odada adamlar var.  

كاَنَ فِي الْغُرْفَةِ رِجاَلٌ.

Odada adamlar vardı.  

بَيْنَهُمْ طاَلِبٌ نَشِيطٌ.

Aralarında çalışkan bir öğrenci var.  

أَ كاَنَ بَيْنَهُمْ طاَلِبٌ نَشِيطٌ.

Aralarında çalışkan bir öğrenci var mıydı?  

لاَ ، لَمْ يَكُنْ بَيْنَهُمْ طاَلِبٌ نَشِيطٌ.

Hayır, aralarında çalışkan bir öğrenci yoktu.  

أَماَمَهُنَّ حَدِيقَةٌ جَمِيلَةٌ.

(Bayanların) Önlerinde güzel bir bahçe var.  

أَ كاَنَتْ أَماَمَهُنَّ حَدِيقَةٌ جَمِيلَةٌ ؟

Önlerinde güzel bir bahçe var mıydı?  

لاَ ، لَمْ تَكُنْ أَماَمَهُنَّ حَدِيقَةٌ جَمِيلَةٌ.

Hayır, önlerinde güzel bir bahçe yoktu.  

فِي ذَلِكَ الْمَكاَنِ صَدِيقاَنِ.

O mekanda iki arkadaş var.  

كاَنَ مَعَكَ فِي ذَلِكَ الْمَكاَنِ صَدِيقاَنِ.

Seninle birlikte o mekanda (orda) iki arkadaş vardı.

كاَنَ مَعَكُمْ  فِي ذَلِكَ الْمَكاَنِ مُدَرِّسُونَ.

Sizinle birlikte orda öğretmenler vardı.  

*İsmi fâil “Kâne” fiilinin haberi olunca geçmiş zamanın sürekli halini oluşturur.

هُوَ كاَنَ ساَجِداً لِلَّهِ.

O Allah’a secde ederdi.

*كاَنَ fiili Allah ile kullanıldığında anlamı zamanla sınırlı değildir. Sadece geçmişi anlatmaz, durumu bildirir ve haberin sonsuz devamlılığını gösterir. كاَنَ يَكُونُebedidir, ezelidir manalarına da gelir.

كاَنَ اللَّهُ عَلِيماً حَكِيماً.

Allah bilir ve hakîmdir.

وَ كاَنَ اللَّهُ غَفُوراً رَحِيماً.

Allah bağışlayıcı ve merhametlidir.

*Olumsuz  كاَنَnin haberi muzâri olduğunda başında esreli bir (لِ) bulunabilir. Buna inkar lâmı (lâmul cuhûd) denir ve yanında gizli bir (أَنْ) olduğu düşünülür:

ماَ كاَنَ الصَّدِيقُ لِيَخُونَ[4] صَدِيقَهُ.

Arkadaş arkadaşına asla ihanet edecek değildir.

 

 

صاَرَ : oldu, dönüştü. Bir halden diğer hale geçmeyi anlatır.(صاَرَ يَصِيرُ)

اَلثَّوْبُ قَصِيرٌ.

Elbise kısadır.

صاَرَ الثَّوْبُ قَصِيراً.

Elbise kısa oldu.

اَلطاَّلِباَنِ مُجْتَهِداَنِ.

İki öğrenci çalışkandır.

صاَرَ الطاَّلِباَنِ مُجْتَهِدَيْنِ.

İki öğrenci çalışkanlaştı.

اَلتِّلْمِيذَتاَنِ مَحْبُوبَتاَنِ.

İki öğrenci sevilendir (sevilmektedir) .

صاَرَتِ التِّلْمِيذَتاَنِ مَحْبُوبَتَيْنِ.

İki öğrenci sevilen oldu.

أَصْبَحَ: sabah (vakti) oldu, sabahladı  ( أَصْبَحَ يُصْبِحُ )

اَلْجَوُّ مُمْطِرٌ.

Hava yağmurludur.  
 

أَصْبَحَ الْجَوُّ مُمْطِراً.

Hava yağmurlu oldu (Hava yağmurlu olarak sabahladı) .
 

اَلْحَدِيقَةُ جَمِيلَةٌ.

Bahçe güzeldir.  
 

أَصْبَحَتِ الْحَدِيقَةُ جَمِيلَةً.

Bahçe güzel oldu.  
 

هُماَ مُهَنْدِساَنِ.

O ikisi mühendistir.  
 

أَصْبَحاَ مُهَنْدِسَيْنِ.

O ikisi mühendis oldular.  
 

هُمْ مَشْغُولُونَ.

Onlar meşguldürler.  
 

أَصْبَحُوا مَشْغُولِينَ.

Meşgul oldular.  
 

هُنَّ مُمَرِّضاَتٌ.

Onlar hemşiredir.  
 

أَصْبَحْنَ مُمَرِّضاَتٍ.

Onlar hemşire oldular.  
       

أَضْحَى : kuşluk (vakti) oldu, kuşlukladı  (أَضْحَى يُضْحِي)

اَلْغَماَمُ كَثِيفٌ.

Bulut yoğundur.  

أَضْحَى الْغَماَمُ كَثِيفاً.

Bulut yoğun oldu (Bulut yoğun olarak kuşlukladı) .  

اَلشاَّرِعُ مُزْدَحِمٌ.

Cadde kalabalıktır.  

أَضْحَى الشاَّرِعُ مُزْدَحِماً.

Cadde kalabalık oldu (Cadde kuşluk vakti kalabalıklaştı) .
       

ظَلَّ : gündüz (vakti) oldu, devam etti   (ظَلَّ يَظَلُّ)

اَلْغُباَرُ ثاَئِرٌ.

Toz kalkmaktadır.

ظَلَّ الْغُباَرُ ثاَئِراً.

Toz kalkar oldu (Gündüz toz kalkar halde devam etti) .

الْأُمُّ صاَبِرَةٌ.

Anne sabırlıdır.

ظَلَّتِ الْأُمُّ صاَبِرَةً.

Anne sabırlı olmaya devam etti.

ظَلَّ الْمُعَلِّمُ فِي خِدْمَةِ التَّعْلِيمِ.

Öğretmen talim (eğitim) hizmetinde devam etti.

ظَلَّتِ الْبَناَتُ يَلْعَبْنَ فِي الْفِناَءِ.

Kızlar avluda oynamaya devam etti.

أَمْسَى : akşam (vakti) oldu, akşamladı  (أَمْسَى يُمْسِي)

اَلْعاَمِلُ مُتْعَبٌ.

İşçi yorgundur.  

أَمْسَى الْعاَمِلُ مُتْعَباً.

İşçi yorgun oldu (İşçi yorgun olarak akşamladı) .

اَلْمُدَرِّساَتُ سَعِيداَتٌ.

Öğretmenler mutludur.

أَمْسَتِ الْمُدَرِّساَتُ سَعِيداَتٍ.

Öğretmenler mutlu olarak akşamladı[5].

باَتَ : geceleyin oldu, geceledi  (باَتَ يَبِيتُ)

اَلْمَرِيضُ مُتَأَلِّمٌ.

Hasta acı çekmektedir.

باَتَ الْمَرِيضُ مُتَأَلِّماً.

Hasta acı çeker oldu (Hasta acı çekerek geceledi) .

  (أَصْبَحَ أَضْحَى ظَلَّ أَمْسَى باَتَ  ) kelimelerinin hepsi yardımcı fiil olarak صاَرَ manasında kullanılabilir. Bunlara صاَرَ benzerleri de denir. صاَرَ (oldu) bir halden bir hale dönüşmeyi ifade ederken zaman mefhumu yoktur. Hepsi de “oldu” şeklinde tercüme edilebilir. Ancak ifade ettikleri zamanın anlamı zihnen muhafaza edilir.

*Yukarıda ikinci olarak verilen anlamlar tam fiil olarak kullanıldığında tercüme edilir. Mâzî muzâri emir olmak üzere bütün siygaları kullanılır.

2 YORUMLAR

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here